DOLAR 49,60050,08%
GBP 66,43610,13%
EURO 55,6743-0,11%
ALTIN 6.599,620,40
BIST %
BITCOIN 41887392.4601%
ETH 1245563.10398%
İstanbul
18°

AÇIK

ÖZEL HABER
Faiz düşüşü gayrimenkule canlılık getirecek
Financial Times Türkiye’deki fon krizini mercek altına aldı! Uyarılar neden dikkate alınmadı?

Financial Times Türkiye’deki fon krizini mercek altına aldı! Uyarılar neden dikkate alınmadı?

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, 455 binden fazla yatırımcıyı etkileyen fon krizini kapsamlı bir araştırmayla inceledi. Gazete, krizden aylar önce Meclis'te, düzenleyici kurumlarda ve uluslararası piyasalarda gündeme getirilen uyarılara rağmen neden zamanında müdahale edilmediğini sorguladı.

05/11/2026 02:19
Financial Times Türkiye’deki fon krizini mercek altına aldı! Uyarılar neden dikkate alınmadı?

Ali Osman Polat

Türkiye’de eylül ayında başlayan ve 131 yatırım fonunun tasfiyesine uzanan süreç, uluslararası basının da gündemine girdi. Financial Times’ın John Paul Rathbone imzasıyla 4 Kasım’da yayımladığı araştırmada, yaklaşık 20 milyar dolarlık varlığa sahip fonlarla bağlantılı işlemler, düzenleyici kurumlara iletilen uyarılar ve soruşturmanın uzandığı isimler ele alındı.

Gazete, Türkçedeki “fon” kelimesiyle saadet zincirlerini tanımlayan “Ponzi” kavramını birleştirerek krizi “Fonzi” olarak adlandırdı. Araştırmada, olağanüstü getirilerin nasıl oluştuğu ve hisse fiyatlarındaki hareketlerin fonların performansına nasıl yansıdığı incelendi. Haberde geçen 20 milyar doların yatırımcıların kesinleşmiş toplam zararı değil, tasfiye kapsamındaki fonların varlık büyüklüğü olduğu da belirtildi.

İstanbul merkezli GlobalSource Partners’tan Atilla Yeşilada, yaşananların uluslararası alanda henüz tam olarak anlaşılmadığını belirterek, “Bu, Türkiye’de kamuoyunun en önemli gündem maddesi” değerlendirmesinde bulundu.

ESKİ MASAK YÖNETİCİSİ UYARDIĞINI SÖYLEDİ

Financial Times’ın araştırmasında öne çıkan açıklamalardan biri, eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’tan geldi.

Başak, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler konusunda yetkilileri defalarca uyardığını ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını ileri sürdü. Gazetenin aktardığına göre Başak, Tera Grubu’na bağlı bazı yatırım fonlarının olağanüstü getirilerini sorgulamasının ardından nisan ayında “yanıltıcı bilgi yayma” şüphesiyle gözaltına alındı. Daha sonra serbest bırakılan Başak, hakkındaki suçlamaları reddetti.

FT, Başak’ın açıklamalarını krizin öncesinde yapılan uyarıların neden sonuç vermediği sorusu çerçevesinde değerlendirdi.

MECLİS’TEKİ ARAŞTIRMA ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

Gazetenin araştırmasında, fon piyasasındaki gelişmelerin krizden aylar önce TBMM gündemine taşındığı da hatırlatıldı.

İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Aralık 2025’teki konuşmasında sermaye piyasalarını “bataklık” olarak nitelendirmiş, yatırımcıların havuz işlemleri, kendi kendine alım satım ve manipülasyon yoluyla zarara uğratıldığını öne sürmüştü. Türkeş, yetkililerin bu işlemler karşısında neden harekete geçmediğini sormuştu.

Financial Times, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de daha önce benzer uyarılarda bulunduğunu aktardı. Gazetenin incelediği Meclis tutanaklarına göre AK Partili milletvekilleri piyasa bozucu faaliyetlerle kararlılıkla mücadele edildiğini savundu. Muhalefetin konuyla ilgili araştırma önergesi ise reddedildi.

FT ayrıca Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı’nın da yer aldığı Finansal İstikrar Komitesi’nin Aralık 2025’te şüpheli fiyat hareketlerini görüştüğünü yazdı. Komitenin bazı portföy yönetim şirketlerinin ekonomik gerçeklerle açıklanamayan fiyat hareketlerine yol açmasından endişe duyduğu belirtildi.

