
Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt, bu adımın sadece bir taşıma faaliyeti olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin küresel lojistik sistemdeki rolünü pekiştirdiğini ifade etti. Türkiye’nin artık yalnızca bir transit ülke olmadığını vurgulayan İskurt, yük akışını yöneten, organize eden ve lojistikte değer üreten bir üs haline gelme yolunda önemli mesafe alındığını dile getirdi.
Son 20 yılda ulaştırma altyapısına yapılan 280 milyar dolarlık yatırımın 60 milyar dolarlık bölümünün demiryollarına ayrıldığını belirten İskurt, bugün itibarıyla yük taşımacılığı yapılan demiryolu uzunluğunun 14 bin kilometreye, hızlı tren hattının 2.251 kilometreye ulaştığını, yıllık taşınan yük miktarının ise 33 milyon tona çıktığını aktardı. Ayrıca 13 lojistik merkezin faaliyete geçirildiğini, 20’den fazla organize sanayi bölgesinin demiryolu ağına entegre edildiğini söyledi.
Trenlerden ilki Çin’in Chengdu kentinden 508 ton yükle yola çıkarak 10.400 kilometre yol kat edecek ve Polonya’nın Lodz şehrine ulaşacak. İkinci tren ise Chongqing’den hareketle 420 ton yük taşıyor ve Budapeşte’ye kadar 10.998 kilometre yol alacak. Her iki tren, Orta Koridor güzergâhı boyunca 15 günlük taşıma süresiyle önemli bir zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Hedeflenen ise bu süreyi 10 günün altına düşürmek.

Törende konuşan Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Başkanı Erol Erkan, bu gelişmenin uzun süredir yürütülen görüşmelerin ve saha çalışmalarının bir sonucu olduğunu vurguladı. China Railway ile yapılan iş birliği kapsamında, Çin sınırından Avrupa’daki teslim noktasına kadar tüm taşıma sürecinin şirket tarafından organize edildiğini ifade eden Erkan, bu sürecin büyük bir operasyonel kabiliyet ve uluslararası iş birliği gerektirdiğini dile getirdi.
Orta Koridor hattında daha önce çeşitli deneme taşımaları gerçekleştirdiklerini belirten Erkan, karşılaşılan sorunları güzergâhtaki tüm paydaşlarla çözüm odaklı bir yaklaşımla ele aldıklarını, bu deneyimin hat üzerindeki taşıma verimliliğine doğrudan yansıdığını söyledi. Orta Koridor’un yalnızca alternatif bir rota değil, aynı zamanda Türkiye açısından hem coğrafi hem de ekonomik fırsatlar sunduğunu belirten Erkan, bu güzergahta yılda 1.000 blok tren seferine ulaşmanın hedeflendiğini ifade etti.
Her iki yetkili de konuşmalarında, Türkiye’nin lojistik vizyonunun sadece bugünü değil geleceği de şekillendirdiğine dikkat çekti. Demiryolu taşımacılığının düşük karbon emisyonu, güvenli ve yüksek taşıma kapasitesi gibi avantajlarıyla öne çıktığını vurgulayan İskurt, enerji verimliliği ve çevreye duyarlılığın ulaştırma politikalarının temel ilkeleri arasında olduğunu belirtti.
Orta Koridor dışında Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Kuzey Marmara Demiryolu gibi yeni projelerin de bölgesel bağlantıları güçlendireceğini ve sadece lojistik değil, ekonomik entegrasyon açısından da önemli katkılar sunacağını ifade etti.
GÜNDEM KORİDORU
22 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Ekim 2026EKONOMİ
22 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
22 Ekim 2026EKONOMİ
22 Ekim 2026SPOR
22 Ekim 2026EKONOMİ
22 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.