DOLAR 43,3798 0.02%
GBP 59,4882 0.5%
EURO 51,6075 0.6%
ALTIN 7.101,622,26
BIST 13.177,321,42%
BITCOIN 3786839-0.41007%
ETH 1254620.48778%
İstanbul
14°

PARÇALI AZ BULUTLU

ÖZEL HABER
Uzun vadeli dönüşümün anahtarı: TES
Ev dışı tüketim sektöründen algoritmalı hizmet

Ev dışı tüketim sektöründen algoritmalı hizmet

Eskiden gıda sanayi ev dışı tüketim sektörünü ikinci plana atar tonajlı satışın olduğu firmaları önceliklendirirdi. Gerek adı üstünde ev dışı tüketimin artması gerekse zor olan gıda lojistiğinin güçlenmesi EDT sektörünü yıldızlar ligine yükseltti. Artık üretici firmaların satış ve pazarlama departmanları EDT sektöründe yer alabilmek için daha çok çalışıyor. Bunların en önemli göstergelerinden biri de Güvenilir Tedarikçi Sertifikası. Bu sertifikayı alanlar EDT sektöründe tanınıyor ve ticaret ağına dahil oluyor. Ama zannetmeyin ki bu sertifikayı almak kolay. Profesyonel organizasyonlar tarafından denetlenen firmalar ancak belli puanlamanın üzerine çıkarsa sertifika alabiliyor. Bakın sonra neler oluyor? Sertifikanın fikir babası sektörün otorite STK’sı ETÜDER’i, sektörü ve gıda sektörünün en önemli uluslararası fuarı olacak Foodist İstanbul’u ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz ile sizin için konuştuk.

26/01/2026 16:02
Ev dışı tüketim sektöründen algoritmalı hizmet

ETÜDER’İ KONUŞARAK BAŞLAYALIM. BİZE BİRAZ ORGANİZASYONDAN BAHSEDER MİSİNİZ?

2005 yılında kurulan Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER); ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren otel, hastane, okul, pastane, fast food, restoran, kafe, büfe, ofis, yemekhane, catering firmaları, yemek fabrikaları, sanayi kuruluşları, turizm tesisleri ile kamu kurum ve kuruluşlarına servis veren, mal üretimini, tedarikini ve dağıtımını gerçekleştiren işletmeleri tek bir çatı altında topluyor ve ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çalışma ve hizmet şartlarına standart getirmeyi amaçlıyor.

Ev dışı tüketim tedarikçilerini bu standartlara yönlendirmek için çalışmalarını sürdüren ETÜDER, kurulduğu günden bugüne eğitim programları, fuarlar ve sektörü bir araya getiren etkinliklerle tüm paydaşları için değer üretmeyi hedefliyor. Sektöre bakacak olursak ev dışı tüketim sektörü, toplumumuzun refah düzeyindeki artışa paralel olarak artan tedarik ihtiyacının yanı sıra güven ihtiyacını da karşılayan bir sektör. Bu nedenle ETÜDER üyeleri, yüksek standart ve kalite ihtiyaçlarının karşılanması ve tüketiciye sunulması noktasında önemli bir güven köprüsü oluşturuyor.

MELI╠cH SAHINOZ e1769432481674

GÜVENİLİR TEDARİKÇİ SERTİFİKASI’NI ÇOK DUYUYORUZ. NEDİR BU SERTİFİKA?

Aslında bu bizim ETÜDER olarak covid sonrası aldığımız bir inisiyatif diyebiliriz. Yani insanlar bir daha güvenerek dışarıda nasıl yiyecekler. Bunun için bir algoritma yazdırdık. Önemli oranda emek ve para harcandı. Sistem kurulurken birçok kurum destek verdi ve hala veriyor. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), İstanbul Ticaret Odası (İTO) gibi kurumlar da bu çalışamaya destek verdi. Projeyi başlatırken tüm kurumları dahil ettik ki herkes sahiplensin ve sürdürülebilir olsun projemiz. Fakat projenin yoğunluğundan bunu anons etme ve yaygınlaştırma fırsatı bulamadık. Şimdi yine bu zehirlenmeler ortaya çıkınckonuşma yapma ihtiyacı duyduk.

Bizim hep söylediğimiz bir şey var: Gıda aslında çocuk gibidir günahsızdır. Gıda sanayi çok ilerledi. Yani dünyadaki rakipleriyle yarışan hatta daha iyisini yapan birçok sanayici var. Fakat o ürün üretildikten sonra restorana gelene kadar bir macera geçiriyor. Bu macera sırasında birçok aşamadan geçiyor ve bu zincirde bir kırılma olursa insan sağlığına zarar verebiliyor. Tavuk örneği öyle. Tavuğun hiçbir günahı yok aslında. Tasarladığımız sistem algoritması bize şunu sağlıyor: Siz gelip QR koddan sipariş veriyorsunuz ya da restoranda menüdeki QR’a bakıp bu salatanın tavuğu nereden geldi? Tavuk güvenli miydi? Bunu buraya satan, dağıtımını yapan tedarikçi güvenli mi? Yani üretim kaynağında da dağıtım kaynağında da güvenli mi bu ürün? Bunların cevaplarını öğrenebiliyorsunuz. Bunu perakende sektörü kendi tedarikçisini denetleyerek çözüyor.

