Ekonomi yönetiminin attığı adımları yakından takip eden uluslararası piyasalar, Türkiye için 2026 projeksiyonlarını netleştirmeye başladı. Deutsche Bank’ın baz senaryosu, enflasyonla mücadelede kararlılığın süreceği ve yılın ikinci yarısından itibaren para politikasında bir gevşeme alanının oluşacağı üzerine kurulu. İşte dev bankanın Türkiye raporundan öne çıkan başlıklar:

Christian Wietoska, Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizi ve rezerv kullanımı konusundaki hamlelerini “kontrollü ve proaktif” olarak nitelendirdi. Bankanın tahminlerine göre, mevcut sıkı duruşun meyveleri yılın ikinci yarısında toplanmaya başlanacak ve faizlerin yüzde 34 seviyelerine inmesi gündeme gelecek. Ancak Wietoska, bir şerh düşmeyi de ihmal etmedi: Petrol fiyatlarındaki yüksek seyir devam ederse, bir faiz artış ihtimali tamamen masadan kalkmış değil. Petrol fiyatlarında yaşanacak olası bir yüzde 10’luk düşüş ise ilave artış ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Deutsche Bank’ın 2026 yılı sonu için çizdiği makroekonomik çerçeve oldukça net. Banka, enflasyonun yüzde 30 barajının altına inerek yüzde 28 seviyelerinde dengelenmesini bekliyor. Bu süreçte Türkiye ekonomisinin yüzde 3 ile 3,5 aralığında bir büyüme performansı sergileyeceği öngörülüyor. Yerli yatırımcının dolarizasyondan kaçınması ve TL mevduatta kalmaya devam etmesi, bu hedeflere ulaşılmasında en güçlü yapı taşlarından biri olarak görülüyor.

Türkiye’nin rezerv yapısının gelişmekte olan ülkeler (EM) arasında iyi bir noktada olduğunu hatırlatan Wietoska, son birkaç yıldır kullanılan rezervlerin tam da bu tür küresel şok anları için var olduğunu belirtti. “Tamponlar bu günler içindir” diyen Wietoska, rezervlerin zamanla eski seviyelerine döneceğine olan güvenini paylaştı. Yabancı yatırımcı tarafında ise Türkiye’ye olan ilginin canlılığını koruduğu, ancak gıda fiyatları ve iç talebin seyrinin bu ilgiyi şekillendirecek ana unsurlar olduğu vurgulandı.
Analizde sadece Türkiye değil, küresel faiz ortamına da dikkat çekildi. Avrupa tarafında da faiz artışlarının görülebileceği bir dönemde, Türkiye’nin barış anlaşmaları ve jeopolitik normalleşme sonrası “carry trade” (düşük faizli paradan yüksek faizli paraya geçiş) tarafında yeniden bir giriş ivmesi yakalaması bekleniyor. Kur kontrolü ve enflasyon baskısının kırılmasıyla birlikte, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar içerisindeki direncinin artması öngörülüyor.
#ekonomi #enflasyon #faizbeklentisi #deutschebank
EKONOMİ
Az önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
13 gün önceEKONOMİ
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
01 Mayıs 2026