Avrupa Birliği, iklim hedefleri ile sanayi gerçekleri arasındaki makasın açılması üzerine, otomotiv sektörünü nefeslendirecek stratejik bir hamle yaptı. 2035 yılına yönelik “yüzde 100 sıfır emisyon” hedefinin yüzde 90 seviyesine çekilmesi, Brüksel’in teknoloji odaklı dayatmalardan, pazar odaklı gerçekliğe geçiş yaptığının en somut göstergesi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı’ya göre bu durum, otomotiv ekosisteminin sürdürülebilirliğini korumak adına atılmış “teknik bir dengeleme” hamlesi.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verileri, 2025 yılı itibarıyla pazarda yüzde 5,8’lik bir toparlanma olsa da hacmin 2019 seviyelerinin altında kaldığını kanıtlıyor. Bu tablo, otomotiv devlerinin üretim planlamasından Ar-Ge yatırımlarına kadar tüm projeksiyonlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Saim Aşçı, Avrupa’nın emisyon hedeflerindeki bu esnekliğin sanayi için bir “can suyu” olduğunu belirterek; enerji maliyetleri, ham madde erişimi ve küresel rekabetin tek boyutlu teknoloji çözümlerini riskli hale getirdiğini ifade ediyor.

Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 75’ini Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirdiğini hatırlatan Saim Aşçı, bu revizyonun Türkiye için önemini şu sözlerle açıklıyor:
“Tek bir teknolojiye (EV) zorlanan bir dönüşüm, Türkiye’nin güçlü olduğu üretim ve tedarik kabiliyetlerini zayıflatma riski taşıyor. Hibrit ve farklı düşük emisyonlu çözümlere alan açılması, sanayimizin rekabet gücünü korurken dönüşüm sürecini destekleyen daha gerçekçi bir yol haritası sunuyor. Bu esneklik, Türk otomotiv sanayisi için kritik bir koruma kalkanıdır.”
Tüketici davranışlarının ve şarj altyapısının her ülkede aynı hızla gelişmediğine dikkat çeken Aşçı, 2025 sonu itibarıyla AB’de satılan her üç araçtan birinin hibrit olacağını öngörüyor. Tam elektrikli araçların (BEV) pazar payı %16 seviyelerinde seyrederken; menzil kaygısı ve gelir grubu farklılıkları, içten yanmalı motorların (ICE) sahadaki varlığını korumasını sağlıyor.
AB Otomobil Pazarı Mevcut Görünüm:
Hibrit Payı: Pazarın en güçlü büyüme motoru (Her 3 araçtan 1’i).
BEV Satışları: İlk 10 ayda 1,5 milyon adetle yüzde 16 pay.
ICE (İçten Yanmalı): Yeni satışların halen üçte birinden fazlası.
Küresel arenada Çin ve ABD gibi devlerin farklı teknoloji yollarını (e-yakıtlar, hibrit, hidrojen) aynı anda desteklediğini hatırlatan Saim Aşçı, Avrupa’nın sadece elektrikliye odaklanarak kendini hapsettiği kırılgan yapıdan çıkması gerektiğini vurguluyor.
Aşçı, yüzde 10’luk payın hibrit sistemlere ve düşük karbonlu yakıtlara bırakılmasının, yatırımcıya öngörülebilirlik sunduğunu belirterek; “AB, sadece yüzde rakamlarına odaklanmak yerine, dönüşümü ekonomik gerçeklerle uyumlu bütüncül bir stratejiyle yönetmelidir” diyerek sözlerini noktalıyor.
GÜNDEM KORİDORU
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
8 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceEKONOMİ
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 Ocak 2026