Antalya’nın bereketli seralarında binbir emekle yetiştirilen güller, Anneler Günü öncesi piyasaya çıkmaya hazırlanırken üreticinin keyfi kaçık. Dalı 10 ile 20 TL arasında seradan çıkan güllerin, şehir merkezindeki çiçekçilerde 150-200 TL’den alıcı bulması “para kimin cebine gidiyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Asıl emeği veren üretici artan gübre ve kira maliyetleri altında ezilirken, aslan payını aracıların ve son satıcıların alması sektörde büyük bir huzursuzluk yarattı.

Yıllardır sektörün içinde olan üreticiler, sadece fiyat farkıyla değil, kontrolsüz ithal ürün girişiyle de mücadele ediyor. Özel günlerde talebin tavan yapmasına rağmen kazancın üreticiye uğramadığını belirten sektör temsilcileri, ithal güllerin piyasayı domine etmesi yüzünden yerli gülün değerinin altında satıldığını vurguluyor. Maliyetlerin her geçen gün katlanması, üretimi durma noktasına getirirken üretici bir çıkış yolu arıyor.

Yaklaşık 20 yıldır gül üreticiliği yapan Mehmet Bolat, yaşanan adaletsizliği şu sözlerle özetledi: “Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi dönemlerde fiyatlar çiçekçide uçuyor ama bize yansıyan bir şey yok. Bir dal gülü bizden 10-20 liraya alıyorlar, gidip tezgahta 200 liraya satıyorlar. Biz burada gübresiyle, kirasıyla, emeğiyle uğraşırken asıl kazancı aracı ve son satıcı kazanıyor. Yerli üretici olarak çoğu zaman zararına satış yapmak zorunda kalıyoruz.”
Sektörde sürdürülebilirliğin kalmadığını ifade eden üreticiler, girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmasını istiyor. Gübre fiyatlarından arazi kiralarına kadar her kalemin fahiş oranda artmasına rağmen, üretim fiyatlarının yerinde sayması veya ithal baskısıyla düşmesi, Antalya’nın meşhur gül seralarının birer birer kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor.
#GülÜretimi #TarımHaberleri #FiyatFarkı #Antalya #AnnelerGünü
EKONOMİ
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceEKONOMİ
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
06 Mayıs 2026