DOLAR 43,7487 0.03%
GBP 59,4413 0.07%
EURO 51,9103 0.05%
ALTIN 6.857,490,00
BIST 14.227,29-0,78%
BITCOIN 2949644-1.75848%
ETH 87137-0.11742%
İstanbul

KAPALI

ÖZEL HABER
Yapay zeka mühendisliğin sonu mu, yeni başlangıcı mı?
Yapay zeka çalışanların iş yükünü daha da artırabiliyor

Yapay zeka çalışanların iş yükünü daha da artırabiliyor

Harvard Business Review araştırması, yapay zekanın iş yükünü hafifletmek yerine çalışanları daha yorucu bir iş temposuna soktuğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, sadece hız ve çıktı odaklı ölçümlerin çalışanlar üzerinde "sessiz bir baskı" yarattığı ve tükenmişlik riskini artırdığı konusunda uyarıyor.

17/02/2026 16:20
Yapay zeka çalışanların iş yükünü daha da artırabiliyor

Üretken yapay zeka araçlarının rutin ve tekrar eden işleri üstlenerek çalışanların yükünü hafifleteceği yönündeki genel kanı, son dönemde yapılan akademik çalışmalarla sarsılıyor. Harvard Business Review (HBR) tarafından yayımlanan “Yapay zeka iş yükünü azaltmıyor, aksine yoğunlaştırıyor” başlıklı araştırma, teknolojinin işleri seyreltmek yerine daha da yoğunlaştırdığına işaret ediyor.

images 5 3

KONTROLSÜZ GENİŞLEYEN İŞ KAPSAMI

Araştırmaya göre çalışanlar, yapay zeka desteği sayesinde kod yazma veya tasarım gibi normalde kendi uzmanlık alanları dışında kalan görevleri de üstlenmeye başlıyor. Bu durum, bireyde geçici bir “başarı” hissi ve ödüllendirme duygusu yaratsa da uzun vadede iş kapsamının kontrolsüzce genişlemesine neden oluyor. Uzmanlık dışı sorumlulukların devralınması, çalışanlar üzerinde tanımlanmamış ancak hissedilir bir yoğunluk baskısı oluşturuyor.

ÇAŞILMA HAYATINDA ÜÇ TEMEL SORUN

Yapay zekanın iş dünyasına entegrasyonu, çalışan sağlığı ve verimliliği açısından üç ana risk alanını beraberinde getiriyor:

  • Artan Bilişsel Yük: Başkalarının sorumluluklarının devralınması, zihinsel işlem kapasitesini zorluyor.

  • Belirsizleşen Sınırlar: Mola ve yemek saatlerinde dahi yapay zeka araçlarının kullanılması, mesai ve serbest zaman arasındaki farkı ortadan kaldırıyor.

  • Dikkat Dağınıklığı: Yapay zekayı bir “ortak” gibi konumlandırarak aynı anda çok fazla iş parçacığını yönetmeye çalışmak, odaklanma sorunlarını tetikliyor.

“ÇIKTI MİKTARI DEĞİL, KALİTE ÖLÇÜLMELİ”

Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şefik Şuayb Arslan, yapay zeka mühendisliğinden ziyade “yapay zeka yönetişimi” alanına ağırlık verilmesi gerektiğini vurguluyor. Mevcut uygulamaların çoğunlukla hız ve çıktı artışı üzerinden değerlendirildiğini belirten Arslan; bilişsel yük, bağlam değiştirme maliyeti ve insan dikkatinin sürdürülebilirliğinin göz ardı edildiğine dikkat çekiyor.

Arslan, üretkenlik ölçütlerinin yalnızca çıktı miktarına değil; görev karmaşıklığına, kaliteye ve insan üzerindeki zihinsel yüke duyarlı olacak şekilde yeniden tasarlanmasının kritik önemde olduğunu ifade ediyor.

AKADEMİK VE KURUMSAL STRATEJİ İHTİYACI

Yapay zekanın uzun vadeli etkilerini ele alan disiplinlerarası araştırmaların henüz başlangıç seviyesinde olduğu belirtiliyor. Özellikle nörobilim, bilişsel ergonomi ve örgütsel psikoloji perspektiflerinden yapay zeka yoğun çalışma ortamlarının; uzmanlık gelişimi ve tükenmişlik riski üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu tür uzun soluklu çalışmaların, kısa vadedeki verimlilik artışının uzun vadede işin niteliğini ve çalışan bağlılığını nasıl şekillendirdiğini netleştireceği öngörülüyor.

En az 10 karakter gerekli