Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin sektörler üzerindeki etkisinden sürdürülebilirliğe, değişen tüketici eğilimlerinden teknolojik dönüşüme kadar pek çok kritik başlık Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’nin ev sahipliğinde ve Armor Broker sponsorluğunda Crowne Plaza İstanbul Florya’da düzenlenen Ekonomiye Yön Verenler Zirvesi’nde ele alındı. 2026 yılına dair gelecek öngörülerinin paylaşıldığı etkinlik, iş dünyası için yeni bir yol haritası niteliği taşıdı.

Zirvenin açılışında konuşan deneyimli gazeteci ve moderatör Celal Toprak, ekonomi ile sigorta arasındaki ayrılmaz bağın altını çizerek, “Ekonominin sigortasını yapanlar, ekonominin nereye gittiğini en iyi bilenlerdir” dedi. Sigorta sektörünün Türkiye’deki büyüme potansiyeline dikkat çeken Toprak, 2026 rotasının bu sektörün sunacağı güvencelerle şekilleneceğini belirtti.
Zirvenin ana konuşmacılarından Armor Broker Genel Müdürü Serdar Polat, 2025 yılının enflasyonist etkilerinin ardından 2026’da sektörün tamamen kabuk değiştireceğini müjdeledi. Polat, sigorta şirketlerinin artık faiz gelirlerine dayalı “mali kâr” modelinden vazgeçerek, asıl işleri olan “teknik kârlılığa” odaklanmaları gerektiğini vurguladı. Polat’a göre, faizlerin düşmesiyle birlikte matematiği ve aktüeryal hesaplamaları doğru oturtan şirketler ayakta kalacak.
Serdar Polat, konuşmasında Türkiye’nin kanayan yarası olan sigorta bilincine de değindi. 6 Şubat depreminin 105 milyar dolarlık devasa maliyetine rağmen, zararın sadece %5’inin sigorta sektörü tarafından karşılandığını hatırlatan Polat, “Eğer sigortalılık oranımız gelişmiş ülkelerdeki gibi %30-40 seviyelerinde olsaydı, bu yük küresel reasürans sistemine dağıtılacaktı,” uyarısında bulundu. Gelecek projeksiyonunda ise Sağlık Sigortaları’nın üretimde ikinci sıraya yükseldiğini, ancak asıl yükselişin Siber Sigortalar alanında yaşanacağını ifade etti.

Sanayi kanadında söz alan Fatinoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Fatinoğlu, enflasyonun kaynağına dair ezber bozan bir analiz sundu. Enflasyonun yerel siyasetten ziyade küresel ham madde operasyonlarından kaynaklandığını belirten Fatinoğlu, demir, plastik ve cam fiyatlarındaki 2,5 ila 4 katlık artışın sanayicinin işletme sermayesini erittiğini vurguladı.
Fatinoğlu’nun dikkat çektiği en önemli nokta, Çin’in küresel piyasalardaki dominant rolü oldu. Çin’in fiyatları önce zirveye çıkarıp dünyayı borçlandırdığını, ardından fiyatları düşürerek sanayiciyi finansal kıskaca aldığını belirten Fatinoğlu, bu durumun Türkiye’de konkordato ve iflas süreçlerini tetiklediğini söyledi. İhracatçının döviz baskısı ve yükselen işçilik maliyetleri arasında sıkıştığını ifade eden Fatinoğlu, 2026 yılında bir “seçim ekonomisi” gevşemesiyle piyasaların nefes alabileceğini öngördü.
Perakende ve teknoloji sektörünün geleceğini değerlendiren GoldMaster Kurucu Başkanı Cenk Bora, radikal bir karar alarak geleneksel üretim modellerini terk ettiklerini açıkladı. Bora, “Eski üretim modelleri demode oldu; 2026 ve 2027 rotamız tamamen yapay zeka” dedi.
Bora, agresif pazar büyümesi yerine “finansal güçlenme” stratejisini benimsediklerini belirtti. Şirketin faiz yükünden kurtulup öz varlıklarıyla büyümesini hedeflediklerini söyleyen Bora, operasyonel verimlilik için şu adımları paylaştı:
Fazla şubelerin kapatılarak merkezi yönetim sistemine geçilmesi.
Tasarrufun bir maliyet kalemi değil, doğrudan bir kârlılık modeli olarak kurgulanması.
Zirvenin en umut verici tablolarından biri de yazılım ve savunma sanayiinden geldi. TÜYAFED Yazılımcılar Federasyonu Başkanı Mustafa Çalış, Türkiye’nin savunma sanayiindeki dışa bağımlılığını yüzde 85 yerlilik oranıyla kırdığını müjdeledi. İHA ve SİHA teknolojilerinde dünya liderliğine oturulduğunu belirten Çalış, 2026’nın “Yapay Zeka” yılı olacağını ifade etti.
Mustafa Çalış, 2025 yılındaki 5,5 milyar dolarlık yazılım ihracatının potansiyelin altında olduğunu belirterek, ilk hedefin 10 milyar dolara, uzun vadeli hedefin ise 50 milyar dolara çıkarılması için devlet ve STK’lar nezdinde bir seferberlik başlatıldığını duyurdu. Çalış, “Türkiye; telekomünikasyon, sağlık ve savunma alanlarında dünya şampiyonluğuna koşuyor” dedi.
Zirvenin sonunda, tüm sektör temsilcilerinin katılımıyla 2026 yılına dair bir Vizyon Belgesi’nin temelleri atıldı. Sektörler arası sinerjinin gücüyle; Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu güçlendirecek stratejik adımlar belirlendi. Zirve, iş dünyasına şu mesajı verdi: “Veriyi doğru yöneten, dijital dönüşüme (AI) uyum sağlayan ve finansal disiplinden ödün vermeyenler 2026’nın kazananı olacak.”
GÜNDEM KORİDORU
7 gün önceKARİYER
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceEKONOMİ
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 gün önce