DOLAR 44,0754 0.17%
GBP 59,1010 0.28%
EURO 51,2133 0.04%
ALTIN 7.301,061,68
BIST 12.792,81-2,19%
BITCOIN 2997008-3.33897%
ETH 87444-3.29594%
İstanbul

AÇIK

ÖZEL HABER
Ekonominin yeni mimarları kadın liderler
İfade özgürlüğü mü, dezenformasyon mu? TÜSİAD kararı iş dünyasını ikiye mi bölecek?

İfade özgürlüğü mü, dezenformasyon mu? TÜSİAD kararı iş dünyasını ikiye mi bölecek?

İş dünyasının en köklü kuruluşu TÜSİAD’ın eski başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Ömer Arif Aras, "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlamasıyla yargılandıkları davada mahkumiyet aldı. Mahkeme, 1 yıl 3 aylık hapis cezasının ardından "5 yıl denetim" kararı verdi. Mahkemenin hükmü, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının söylem alanları ile dezenformasyon yasasının uygulama pratikleri üzerine farklı yorumları odağa yerleştirdi.

07/03/2026 10:58
İfade özgürlüğü mü, dezenformasyon mu? TÜSİAD kararı iş dünyasını ikiye mi bölecek?

İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada düğüm çözüldü. TÜSİAD eski Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras, yaptıkları açıklamalarla “yargıyı ve iktidarı hedef aldıkları” gerekçesiyle suçlu bulundu.

KARARIN DETAYLARI

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs.” suçlamasıyla yargılanan her iki isme de 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verilirken hükmün açıklanması geri bırakıldı. Sanıklar cezaevine girmeyecek ancak 5 yıl boyunca herhangi bir suça karışmamaları şartıyla denetime tabi tutulacaklar.

SAVUNMALARDA “EKONOMİ VE HUKUK” VURGUSU

Duruşmada söz alan Ömer Arif Aras, konuşmalarının ana temasının “ekonomik kalkınma” olduğunu savunarak, “Satır aralarından suç üretilmeye çalışılıyor, bu durum hukuka güveni zedeler” dedi. Orhan Turan ise her fırsatta “hukukun üstünlüğü” mesajı vermeye çalıştığını belirterek suçlamaları reddetti.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların Türkiye’de “hukuki güvenlik olmadığına” dair söylemlerinin ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı belirtildi. Özellikle TÜSİAD gibi güçlü bir platformun sağladığı etki gücünü kullanarak; kayyum atamaları, gözaltı ve tutuklamalar üzerinden toplumda panik ve güvensizlik oluşturmaya çalıştıkları öne sürüldü.

En az 10 karakter gerekli