Türkiye ve Yunanistan arasında 1923 yılında imzalanan nüfus mübadelesi sözleşmesi, tarihin en büyük ve en zorunlu yer değiştirme operasyonlarından biriydi. Dile kolay; Selanik, Girit, Yanya ve Manastır gibi ata yadigarı topraklardan kopup gelen 400 bine yakın Müslüman Türk, deniz ve demir yoluyla Anadolu’nun dört bir yanına dağıldı. Bu büyük göçün en önemli duraklarından biri olan Sakarya ve İzmit bölgesi, tam 27 bin 687 mübadile kucak açtı. Gemilerden inip Adapazarı istasyonuna adım atan o yorgun ama vakur insanlar, bugün modern Sakarya’nın temellerini atan asıl kahramanlardı.

Balkanlar tarih boyunca bir cazibe merkeziydi ancak bu güzelliğin bedeli ağır oldu. Savaşlar, yıkımlar ve bitmek bilmeyen göçler bu coğrafyanın kaderi haline geldi. Akademisyen Dr. Samet Çakmaker’in deyimiyle, toplumlar bu denli büyük yıkımlar yaşadıktan sonra uzun bir sessizliğe bürünürler. Mübadiller de öyle yaptı; çektikleri acıları, geride bıraktıkları evlerini ve mezarlarını onlarca yıl sessizce yüreklerinde taşıdılar. Bu sessizlik ancak 2000’li yıllardan sonra edebiyata ve romanlara dökülmeye başladı. Tarihin sustuğu yerde şimdi hatıralar konuşuyor; mübadil torunları artık dedelerinin bıraktığı o sessiz mirası gururla anlatıyor.

Mübadiller Anadolu’ya sadece hüzün getirmediler; yanlarında modern tarımı, uluslararası ticareti ve çalışkanlıklarını da getirdiler. Dr. Burak Çıtır’ın vurguladığı gibi, bu insanlar Balkanlar’da Avrupa ile ticaret yapmaya alışkın, liman kültürünü bilen nitelikli bir nüfustu. Sakarya’nın Serdivan bölgesine yerleşenler, yanlarında getirdikleri “Ravika inciri”, “Doktor üzümü” ve “Avdira dutu” tohumlarını Anadolu toprağıyla buluşturdular. Bugün bölgedeki ticari hayatın ve çağdaş tarımın kökenlerine baktığımızda, o gün istasyonda trenden inen mübadillerin alın terini ve vizyonunu görüyoruz. Yeni kurulan Cumhuriyet’in dış ticaretine taze kan oldular.
Geldiklerinde her şey güllük gülistanlık değildi. Mübadiller yerleştikleri köylerde harabe halindeki evlerle, bataklıklarla ve o dönemin en büyük belası olan sıtma hastalığıyla mücadele etmek zorunda kaldılar. Ovalık alanlarda hastalıktan kırılan pek çok aile, çareyi Manisa veya Hendek gibi daha yüksek bölgelere kaçmakta buldu. Ancak tüm bu zorluklara rağmen pes etmediler. Devletin inşa ettiği mütevazı hanelere yerleşip camilerini, okullarını ve sağlık ocaklarını kurdular. Bugün Sakarya’nın kent kimliğinde mübadillerin emeği, kültürü ve o unutulmaz Balkan ezgileri hala yaşıyor. Onlar 103 yıl önce bir vatan kaybettiler ama küllerinden yepyeni bir vatan inşa ettiler.
#Mübadele #Sakarya #Tarih #Balkanlar #Göç #Lozan #KültürSanat #Mübadiller #Adapazarı
KARİYER
16 saat önceGÜNDEM KORİDORU
1 gün önceEKONOMİ
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önce