DOLAR 44,3598 0.05%
GBP 59,5040 0.05%
EURO 51,4953 -0.04%
ALTIN 6.500,171,95
BIST 13.057,130,98%
BITCOIN 31647250.6378%
ETH 963880.51796%
İstanbul
12°

AZ BULUTLU

ÖZEL HABER
İletişimde kritik 3 hamle: Tutarlılık, samimiyet ve güven
Çocukluk çağı kanserlerinde umut KAÇUV’dan geliyor

Çocukluk çağı kanserlerinde umut KAÇUV’dan geliyor

Çeyrek asrı geride bırakan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın kuruluş hikâyesi, ekonomik imkânsızlık nedeniyle kaybedilen bir çocuğun ardından atılan vicdani bir adımla başladı. Bugün yüzde 80-90’lara ulaşan tedavi başarı oranlarına rağmen sosyal desteğin hâlâ hayati olduğuna dikkat çeken Başkan Prof. Dr. İnci Yıldız, “Tedavi sadece ilaç değildir; barınma, eğitim ve psikososyal destek iyileşmenin ayrılmaz parçasıdır” diyerek Vakfın 25 yıllık mücadelesini anlattı.

25/03/2026 14:15
Çocukluk çağı kanserlerinde umut KAÇUV’dan geliyor

Kübra Soylu

Türkiye’de çocukluk çağı kanserleriyle mücadelede çeyrek asrı geride bırakan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), bugün yalnızca bir yardım kuruluşu değil; barınmadan eğitime, psikososyal destekten farkındalık çalışmalarına kadar uzanan bütüncül bir dayanışma modelinin temsilcisi konumunda. Vakfın kuruluş hikâyesi ise istatistiklerden değil, bir hekimin hafı zasına kazınan derin bir çaresizlik anından doğuyor. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız ile gerçekleştirdiğimiz röportajda hem vakfın kuruluş sürecini ve çocukluk çağı kanserlerinde gelinen bilimsel noktayı hem de sosyal destek mekanizmalarının neden hayati olduğunu konuştuk.

KACUV YK Baskani Prof Dr Inci Yildiz 1.JPG

BİR ÇOCUĞUN ARDINDAN GELEN DÖNÜM NOKTASI

KAÇUV’un temelleri, Prof. Dr. İnci Yıldız’ın meslek hayatının ilk yıllarında yaşadığı bir olayla atılıyor. O dönemde çocukluk çağı lösemilerinde tedavi başarı oranı yüksek olmasına rağmen, ekonomik yetersizlikler nedeniyle ilaç temin edilemeyen hastalar bulunuyordu. Prof. Dr. Yıldız o günü şu sözlerle anlatıyor: “Mesleğe başladığım yıllarda lösemili çocukların önemli bir kısmını tıbben iyileştirme şansımız vardı. Ancak bazı aileler ilacı karşılayamadığı için tedaviye devam edemiyordu. Bir gün bir çiftçi baba, lösemili kızını yatırmamız gerektiğini söylediğimizde ‘Ben burada kalamam, ilacını alamam’ dedi. Çocuğunu alıp gitti ve bir daha da haber alamadım. O an şunu düşündüm: Tıbben iyileştirebileceğimiz bir çocuğu yalnızca maddi imkânsızlık yüzünden kaybediyorsak burada büyük bir eksiklik var. Bu olay benim için bir travmaydı ve hayatımın yönünü değiştirdi.”

KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK SONUÇLAR DOĞURDU

Vakıf kurma fikri ortaya çıktığında ortada maddi bir kaynak bulunmadığını vurgulayan Yıldız, sürecin çok zor olduğunu belirterek, “O dönem bir vakıf kurmanın maliyeti yaklaşık 80 bin liraydı. Bizim ise beş kuruşumuz yoktu. Gerçekten hiçbir bütçemiz yoktu. Ama içimde çok güçlü bir sorumluluk duygusu vardı. Bir gazeteci arkadaşımız ‘Size bir fon kuralım’ dedi. Böylece Lösemili Çocuklar Fonu’nu oluşturduk. Gazeteciler bu konuyu yazdı, çevrelerine anlattılar, insanlar küçük küçük bağışlar yaptı. O küçük adımlar bir araya gelerek büyük bir yapının temelini attı” dedi.

