Yılın ilk çeyreğinde küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının sıkı para politikaları, risk iştahını baskılarken dünya genelinde piyasa değerlerinde ciddi kayıplar yaşandı. Bu süreçte yaklaşık 14 trilyon dolarlık değer silinirken, yurt içi piyasalar ise pozitif bir görünüm sergileyerek dikkat çekti.
Borsa İstanbul’da BIST 30 endeksi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,77 oranında yükselerek 14.518 puan seviyesine çıktı. Bu performansıyla küresel ölçekte en çok kazandıran endeksler arasında ilk 10’da yer aldı. Endeks, dolar bazında da yüzde 14,7 artış kaydederek yatırımcısına güçlü getiri sundu.
BIST 100 endeksi de yılın ilk çeyreğinde yüzde 13,6 yükselişle 12.790 puana ulaştı. Ocak ayında kaydedilen yüzde 22,9’luk artış, endeksin son yıllardaki en güçlü aylık performanslarından biri olarak öne çıktı.
Şubat ayında ise yabancı yatırımcı girişlerinin sürmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezervlerini artırmaya devam etmesiyle endeks 14.532 puana çıkarak tarihi zirvesini gördü. Dezenflasyon sürecine yönelik güçlü mesajlar da piyasalardaki alım iştahını destekledi.

Mart ayında Orta Doğu’da artan gerilim, küresel piyasalarda sert satışlara neden oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın misillemeleriyle daha da tırmandı. Bu gelişmeler, özellikle enerji piyasalarında dalgalanmaları artırdı.
Hürmüz Boğazı’na yönelik risklerin artması petrol fiyatlarını yukarı çekerken, küresel enflasyon beklentilerinde de yükselişe yol açtı. Bu durum, başta ABD Merkez Bankası olmak üzere merkez bankalarının daha sıkı politikalar izleyebileceği endişesini güçlendirdi.
Küresel risklerin artmasıyla dolar diğer para birimleri karşısında değer kazanırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,48 seviyesine çıkarak son dönemin en yüksek seviyelerine ulaştı. Tahvil piyasalarında artan satış baskısı da riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturdu.

Yurt içinde ise ekonomi yönetiminin hızlı ve esnek adımları, piyasalardaki dalgalanmaların sınırlanmasına katkı sağladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk lirası likiditesini desteklemek amacıyla döviz karşılığı TL swap işlemlerini devreye aldı.
Bu adım sayesinde piyasadaki likiditenin artırılması, bankacılık sisteminin rahatlatılması ve kredi koşullarının daha dengeli hale getirilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda döviz rezervlerinin güçlendirilmesi de amaçlanıyor.

Merkez Bankası verilerine göre, yurt dışında yerleşik yatırımcılar mart ayının son haftasında hisse senedi tarafında alım yaparken, devlet iç borçlanma senetleri ve özel sektör tahvillerinde satış yönünde hareket etti. Bu tablo, yatırımcıların temkinli duruşunu koruduğuna işaret ediyor. Küresel belirsizliklerin sürdüğü ortamda, yurt içi piyasaların gösterdiği dirençli performans önümüzdeki dönemde de yakından izlenecek.
GÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
06 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
06 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
06 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
06 Nisan 2026KARİYER
06 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
06 Nisan 2026