MSCI DA HİSSELERDEKİ İŞLEMLERE DİKKAT ÇEKTİ

Financial Times’a göre şüpheli işlemler uluslararası piyasa kuruluşlarının da gündemine geldi. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, haziran ayında Türkiye’deki bazı hisselerde koordineli alım satım işlemlerinin fiyat oluşumunu bozabileceği uyarısında bulundu.

Kripto varlık analiz platformu Coinradar’ın kurucu ortağı Cenk Gültekin, FT’ye yaptığı açıklamada işlemlerin önemli bölümünün kamuya açık olduğunu söyledi.

Gültekin, “Beni şaşırtan, bu usulsüz işlemlerin düzenleyici kurumların ekranlarında saklı olmaması. Büyük bölümü kamuya açıktı” ifadelerini kullandı. Gültekin, şüpheli işlemlere ilişkin işaretlerin daha erken müdahaleye yol açmamasına dikkat çekti.

BİR FONUN GETİRİSİ YÜZDE 4 BİN 233’E ULAŞTI

Financial Times, soruşturmanın merkezindeki kuruluşlardan Tera Grubu ve kurucusu Emre Tezmen’e de geniş yer ayırdı.

Gazetenin incelediği şirket sunumlarına göre Tera’nın TLY kodlu fonu, 2025 yılında yüzde 4 bin 233 getiri sağladı. Aynı dönemde Borsa İstanbul’un getirisi yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kaldı.

FT’nin aktardığına göre bazı yatırım fonları, birbirleriyle bağlantılı şirketlerin hisselerinde yoğun pozisyonlar oluşturdu. Bu alımlar hisse fiyatlarını yükseltirken, fiyat artışları fonların net varlık değerlerine ve açıklanan getirilerine yansıdı.

Yüksek getiriler yeni yatırımcıları fonlara çekti. Fonlara giren paranın aynı şirketlerin veya bağlantılı kuruluşların hisselerinde yeniden kullanılması, fiyat artışlarını besleyen bir döngü oluşturdu. Analistler, bazı şirket tahvili ihraçlarının da hisse alımlarını finanse etmek veya yatırımcılara nakit sağlamak amacıyla kullanıldığını belirtti.

Gazete, soruşturma konusu işlemlerin finans dünyasında “pump and dump” olarak bilinen, hisse fiyatlarının yapay biçimde yükseltilmesinin ardından satış yapılmasına dayanan yöntemi hatırlattığını yazdı.

ÖZATA DENİZCİLİK HİSSELERİ BEŞ AYDA YÜZDE 1600 YÜKSELDİ

FT, fonlardaki işlemleri Özata Denizcilik hisselerindeki fiyat hareketleri üzerinden örneklendirdi.

Gazetenin aktardığına göre Tera fonları, nisan ayında yaklaşık 281 liradan Özata Denizcilik hissesi toplamaya başladı. Ağustos sonunda fonların şirketin piyasada işlem gören paylarının yaklaşık yüzde 96’sını aldığı belirtildi.

2024 yılında yaklaşık 200 milyon dolar piyasa değeriyle halka açılan şirketin hisseleri, eylül ortasında yaklaşık 5 bin liraya ulaştı. Beş aylık yükseliş yüzde 1600’ü buldu. Fon krizinin ardından ise sert düşüş yaşandı. FT, haberin yayımlandığı sırada hissenin 170 lira seviyesinde işlem gördüğünü aktardı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), hisselerde manipülasyon yapıldığı şüphesiyle Emre Tezmen’in de aralarında bulunduğu 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Tutuklanan Tezmen, hakkındaki suçlamaları reddetti.

6 MİLYON LİRALIK BİRİKİMİNİ FONA YATIRDI

Financial Times, krizden etkilenen bireysel yatırımcıların yaşadıklarına da yer verdi.

Yaklaşık 6 milyon liralık birikimini söz konusu fonlardan birine yatıran Alican Mordalga, yatırım kararında fonların denetlenmesinin etkili olduğunu söyledi.

Mordalga, “Fonlar denetleniyordu. Yeraltında yürütülen faaliyetler değildi. Diğer ülkelerde insanların yaptığı gibi ben de buna güvenerek yatırım yaptım” dedi. Fonların yasal ve denetime tabi kuruluşlar tarafından yönetilmesinin kendisi için güven unsuru olduğunu belirtti.

YATIRIMCILARIN ÇIKIŞ TALEBİ KRİZİ HIZLANDIRDI

FT’nin araştırmasına göre hisselerin fiili dolaşımına ilişkin düzenlemelerde ağustos sonunda yapılan değişiklik, fonlardaki yükseliş döngüsünün tersine dönmesinde etkili oldu.

