Avrupa otomotiv sanayisini korumayı amaçlayan “Made in Europe” girişimi, sanayinin geleceği ve uluslararası ticaret üzerindeki olası etkileriyle gündemde. Almanya ve Fransa, Avrupa’daki üretimi destekleyerek yatırımları ve istihdamı güçlendirmeyi hedeflerken Bruegel uzmanları, korumacı uygulamaların elektrikli araçlara geçişi yavaşlatabileceğine dikkat çekiyor.
İki ülkenin 16 Ekim’de açıkladığı ortak yaklaşım; emisyonların azaltılması, düzenlemelerde esneklik, araştırma ve geliştirme yatırımları ile Avrupa’daki üretimin desteklenmesini bir araya getiriyor. Paris ve Berlin, bu adımların Avrupa’nın yeni nesil elektrikli araç geliştirme ve üretme kapasitesini artıracağını savunuyor.
Bruegel uzmanları Ignacio García Bercero, Simone Tagliapietra ve Jeromin Zettelmeyer ise teşviklerde ve kamu alımlarında yalnızca AB üretimine öncelik verilmesinin ticaret ortakları açısından sorun oluşturabileceğini belirtiyor.
Değerlendirmede Türkiye, Japonya, Güney Kore, Fas ve Birleşik Krallık’ın Avrupa otomotiv pazarıyla güçlü üretim ve ticaret bağlarına sahip olduğu vurgulanıyor. Bu ülkeleri dışlayan bir yaklaşımın, AB’nin uluslararası ticaret yükümlülükleriyle çelişebileceği ifade ediliyor. Hukuki sonuçların ise kabul edilecek düzenlemelerin kapsamına bağlı olacağı belirtiliyor.
Uzmanların eleştirileri ticaretle sınırlı kalmıyor. Otomotiv sektörünü destekleyen politikaların teknolojik yenilenmeyi ve elektrikli araçlara geçişi hızlandırması gerektiği belirtiliyor.
Emisyon şartlarının gevşetilmesiyle korumacı uygulamaların birlikte yürütülmesinin, üreticilerin mevcut teknolojilere bağlılığını uzatabileceği savunuluyor. Uzmanlara göre sektörün rekabet gücünü artırmak için sağlanan desteklerin, şirketlerin yeniden yapılanmasına ve temiz üretim yatırımlarına yönelmesi gerekiyor.

Bruegel uzmanları, alternatif olarak “AB ile birlikte üretim” anlamına gelen “Made with the EU” modelini öneriyor. Bu yaklaşım kapsamında ticaret ortaklarıyla kamu alımlarına karşılıklı erişim ve elektrikli araç teşvikleri konusunda müzakereler yürütülmesi isteniyor.
Ortak üretimi destekleyen modelin, temiz otomotiv yatırımları için daha geniş bir pazar oluşturabileceği belirtiliyor. Benzer iş birliklerinin düşük emisyonlu çelik gibi diğer sanayi alanlarına da taşınabileceği ifade ediliyor.

Japonya ve Güney Kore de girişimin otomotiv sektörlerine ve Avrupa ile ticari ilişkilerine olası etkileri nedeniyle itirazlarını iletti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Asya temaslarında gündeme gelen tepkileri ciddiye alacaklarını ve konuyu AB liderleriyle görüşeceğini belirtti. Böylece Avrupa üretimini desteklemek amacıyla hazırlanan girişim, ticaret ortaklarıyla ilişkilerin nasıl korunacağı sorusunu da tartışmaya açtı.
![]()
GÜNDEM KORİDORU
02 Kasım 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026SPOR
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.