Bebeklik döneminde sıkça karşılaşılan gaz, huzursuzluk, kusma veya hafif cilt döküntüleri, ebeveynler tarafından genellikle büyüme sürecinin doğal birer parçası olarak kabul ediliyor. Ancak tıp dünyası, bazen önemsiz gibi görünen bu küçük belirtilerin arkasında inek sütü proteini alerjisi (İSPA) gibi erken müdahale gerek tiren sağlık sorunlarının yatabileceğine dikkat çekiyor. Tanı süreçlerinin aylarca gecikmesi ise bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişim basamaklarını doğrudan tehdit ediyor. Sağlık sektörünün köklü ve uzman markalarından Nutricia Türkiye, tam da bu noktada toplumsal farkındalığı artırmak, yanıltıcı semptomların doğru yorumlanmasını sağlamak ve teşhis sürelerini kısaltmak amacıyla kapsamlı bir harekete imza atıyor. Projenin detaylarını, tıp dünyasıyla yürütülen iş birliklerini ve halk sağlığı vizyonunu dinlemek üzere Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü Cenk Kurt ile bir araya geldik.

CENK KURT Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü
GECİKEN TEŞHİS BEBEK GELİŞİMİNİ TEHDİT EDİYOR
Medikal beslenmenin pediatrik hastalıklarda üstlendiği kritik rolü aktaran Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü Cenk Kurt, özellikle İSPA durumlarında doğru beslenme tedavisinin önemine değiniyor. Alandaki yaklaşımlarını farkındalığın ötesine taşıyarak tedaviye erişim perspektifiyle ele aldıklarını belirten Kurt, “Bebeklerde çoğu zaman ‘normal’ kabul edilen bazı belirtilerin aslında altta yatan bir hastalığın sinyali olabileceğine dikkat çekerek, erken tanı ve doğru tedaviye yönlendirilmesini desteklemeyi amaçlıyoruz” diyor.
Teşhis süreçlerinde yaşanan gecikmelerin hem bebek hem de aile yaşamı üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade eden Cenk Kurt, sürecin gelişimsel risklerine şu sözlerle dikkat çekiyor: “İnek sütü proteini alerjisinde tanının gecikmesi, yalnızca semptomların uzaması anlamına gelmiyor; aynı zamanda bebeğin büyüme ve gelişimini doğrudan etkileyebilen bir sürecin uzaması anlamına geliyor. Uzun süren kusma, ishal, besin intoleransı gibi durumlar; yeterli besin alımını engelleyerek kilo alımında yavaşlama, hatta büyüme geriliği riskini beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle uygun medikal beslenme tedavisine ne kadar erken başlanırsa, hem semptomların kontrolü hem de büyüme ve gelişimin desteklenmesi o kadar etkin şekilde sağlanabiliyor.”

KÜÇÜK BELİRTİLERİ YENİDEN DÜŞÜNMEK GEREKİYOR
Ebeveynlerin günlük hayatta olağan karşıladığı pek çok belirtinin arkasında İSPA olabileceğini belirten Kurt, yanıltıcı semptomların bütüncül bir yaklaşımla incelenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Amaçlarının ailelerde endişe oluşturmak olmadığını vurgulayan Kurt, süreci şöyle özetliyor: “Beslenme sonrası gelişen cilt döküntüleri, yüzde veya boğazda şişme, kusma, ishal, kabızlık ya da solunum güçlüğü gibi belirtiler görülebileceği gibi; iki haftadan uzun süren gaz, huzursuzluk ve yoğun ağlama gibi daha belirsiz semptomlarla da kendini gösterebilir. Ancak bu semptomların her biri tek başına İSPA anlamına gelmiyor. Bizim vurgulamak istediğimiz nokta, bu belirtiler uzun sürüyorsa, tekrarlıyorsa ya da bebeğin genel iyilik halini etkiliyorsa mutlaka bir sağlık profesyoneliyle değerlendirilmesi gerektiği. Çünkü bazen küçük görünen bir işaret, altta yatan önemli bir nedenin ipucu olabilir.”
TIP DÜNYASI VE DİJİTAL PLATFORMLARLA GÜÇLÜ İŞ BİRLİKLERİ
Erken tanı bilincini yaygınlaştırmak adına çok paydaşlı bir iş birliği modeli yürüttüklerini aktaran Cenk Kurt, projenin lansmanını Türkiye Milli Pediatri Derneği’nin kongresinde gerçekleştirdiklerini ifade ediyor. Tıp dünyasından çok olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Kurt, “Bilimsel dernekler ve uzman hekimlerle iş birliği içinde çalışıyor, güncel bilimsel bilgilerin paylaşılmasına katkı sunan platformları destekliyoruz.
Kampanyanın, sağlık profesyonellerinin sahadaki deneyimlerini destekleyen ve ailelerle ortak bir farkındalık dili kurulmasına katkı sağlayan bir girişim olarak değerlendirilmesi, projenin sahadaki gerçek ihtiyaçlarla örtüştüğünü gösteriyor” dedi. Kampanyayı dijital kanallar ve saha çalışmalarıyla daha geniş ebeveyn kitlelerine ulaştırmayı hedeflediklerini söyle yen Kurt, önümüzdeki döneme ait stratejilerini şu sözlerle paylaşıyor:
“Ebeveynlere yönelik eğitim çalışmalarımızı yıllık 11 mil yon tekil ziyaretçisi ile Türkiye’nin en büyük dijital anne-bebek platformu olan İlk Adımlarım Platformu üzerinde paylaşıyor; ailelerin günlük hayatta karşılaştıkları belirtileri doğru yorumlayabilmelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Öte yandan, bilimsel bilginin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak üzere Çocuk Alerji, İmmünoloji ve Astım Derneği ile yürüttüğümüz iletişim çalışmalarını yakın zamanda paylaşacağız.”
HALK SAĞLIĞINDA KALICI DÖNÜŞÜM
Projenin geleceğe yönelik en büyük vizyonunun halk sağlığını korumak ve iyileştirmek olduğunu belirten Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü Cenk Kurt, sözlerini şöyle noktalıyor: “Uzun vadede en kritik değişimin, ebeveynlerin erken belirtileri daha doğru yorumlayarak sağlık profesyonellerine daha hızlı başvurması ve böylece tanı ve tedavi süreçlerinin gecikmeden ilerlemesi olduğunu düşünüyoruz. ‘Bi’ Nedeni Var’ projesiyle hedefimiz; farkındalığı artırarak daha fazla çocuğun doğru zamanda tanı almasını ve uygun tedaviyle buluşmasını desteklemek. Bu da sadece bireysel düzeyde değil, toplum sağlığı açısından da önemli bir kazanım oluşturuyor.”
GÜNDEM KORİDORU
27 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026SPOR
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.