YARIM ASIRDA ÇARPICI DEĞİŞİM

Çocukluk çağı kanserlerinde bilimsel gelişmelerin geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yıldız, son 50 yıldaki değişimin çarpıcı boyutuna dikkat çekerek, “Mesleğe başladığım dönemde çocukluk çağı kanserlerinde genel iyileşme oranı yüzde 15 civarındaydı. Bugün ise birçok kanser türünde yüzde 80-90’lara ulaşmış durumdayız. Lösemi, lenfoma ve bazı solid tümörlerde başarı oranları oldukça yüksek. Elbette hâlâ zor ve agresif tümörlerle karşılaşıyoruz ancak genel tablo geçmişle kıyaslandığında son derece umut verici” ifadelerini kullandı.

SADECE BARINMA DEĞİL, DAYANIŞMA ALANI

KAÇUV’un en bilinen projelerinden biri olan Aile Evleri, şehir dışından gelen ve uzun süreli tedavi gören çocuklar ile ailelerine ücretsiz konaklama imkânı sunuyor. Ancak bu yapı yalnızca bir barınma alanı değil. “Aile Evleri bizim için sadece bir çatı değil. Orada anneler birbirine destek oluyor, çocuklar birlikte vakit geçiriyor” diyen Yıldız, “Psikososyal destek programlarımız, atölye çalışmalarımız var. ‘Sanatla Hayata Renk Kat’ ve ‘Oyun Benim İlacım’ gibi projelerle çocukların moralini yüksek tutmaya çalışıyoruz. Moral gerçekten tedavinin önemli bir parçası” diyerek kurmuş oldukları Aile Evlerinin çok yönlü oluşunu dile getirdi.

15 ŞUBAT’TA ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNE DİKKAT

Her yıl 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü kapsamında #sarıyıfarket diyerek farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları yürüten Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), sayılarla çocukluk çağı kanserlerine dair toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Sarı; umudu, iyileşme inancını ve birlikte güçlenmeyi simgelerken, KAÇUV şubat ayı boyunca şehrin farklı simgesel noktalarını sarı ile renklendirerek çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekiyor. Vakıf, yürüttüğü çalışmalarla çocukluk çağı kanserlerinin belirtilerinin daha fazla kişi tarafından fark edilmesini ve erken tanı bilincinin toplum genelinde yaygınlaşmasını hedefliyor. 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü kapsamında #sarıyıfarket etiketiyle gerçekleştirilen etkinlikler ve bireysel farkındalık adımlarıyla bu çalışmalara katkı sağlanabiliyor. KAÇUV, her çocuğun sağlıklı bir geleceğe umutla bakabilmesi için dayanışmanın gücünü büyütmeyi sürdürüyor.

“300 ÇOCUĞA BURS VERİYORUZ”

Eğitim desteği vakfın öncelikli alanlarından biri. Prof. Dr. Yıldız, burs programına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Şu anda yaklaşık 300 kanserli çocuğa eğitim bursu sağlıyoruz. Üniversiteden anaokuluna kadar farklı yaş gruplarındaki çocuklarımızın eğitim hayatının kesintiye uğramaması için çalışıyoruz. Çünkü tedavi süreci zaten zorlu; bir de eğitimden kopmaları onların geleceğini olumsuz etkileyebilir.” Gönüllü koşucuların ve bağışçıların desteğiyle önemli kaynak oluşturduklarını belirten Yıldız, bu yıl toplanan bağış miktarının 10 milyon liraya yaklaştığını ifade ediyor.
“ARTIK BAYRAĞI GENÇLERE DEVRETME ZAMANI”
Prof. Dr. İnci Yıldız, vakfın sürdürülebilirliği için genç hekimlerin ve yeni kuşak yöneticilerin sorumluluk alması gerektiğini söyleyerek, “Bu vakıf benim çocuğum gibi ama hiçbir yapı tek bir kişinin omuzlarında devam edemez. Gençlerin gelmesi, sorumluluk alması gerekiyor. Ben artık daha çok rehberlik etmek istiyorum” diye konuştu.

En az 10 karakter gerekli