ATP GreenX ve Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) iş birliğiyle on üç ekim tarihinde Mandarin Oriental Bosphorus’ta düzenlenen Dördüncü Yeşil Enerji Zirvesi’nde, karbon düzenlemelerinin sanayi ve ihracat üzerindeki etkileri detaylı şekilde değerlendirildi. ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “COP31’e Giderken Regülasyon üç yüz altmış” başlıklı oturumda Ticaret Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü temsilcileri; Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve emisyon raporlama süreçlerine dair kritik değerlendirmeleri paylaştı.
Oturumda değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Dairesi Ticaret Uzmanı Yeşim Piri, şirketler için emisyon verilerinin doğru hesaplanması, izlenmesi ve raporlanmasının önemine işaret etti. Gerçek emisyon verilerinin doğrulanamaması halinde kullanılacak varsayılan değerlerin ihracatçılar açısından rekabet dezavantajı yaratabileceğini belirten Piri, Türkiye’de devreye girecek ETS kapsamında ödenecek karbon bedellerinin SKDM yükümlülüğünden düşülebilmesinin stratejik önem taşıdığını ifade etti. Piri ayrıca, Avrupa Komisyonu ile yürütülen temaslarda yenilenebilir enerji yatırımlarının hesaplamalara dahil edilmesi, TÜRKAK’ın akreditasyon yetkisinin tanınması ve ulusal ETS uygulamalarının kabul edilmesinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını kaydetti.

İklim Değişikliği Başkanlığı Karbon Fiyatlandırma Dairesi Başkanı Eyüp Kaan Moralı, Türkiye ETS’nin temel amacının düşük emisyonlu üretimi teşvik etmek ve ürün başına düşen emisyon yoğunluğunu azaltmak olduğunu dile getirdi. Kıyas değerlerinin altında emisyon yoğunluğuna sahip tesislerin ihtiyaç fazlası tahsisata erişebileceğini, kıyas değerinin üzerinde kalan tesislerin ise piyasadan ilave tahsisat alması gerekeceğini belirten Moralı, sistemin temiz üretime yatırım yapan şirketleri destekleyecek şekilde kurgulandığını bildirdi.
2026–2027 döneminin pilot dönem olarak belirlendiğini hatırlatan Moralı, bu süreçte yüzde yüz ücretsiz tahsisat uygulanmasının mali yükümlülüklerin tamamen kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı. Pilot dönemin tesislerin ve doğrulayıcı kuruluşların tecrübe kazanması adına geçiş süreci olduğunu söyleyen Moralı; emisyon verilerinin doğrudan maliyet ve kazanç unsuru haline geldiğini, bu doğrultuda şirketlerin finans, risk yönetimi ve satın alma birimlerini kapsayan bütüncül bir veri yönetimi altyapısı kurmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Türk Standartları Enstitüsü Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Müdürü Mehmet Ergün ise emisyon raporlamalarında veri kalitesinin ve kontrol mekanizmalarının belirleyici olduğunu kaydetti. Yalnızca raporun doğrulanmış olmasıyla yetinilmemesi gerektiğini belirten Ergün, tesislerin hesaplamalara baz oluşturan verileri sağlıklı tutması ve hata risklerini azaltacak kontrol faaliyetlerini süreçlerine entegre etmesi gerektiğini vurguladı. Ergün, kurumsal emisyon raporlaması, ETS ve SKDM çalışmalarında farklı metodolojilerin kullanıldığını belirterek dijitalleşme sürecinde platformların veri ilişkilendirme yapılarını eksiksiz karşılamasının şart olduğunu ifade etti.
GÜNDEM KORİDORU
20 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
20 Ekim 2026EKONOMİ
20 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
20 Ekim 2026EKONOMİ
20 Ekim 2026SPOR
20 Ekim 2026EKONOMİ
20 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.