Gayrimenkul sektöründe 2025 yılını değerlendiren GYODER (Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, geride kalan yılın belirsizliklerle dolu olmasına rağmen sektörün ayakta kalmayı başardığını ve normalleşme sürecini tamamladığını söyledi. Jeopolitik gelişmeler, küresel krizler ve artan maliyetlerin sektörü zorladığını dile getiren Çekici, 2026 yılına ilişkin beklentilerin ise daha hareketli ve umut verici olduğunu ifade etti.

2025 yılının gayrimenkul sektörü açısından kritik bir eşik olduğunu söyleyen Çekici, “2025 yılı gayrimenkul sektörü açısından bir düzeltme dönemiydi. Normalleşme süreci yaşadık. Dünyada jeopolitik risklerin, savaşların ve çoklu krizlerin aynı anda yaşandığı bir polikriz yılı geçirdik. Bu dış dinamikler elbette bizim sektörümüzü de etkiledi ve zorlayıcı bir süreç yaşandı” dedi.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen sektörün Türkiye ekonomisindeki rolünü koruduğunu vurgulayan Çekici, “Gayrimenkul endüstrisi, geçtiğimiz yıl da Türkiye ekonomisi içindeki payına yakışır bir katkı sundu. Bu nedenle 2025 yılı için ‘kötü geçti’ demek doğru olmaz. Zor bir yıldı ama sektör ekonomiye olan katkısını sürdürdü” ifadelerini kullandı.
Satış rakamlarına dikkat çeken Çekici, piyasadaki hareketliliğin niteliğine işaret ederek şunları söyledi: “Satışlar yüksek. Önümüzdeki dönemde rakamların tarihi zirvelere yaklaşması mümkün. Ancak burada önemli bir detay var; bu satışların çok büyük bir kısmı ikinci el konutlardan oluşuyor. Yani ciddi bir işlem hacmi var ama birinci el projelerde aynı ivmeyi göremiyoruz.”
Yeni konut üretiminin stratejik önemine değinen Çekici, “Biz GYODER olarak, bu tür zirvelerde de vurguladığımız gibi; sağlıklı, sıhhi, yaşanabilir ve afetlere dayanıklı birinci el konut üretiminin desteklenmesini çok önemsiyoruz. 2026 yılında birinci el konut satışlarının hızlanmasını istiyor ve diliyoruz” dedi.
Önümüzdeki yıla ilişkin beklentilerini paylaşan Çekici, “2026 yılının, 2025’e kıyasla gayrimenkul sektörü adına çok daha hareketli geçeceğini öngörüyoruz. Bunun için hem sektörde hem kamuda çeşitli hazırlıklar yapılıyor. Mevzuatın sadeleşmesi, süreçlerin hızlanması ve kentsel dönüşümün farklı finansman modelleriyle desteklenmesi sektöre ciddi bir ivme kazandıracaktır” ifadelerini kullandı.
Erişilebilir konut konusunun önümüzdeki dönemin ana gündemlerinden biri olacağını belirten Çekici, “Bu yılı erişilebilir konut açısından önemli bir yıl olarak ilan etmek istiyoruz. Konut politikalarının yeniden ele alınması, ilk adımların atılması ve bu alanda somut çözümler üretilmesi açısından hareketli bir dönem olacağını düşünüyorum” dedi.
İnşaat maliyetlerindeki artışa da değinen Çekici, “Pandemi sonrası dönemde inşaat girdileri ve iş gücü maliyetleri dünya genelinde en yüksek seviyelere ulaştı. Türkiye de bu süreçten etkilendi. Ancak bizim için en kritik kalem arsa maliyeti. Türkiye’de arsa maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payı yüzde 50-70’lere çıkabiliyor. Dünyada bunun bir örneği yok” şeklinde konuştu.
Arsa konusunda yeni modellerin şart olduğunu vurgulayan Çekici, “Arsa maliyetlerinin aşağı çekilmesi için kamu-özel iş birliğinin güçlenmesi, farklı kiralama ve geliştirme modellerinin devreye alınması gerekiyor. Devletimiz erişilebilir konut ve sosyal konut projeleri konusunda önemli adımlar atıyor. Özellikle gençler, öğrenciler ve dezavantajlı grupları önceleyen politikalar dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hız kazanıyor” dedi.
Sözlerini geleceğe dair net bir öngörüyle tamamlayan Çekici, “Bu beklentiler bir temenni değil, verilere ve hazırlıklara dayanan bir değerlendirme. Rakamları görüyoruz, yapılan çalışmaları biliyoruz. Sektör birlikteliği sağlandığı takdirde 2026 yılında çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşacağımıza inanıyorum değil, düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 Ocak 2026