Pusula Portföy, 15 Eylül’de bazı fonlarında yatırımcıların geri alım taleplerini karşılayamadığını açıkladı. Bu gelişmenin ardından diğer yatırımcıların da fonlardan çıkmak istemesi satış baskısını artırdı. Likidite sorunları yayıldı ve piyasalarda sert değer kayıpları yaşandı.

Ekonomist Kerim Rota, süreci şu sözlerle değerlendirdi:

“Hiçbir Ponzi kendi kendine ölmez. Ya düzenleyiciler ya da yatırımcılar sonunu getirir. Bizim örneğimizde bunu yatırımcılar yaptı.”

17 Eylül’de Finansal İstikrar Komitesi koordinasyonunda acil önlemler alındı. Toplam 20 milyar dolarlık varlığa sahip 131 fonun tasfiyesine karar verilirken zorunlu satışları sınırlamak amacıyla Türk lirası likiditesi artırıldı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu alanın “karantinaya alındığını” belirterek söz konusu fonların sektörün yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu ve sistemik risk bulunmadığını söyledi.

SORUŞTURMA ÜST DÜZEY İSİMLERE UZANDI

Financial Times, soruşturmanın portföy yönetim şirketleriyle sınırlı kalmadığını aktardı. Gazeteye göre 400’den fazla kişi hakkında adli işlem yürütülürken 100’ü aşkın kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında Borsa İstanbul’un eski başkanı, eski bir Cumhurbaşkanlığı danışmanı, eski bir Merkez Bankası başkan yardımcısı, OECD nezdinde görev yapmış eski bir büyükelçi ve Türkiye Sigorta’nın eski üst düzey yöneticileri de bulunuyor.

FT, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya ile eşinin, Özata Denizcilik’teki toplam 400 bin hisseyi sert düşüşten önce sattığını yazdı. Kaya, hisse işlemlerinden elde ettiği 2 milyar lirayı aşan kazancı gönüllü olarak iade ettiğini açıklamış, içeriden bilgi aldığı veya hukuka aykırı işlem yaptığı iddialarını reddetmişti.

Özata Denizcilik ise yönetim kurulu başkanı dahil üç yöneticisinin tutuklanmasının suçluluk anlamına gelmediğini bildirdi. Şirket, hukuki yollara başvuracağını ve faaliyetlerinin etkilenmediğini açıkladı.

FON KRİZİNİN FATURASI GÜVEN KAYBI OLABİLİR

Financial Times, krizin Türkiye’nin yatırım ortamına etkilerini de değerlendirdi. Gazeteye göre son iki ayda borsa yaklaşık üçte bir değer kaybederken piyasa değerindeki gerileme 100 milyar dolar civarında gerçekleşti. Şirket tahvili piyasasında da baskı oluştu.

Bürümcekçi Research’ün tahminlerine göre net döviz rezervleri, krizin başlangıcından bu yana 30 milyar dolardan fazla azalarak 38 milyar dolara geriledi. FT, bu gelişmeleri doğrudan fon krizinden kaynaklanan zararlar olarak değil, aynı dönemde Türkiye ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu finansal koşullar kapsamında ele aldı.

Danışmanlık şirketi Consello’nun jeopolitik risk birimi yöneticisi Wolfango Piccoli, yaşananların birkaç kişinin eylemleriyle açıklanamayacağını savundu. Piccoli, “Fon krizi sistemdeki bir arıza değil. Birkaç çürük elma meselesi de değil. Sistem aslında böyle işliyor” ifadelerini kullandı. Düzenleyici kurumların zaman içinde zayıfladığını ileri süren Piccoli, krizin kurumsal sorunlardan kaynaklandığını öne sürdü.

FT, kapsamlı bir düzenleyici reformun finans piyasalarına duyulan güveni yeniden sağlayabileceğini, ancak yüz binlerce yatırımcı açısından güven kaybının kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Araştırmada son olarak, Alican Mordalga’nın “Türk borsasına bir daha güvenip güvenemeyeceğimi bilmiyorum” sözlerine ve Ayyüce Türkeş Taş’ın krizden yaklaşık 10 ay önce TBMM’de yönelttiği sorulara yer verildi. Türkeş’in konuşmasındaki şu ifade, gazetenin araştırmasının da temel sorusunu oluşturdu:

“Yetkililer bu bilgilere sahipse neden zamanında harekete geçmediler? Bu, suça ortak olmak, bir suçu örtbas etmek değil mi?”

#FonKrizi #Borsaİstanbul #Yatırımcı

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.