Ama restoranın 10 kilo peynir almak için gidip firmayı denetleyecek vakti de, gücü de, bütçesi de yok. Bu durumda sektördeki zincirin bütün talimatlar, yönetmelik ve bu kanunlarda belirtildiği şekilde işlediğinden emin olmamız lazım. Hal böyle olunca biz de o zaman gönüllülük esaslı bir uygulama geliştirelim dedik. Algoritmalarını da 1,5 yılda yazdırdık. Bir notlama sistemi oluşturduk. Belli notları alabiliyorsa, ya da üstündeyse ETÜDER üyesi oluyor. ETÜDER olarak 20. yıla yaklaşıyoruz ama üye sayısının artamamasının sebebi ince eleyip sık dokumamız.

PEKİ BU ÜYE FİRMALARINIZI YANİ SERTİFİKAYI ALAN FİRMAALRI KİM DENETLİYOR?

Bu bağımsız ve profesyonelce yapılması gereken bir iş. Yani onları denetleyen mekanizma ETÜDER olamaz. Onun için dedik ki uluslararası yerli ya da yabancı fark etmez denetim firmalarıyla çalışalım. Dolayısıyla herkesi anlaşmalı olduğumuz profesyonel denetim firmaları denetliyor notu düşükse ETÜDER üyesi olamıyor ya da sertifika alamıyorlar. Kısacası bizim amacımız Türkiye’ye hizmet. Madem burada doğduk, burada büyüdük, burada kazandık. Bu işin nasıl yapıldığını da biliyoruz. Dolayısıyla halka hak ettiği şekilde servis vereceğiz. Herkes dışarıda ne yediğini bilecek. Kurduğumuz sistemin sürdürülebilirlik kriterlerinde de çok etkisi var. Niye? Bir kere restorana gelene kadar ki kayıpları bu uygulamayla önemli ölçüde çözüyorsunuz. Kayıt dışılığı bu uygulama yok ediyor. Çünkü faturayla çalışan bir mekanizma bu.

SERTİFİKA ALAN KAÇ KURUM VAR?

300’e çıktı sertifika alan firma sayısı. Bunların ciddi bir bölümünü son üç ayda sertifikalandırdık.

PEKİ GIDA SEKTÖRÜ PROFESYONELİ OLARAK GLOBAL ÖLÇEKTE İMAJIMIZI NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

Global ölçekte imajımız gıdayla bağımsız. Gıda sanayinde bence çok iyi durumdayız. Sanayiye kimse laf söyleyemez. Çünkü süt sanayi, tavuk sanayi, kuru gıdalar, çikolatalar, şekerlemeler, makarnalar diye bakıldığında muazzam bir sanayimiz var. Sebze meyvede sorunumuz var bunlar da algısal yanlışlardan kaynaklanıyor. Ülkeye pestisitli ürün giriyor algısı var. Ama bu da değişiyor. Büyük marketlerin bir kısmı “Bedeli ne olursa olsun biz kalıntısız satacağız” diyor. Şimdi bu kararlar devreye girmeye başlıyor. Bundan böyle onu uygulayamayan çiftçi oyun dışı kalacak.

BİRAZ DA TÜRKİYE GIDA PLATFORMUNU VE FOODİST’İ KONUŞALIM…

ETÜDER, TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ve bünyesinde bulunan tüm İhracatçı Birlikleri ve TGDF, Türkiye Gıda Platformu adı altında güçlerimizi birleştirdik. Bu platform Türk gıda sektörünün dünyada tanıtımı, mevcut ihracat pazarlarımızı genişletmek ve yeni ticaret kanalları açmak için kuruldu. Bu amaç doğrultusunda da Foodist İstanbul’u düzenliyoruz. Türkiye, tarımdan gastronomiye uzanan zenginlikleriyle dünya gıda sektöründe eşsiz bir potansiyele sahip. Bu potansiyelin küresel ölçekte görünür hale gelmesi için Foodist İstanbul çok önemli bir rol üstleniyor.

