DOLAR 49,60050,08%
GBP 66,43610,13%
EURO 55,6743-0,11%
ALTIN 6.599,620,40
BIST %
BITCOIN 41887392.4601%
ETH 1245563.10398%
İstanbul
18°

AÇIK

ÖZEL HABER
Asıl hikâye şimdi başlıyor
Amfi kürsüsü ile borsa ekranı arasında

Amfi kürsüsü ile borsa ekranı arasında

02/11/2026 09:09
Amfi kürsüsü ile borsa ekranı arasında
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz

Sezai Karakoç’un Hızırla Kırk Saat’te yeşil sarıklı ulu hocalara yönelttiği sitem, kapıyı çarpıp gidenlerden öte sabırla durup soranların sesidir. Şair geleneğe sırtını dönmediği gibi, avuçlarında kimsenin ona öğretmediği bir dünyanın tozunu taşıyarak geri gelir.

Yıllarca girişimcilik etkinliklerinde ve çeşitli kürsülerde değer üretmenin dilini konuşmuş biri olarak o sitemi, bu yakarışı bugün kendi kapımda duyuyorum. Sözüm ona; ulu hocalar bu kez naçiz, bizleriz. Girişimcilere üretmeyi, değer yaratmayı, etik davranmayı, yeniliği ve sabırla büyümeyi anlattık. Peki çarşıda, borsada, çek koçanlarında bugün gördüğümüz davranışları onlara kim öğretti?

SINIFTA ÖĞRETTİĞİMİZ, HAYATIN ÖĞRETTİĞİ

Bu sonbahar soru kâğıttan çıkıp sokağa indi. SPK eylülde 131 fonu işleme kapatıp tasfiyeye aldı; o fonlarda 455 bin yatırımcının emeği bekliyor. Bazı hisselerin fonlar eliyle şişirildiği iddiası şimdilik bir soruşturma dosyasında duruyor ve son sözü yargı söyleyecek. Aynı aylarda karşılıksız çek tutarının bir yılda yüzde 56 arttığı söyleniyor; üstelik bankaya ibraz edilen çek sayısı azalırken.

Bu tabloları aynı kefeye koymak haksızlık olur. Vadesi gelen çeki karşılayamayan esnafın çoğu dolandırıcı sayılmaz elbette. O esnaf uzun bir ödeme zincirinde, kendinden evvel gelen alacaklı halkası koptuğu için düşen biri de olabilir. Meşru bir yatırım fonuyla bir tür fiyat şişirme düzeneği, risk alan sermayedarla vaat satan saadet zinciri de ayrı dünyaların insanlarıdır. Yine de hepsi aynı kuyudan su çeker: güvenden. Kuyu bulandığında dürüst olan dahi o sudan içmek zorunda kalır; daha pahalıya borçlanır, daha çok teminat gösterir ve sözüne daha geç inanılır.

“İnsanlar bozuldu veya çürüdü” demek kolay bir teselli. Oysa zekâ, suyun aktığı yöne doğru filizlenir; ödüllendirme mekanizması üretimin yanındaysa fabrika kurar, boşluğun yanındaysa boşluğu kollar. Bir toplumda en parlak insanlar değer üretmek yerine sistemin aralıklarına yöneliyorsa, kişilerin vicdanı kadar ödül düzenine de bakmak gerekir. Kestirme yol hem kısa hem alkışlıysa, amfi kürsüsündeki ahlak dersi rüzgâra söylenmiş bir türküye döner.

Ekonominin de yazılı olmayan bir müfredatı var. Genç bir girişimci üç-dört ay boyunca bizden müşteriyi dinlemeyi, sabrı, kuruşun hesabını öğrenir; akşam ise ekranda birikimini iki ayda katlayan birinin hikâyesine dalar. Gündüz üniversite amfilerinde okunan ders ile gece ekranda seyredilen ders yarışırken, hangisinin akılda kalacağını kestirmek zor değil. Bir toplumun asıl müfredatı, okulda anlatılandan çok hayatta alkışladığı meselelerdir.

Bu hesabın içinde bizim de payımız var. Etiği çoğu zaman programların ve formasyon süreçlerinin son haftalarına sıkıştırdık; demo günlerinde en uzun alkışı en büyük değerlemeye verdik, en sağlam işe değil. Sosyolog Robert Merton’un ezber bozan bir saptaması vardı; hedefe kestirmeden ulaşanı “yenilikçi” diye anardı. Yeniliği yolundan koparıp yalnızca varılan yerle ölçtüğümüzde, kestirmeyi de inovasyon sanma riskiyle baş başa kalırız. Başka türlü bir okumayla ise Alev Hoca’nın dersinden mezun olamadık belki de: “Her yasal hak helal değildi.”

 

“Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıydı; çünkü her yasal hak, helâl değildir ve olamaz. Aslolan, hakkın eda edilmesi olmalıdır; aslolan helalleşmek olmalıdır, helalleşmek olmalıydı.” Alev Alatlı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni (Ankara, 3 Aralık 2014)

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.