2026 yılında jeopolitik belirsizlikler sadece bir “risk” değil, iş yapış biçimlerinin ana belirleyicisi haline geliyor. Özellikle ABD’nin küresel sahnedeki yeni yaklaşımı; Çin, Avrupa Birliği ve gelişmekte olan piyasaların pozisyonlarını temelden sarsacak. Rapor, bu dönüşümü üç ana sütun üzerinde topluyor: Yeni normların doğuşu, kaynak kıtlığı ve bölgesel güç kaymaları.
Şirketler artık sadece rakipleriyle değil, hükümetlerin ekonomik güvenlik politikalarıyla da mücadele etmek zorunda.
2026’da “sahip olanlar” ve “olmayanlar” arasındaki uçurum derinleşiyor.
| SEKTÖR | ANA RİSK / FIRSAT | STRATEJİK ODAK |
| Finansal Hizmetler | Siber riskler ve bölgeselleşme | İnovasyon ve dayanıklılık dengesi |
| Sanayi ve Enerji | Kritik minerallere erişim zorluğu | Tedarik zinciri çeşitlendirmesi |
| Teknoloji ve Telekom | Düzenleyici karmaşıklık ve AI güvenliği | Ulusal güvenlik regülasyonlarına uyum |
| Tüketici ve Sağlık | Ticaret tarifeleri ve maliyet baskısı | Esnek fiyatlandırma modelleri |

EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, 2026 vizyonunu şu sözlerle özetliyor: “Devlet müdahalelerinin arttığı bu yeni dönemde, jeopolitik içgörüleri kurumsal yönetişime proaktif biçimde entegre eden şirketler, belirsiz ortamda sürdürülebilirliği sağlayabilir. 2026, jeopolitiği iş kararlarının merkezine koyanların yılı olacak.”
KARİYER
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önce