Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), 2025-2027 faaliyet dönemine ticaret diplomasisinde köklü bir değişimle başlıyor. İş Konseyi seçimlerini tamamlayan ve üye sayısını ikiye katlayarak gücünü tazeleyen DEİK, küresel korumacılık duvarlarına karşı “33 Odak Ülke” stratejisini devreye alıyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, “Belirsizliğin hakim olduğu dünyada, 41 yıllık bir organizma gibi kendimizi yeniliyor; 80/20 kuralıyla gücümüzü en verimli pazarlara kanalize ediyoruz” dedi.

Küresel ekonomideki dalgalanmaları fırsata çevirmek istediklerini belirten Nail Olpak, Pareto İlkesi’nden yola çıkarak ticaretin merkezine 33 ülkeyi aldıklarını açıkladı. G-20 üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeleri kapsayan bu listede ABD’den Çin’e, Brezilya’dan Mısır’a kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Olpak, “Ticaretin yüzde 80’ini müşterilerinizin yüzde 20’si ile yaparsınız. Biz de bu 33 ülke özelinde proje geliştirme ve somut sonuç odaklı diplomasi yürüteceğiz” ifadelerini kullandı.
Avrupa sanayisinin Asya-Pasifik’e karşı geliştirdiği korumacı politikalara dikkat çeken Olpak, Türkiye’nin bu sürecin dışında kalmaması gerektiğini vurguladı. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin hala masadaki en önemli madde olduğunu hatırlatan Olpak, “Türkiye’siz bir Avrupa sanayisi düşünülemez. Yeni gündem maddemiz ‘Made in Europe’. 30 yıldır entegre olduğumuz bu pazarda, lobi faaliyetlerimizle oyunun içinde kalacağız. Ayrıca e-ticaretteki 150 Euro’luk vergi muafiyetinin kaldırılması sürecinde, Türkiye’nin muaf tutulması için bastırıyoruz” dedi.
Trump’ın ikinci döneminde ABD’nin “güvenilir ortak” arayışında olduğunu belirten DEİK Başkanı, Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin hala masada ve gerçekçi olduğunu söyledi. Olpak, “36-37 milyar dolara ulaştık. Bunu ikiye, ardından beşe katlamak imkansız değil. Eyalet ve sektör bazlı stratejilerle ABD pazarında derinleşeceğiz” açıklamasında bulundu.
Çin’in ABD pazarına satamadığı 400 milyar dolarlık ürünü diğer pazarlara kaydırdığını ve bunun Türkiye’nin dış ticaretini zorladığını belirten Olpak, özellikle Afrika pazarındaki rekabete dikkat çekti. Afrika ile 40 milyar dolarlık ticaretin önemli bir başarı olduğunu ancak finansman sorunlarının en büyük engel teşkil ettiğini ifade etti.
2025 yılının sanayici ve ihracatçı için finansmana erişim ve rekabet açısından zorlu geçtiğini dile getiren Olpak, 2026’dan daha umutlu olduklarını belirtti. Olpak, “2026’nın reform yılı olmasıyla birlikte finansal koşulların ve yatırım ortamının daha elverişli olacağını düşünüyoruz. Yüzde 4’e yakın büyüme ve 820 milyar dolarlık toplam dış ticaret hacmi, zorluklara rağmen Türkiye’nin dinamizmini kanıtlıyor” diyerek sözlerini tamamladı.
GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
17 gün önceEKONOMİ
26 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 Ocak 2026