Dünya genelinde tırmanan konut fiyatları ve yüksek faiz oranları, Avrupa’da bir dönemin sonunu getirdi. Avrupa genelinde yapılan kapsamlı bir araştırma, genç neslin artık ev sahibi olma hayalinden tamamen vazgeçtiğini ortaya koydu. Özellikle Almanya ve Fransa gibi devlerde “kendi evinde yaşama” lüksü sadece çok zenginlerin ulaşabildiği bir statü haline gelirken, Türkiye bu karamsar tabloda şaşırtıcı bir direnç gösteriyor. Türk halkı için “başını sokacak bir ev” hâlâ hayatın merkezindeki en büyük motivasyon kaynağı olmayı sürdürüyor.

Ekotürk verilerine göre Avrupa Birliği genelinde mülkiyet oranları son 10 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Artan maliyetler ve durağan maaşlar nedeniyle Avrupalılar, kazançlarının yarısından fazlasını kiraya vermeyi kabul etmiş durumda. Eskiden “ev almanın” bir başarı kriteri olduğu ülkelerde, şimdilerde “uzun dönemli güvenli kira kontratı” en büyük hedef haline geldi. Avrupalı gençler için birikim yapmak artık bir yatırım değil, sadece hayatta kalma mücadelesine dönüştü.

Avrupa’daki karamsarlığın aksine, Türkiye’de mülkiyet tutkusu bitmek bilmiyor. Yapılan anketler, Türk insanının ekonomik dalgalanmalara ve yükselen kredi faizlerine rağmen ev almayı “en güvenli liman” olarak gördüğünü kanıtlıyor. Türkiye’deki katılımcıların büyük çoğunluğu, “Zor da olsa bir gün o anahtar benim cebime girecek” diyor. Bu kültürel kodlar, konut piyasasının Türkiye’de her zaman canlı kalmasını sağlayan en büyük itici güç olarak dikkat çekiyor.

Sektör temsilcileri, Türkiye’de konutun sadece bir barınma ihtiyacı değil, aynı zamanda en önemli yatırım aracı olduğunu vurguluyor. Avrupa’da insanlar paralarını borsaya veya fonlara yatırmayı tercih ederken, bizde “toprak ve tuğla” her zaman galip geliyor. Değişen finansman koşulları ve konut arzındaki sıkıntılara rağmen, Türkiye’de konut satış istatistiklerinin Avrupa’ya kıyasla daha dirençli kalmasının arkasında yatan asıl güç, halkın bu bitmek bilmeyen umudu ve ev sahibi olma arzusu.
Yılın geri kalanında konut fiyatlarındaki artış hızının seyri ve erişilebilir kredi imkanları, bu umudun gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek. Avrupa’daki “kiracı toplum” modeline direnen Türkiye için yeni konut kampanyaları ve düşük faizli modellerin hayati önem taşıdığı belirtiliyor. Görünen o ki, Avrupalı hayal kurmayı bıraksa da Türk insanı o tapuyu alana kadar mücadeleyi bırakmayacak.
#KonutKrizi #EmlakHaberleri #EvSahibiOlmak #Ekonomi
GÜNDEM KORİDORU
5 saat önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
9 gün önceKARİYER
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
17 gün önceEKONOMİ
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önce