Enerji piyasaları, küresel arz güvenliğini tehdit eden en karmaşık dönemlerinden birini yaşıyor. Avrupa elektrik sektörünün çatı kuruluşu Eurelectric tarafından hazırlanan güncel rapor, Ukrayna’daki tam ölçekli savaşın enerji altyapıları üzerindeki yıkıcı etkisini ve Avrupa genelinde artan hibrit saldırı risklerini gözler önüne seriyor. Rapora göre, 2025 yılında düzenlenen saldırı sayısının savaşın ilk üç yılındaki toplam rakamı geride bırakması, enerjinin bir “savaş enstrümanı” olarak kullanımının ulaştığı kritik boyutu gösteriyor.
Rusya’nın geleneksel savaş stratejilerini teknolojik imkanlarla birleştirdiği “General Kış” yöntemi, dondurucu soğukları bir silah olarak kullanarak trafolar ve termik santraller gibi kritik düğüm noktalarını hedef alıyor. Sadece Kasım 2025’te 450 dron ve 45 füze ile gerçekleştirilen devasa saldırı, modern şebekelerin ne kadar savunmasız kalabileceğini kanıtladı. Bugün itibarıyla Ukrayna’nın toplam üretim kapasitesinin yarısı imha edilmiş durumda; özellikle termik santrallerde kayıp oranı yüzde 67’nin üzerine çıkmış bulunuyor.
Tehdit sadece sıcak çatışma bölgesiyle sınırlı kalmıyor. Avrupa Birliği genelinde deniz altı kablolarının kesilmesi ve enerji şirketlerine yönelik koordineli siber saldırılar, “gri bölge” savaşlarının bir parçası haline geldi. Estlink-2 hattının koparılması sonucu oluşan 60 milyon avroluk onarım maliyeti ve Danimarka’daki 22 enerji şirketini aynı anda hedef alan siber operasyonlar, sektörün güvenlik harcamalarını artırıyor. Eurelectric anketine katılan şirketler hazırlık seviyelerini 10 üzerinden 6,7 olarak puanlarken, Baltık ülkelerinin Batı Avrupa’ya kıyasla fiziksel koruma konusunda çok daha bilinçli olduğu görülüyor.
Eurelectric raporu, bu yeni tehdit ortamına karşı Avrupa için köklü bir stratejik dönüşüm öneriyor. Kritik istasyonların beton bloklar ve dron ağlarıyla korunması ilk aşama olarak görülürken, asıl çözümün “dağıtık yapı” olduğu vurgulanıyor. Ukrayna tecrübesi, yerinden yönetilen küçük rüzgar ve güneş santrallerinin devasa termik santrallere göre saldırılara karşı çok daha dayanıklı olduğunu kanıtladı. Bu durum, enerji geçişini sadece çevresel bir hedef olmaktan çıkarıp, ulusal güvenlik stratejisinin bir parçası haline getiriyor.
Sektörün son önerisi ise finansal kaynakların yeniden dağıtımı üzerine kurgulanıyor. NATO müttefiki ülkelerin savunma için tahsis ettiği fonlardan enerji altyapısının korunması ve acil durum ekipman stoklanması için pay ayrılması çağrısı yapılıyor. Avrupa devletlerinin siber ve fiziksel güvenlik yasalarını hızla hayata geçirmesi, önümüzdeki on yılın en önemli önceliği olarak değerlendiriliyor.
GÜNDEM KORİDORU
6 gün önceKARİYER
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 gün önceEKONOMİ
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
19 gün önceGÜNDEM KORİDORU
25 gün önce