Türk halkının vazgeçilmez yatırım aracı altın, son 5 yılda yatırımcısına tam 14 kat kazandırarak tarihinin en büyük gövde gösterisini yaptı. 2020 yılında 455 lira olan gram altının 2026 başında 7 bin lira sınırına dayanması, bankalardaki mevduat alışkanlıklarını da kökten değiştirdi. BDDK verilerine göre, bankalardaki toplam mevduatın yüzde 15’i artık altın hesaplarından oluşuyor. Ancak bu servetin illere göre dağılımı, Türkiye’nin ekonomi haritasındaki ilginç bir ayrışmayı da gözler önüne seriyor. Batı illeri dijital altını seçerken, Doğu’da “fiziki altın” geleneği banka verilerini gölgede bırakıyor.

Sadece banka mevduatları baz alındığında yapılan hesaplamalara göre, Türkiye’nin “altın şampiyonu” kişi başına 11,3 gram ile İstanbul oldu. İstanbul’u 9,1 gramla Ankara, 7,9 gramla Muğla ve sanayi şehri Karabük (7,6 gram) takip etti. Isparta ve İzmir de 7 gram barajını aşan iller arasında yer alarak “altın zengini” listesinde üst sıralara yerleşti. Bu illerdeki yatırımcıların, fiziksel saklama riskini almayıp bankaların hızlı işlem avantajını daha yoğun kullandığı görülüyor.

Listenin son sıralarında yer alan Şırnak (0,7 gram), Şanlıurfa (0,8 gram) ve Hakkâri (0,9 gram) gibi illerdeki düşük rakamlar ise yanıltıcı olabilir. Uzmanlara göre bu tablonun sebebi altının yokluğu değil, kültürel alışkanlıklar. Doğu ve Güneydoğu illerinde birikimler genellikle banka hesabı yerine “yastık altı” diye tabir edilen fiziki altın olarak saklanıyor. Bu durum, resmi banka verilerinin Doğu’daki gerçek altın varlığını tam olarak yansıtmamasına neden oluyor.

Türkiye’nin sadece bankalarda değil, toplamdaki altın stoku dudak uçuklatıyor. Başekonomistlerin verilerine göre, Ocak 2026 itibarıyla Türkiye’deki toplam altın varlığının 4 bin 281 ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu devasa stokun güncel piyasa değeri ise yaklaşık 700 milyar dolara işaret ediyor. Hızlı işlem kabiliyeti ve alım-satım kolaylığı nedeniyle banka hesaplarına olan ilginin 2026 yılında da artarak devam etmesi bekleniyor.

Ocak 2020’de bankalarda 300 ton olan altın miktarının 2025 sonunda 600 tonu geçmesi, dijital altına olan güvenin ikiye katlandığını gösteriyor. Analistler, binde 2’lik vergiye ve makas aralığına rağmen, fiyatlardaki yükseliş trendinin bu maliyetleri fazlasıyla telafi ettiğini vurguluyor. 2026 yılının geri kalanında altın fiyatlarının seyri, hangi illerin “zenginlik listesinde” üst sıralara tırmanacağını da belirleyecek.
#AltınFiyatları #EkonomiAnaliz #Zenginİller #YatırımHaberleri
GÜNDEM KORİDORU
22 saat önceGÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceKARİYER
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önce