Fuar, yalnızca üreticilerimiz için ticari fırsatlar yaratmakla kalmayacak, aynı zamanda İstanbul’u uluslararası ticaretin ve gıda trendlerinin buluşma noktası haline getirecek. ETÜDER olarak biz, Foodist İstanbul’un ülkemizin tanıtımına, turizmine ve ekonomisine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyor, bu sürecin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Fuar 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak. Dünyada ilk 3’e girme hedefiyle TÜYAP ve ALZ iş birliğinde gerçekleştireceğiz. Ülkemizdeki gıda fuarlarında olmayan ya da yetersiz olan balık, kırmızı et gibi bölümler de olacak. Yurt dışındaki markalaşmış gıda fuarlarının benzerine hatta daha iyisine imza atacağız. Foodist İstanbul, 100’ün üzerinde ülkeden gelecek 1.000’den fazla sektör profesyonelini yurt dışı alım heyeti programında buluşturacak. Bu sayede ürünler, dünya çapında geniş kitlelere ulaşacak. Gıda profesyonelleri, büyük toptancılar, zincir market satın almacıların ve karar vericilerin bir araya geleceği Foodist İstanbul, Türkiye’nin küresel gıda ticaretinde arz ve talebin buluştuğu stratejik merkez konumunu güçlendirecek.

Türkiye’nin gıda sektöründeki küresel iddiasını güçlendirmeyi hedefleyen Foodist İstanbul, 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. TÜYAP ve ALZ iş birliğiyle hayata geçirilecek fuar, dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle yola çıkarken; üreticiler, ihracatçılar ve uluslararası alıcıları aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor. Sektörün önde gelen isimleri Foodist İstanbul’u değerlendirdi.

ahmettiryakioglu1 e1769432452576

TÜRKİYE’NİN GIDA VİZYONU DÜNYAYA TAŞINACAK

TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve köklü tarımsal birikimiyle dünya gıda sektöründe önemli
bir konumda bulunduğunu belirterek, “Foodist İstanbul, yalnızca bir ticaret fuarı değil; Türkiye’nin gıda ihracatındaki vizyonunu, yenilikçi yaklaşımını ve uluslararası alandaki iddiasını gözler önüne serecek bir buluşma noktası olacak. Bu fuar sayesinde, üreticilerimiz ve ihracatçılarımız dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla doğrudan temas kuracak, yeni iş birlikleri doğacak ve ülkemizin gıda sektörü uluslararası pazarlarda çok daha güçlü bir şekilde temsil edilecek.
Bizler Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu olarak, tüm paydaşlarımızla birlikte bu vizyonu gerçekleştirmek için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi. Amaçlarının, Foodist İstanbul’u dünyanın en büyük ve en saygın gıda fuarlarından biri haline getirerek Türkiye’yi gıda ticaretinin gerçek merkezi haline dönüştürmek olduğunu söyleyen Tiryakioğlu, bu hedefe çok kısa sürede ulaşacaklarının olan inançlarının tam olduğunu söyledi.

Kazim Tayci

ULUSLARARASI ALICILAR İÇİN BENZERSİZ BİR PLATFORM

İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Kazım Taycı ise Türk gıda sektörünün kalite ve çeşitlilik açısından dünyanın önde gelen tedarikçileri arasında yer aldığını vurguladı. “Foodist İstanbul, bu gücümüzü uluslararası alıcılara en doğru şekilde tanıtacak ve yeni ticaret fırsatları için benzersiz bir zemin oluşturacak. İstanbul’un stratejik konumu ve sektörümüzün üretim kapasitesiyle birleşen bu fuarın, kısa sürede dünyanın en çok konuşulan gıda fuarlarından biri olacağına inanıyorum” diyen Taycı, hedeflerinin Foodist İstanbul’u küresel ölçekte markalaştırmak ve Türkiye’nin gıda ihracatına güçlü katkılar sağlamak odluğunu belirtti.

Celal Kadooglu

TÜRKİYE BÜYÜK POTANSİYELE SAHİP

Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu da Türk gıda sektörünün sahip olduğu dinamizm ve üretim gücüyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Foodist İstanbul’un bu potansiyeli dünyaya tanıtmak için önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Kadooğlu, sektör paydaşları arasındaki birlikteliğin fuarı dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri haline getireceğine inandığını dile getirdi.

veysel memis╠g e1769432418948

SADECE TİCARET DEĞİL, PRESTİJ KAZANCI

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Veysel Memiş ise küresel rekabetin arttığı gıda sektöründe Türkiye’nin üretim gücüyle öne çıktığını söyledi. Foodist İstanbul’un bu gücü uluslararası alanda daha görünür kılacağını belirten Memiş, fuarın hem ticari bağlantılar hem de Türkiye’nin tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.

CIHAT

DÜNYAYA ÖRNEK BİR GÜÇ BİRLİĞİ

TOBB Türkiye Fuarcılık Sektör Meclisi Başkanı ve ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz de Foodist İstanbul’un, Türkiye’nin gıda ve fuarcılık alanında ortaya koyduğu ortak vizyonun güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. TÜYAP ve ALZ iş birliğiyle hayata geçirilen bu organizasyonun, Türkiye’ye uluslararası ölçekte yeni bir marka kazandıracağını belirten Alagöz, fuarın kısa sürede dünya gıda ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti.

En az 10 karakter gerekli