Yıldız Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan bilim insanları, cilt kanserinin agresif türlerinden melanomun tedavisine yönelik yeni bir mikroiğne yaması geliştirdi.
Sağlık Biyoteknolojisi Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmada, ilaçların doğrudan hedef bölgeye ulaştırılması ve tedavinin lokal etkisinin artırılması amaçlandı.
TÜBİTAK ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının desteklediği proje, YTÜ Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi ve SABİOTEK Direktörü Prof. Dr. Cem Bülent Üstündağ liderliğinde yürütüldü.
Araştırma kapsamında hidrojel tabanlı mikroiğneler 3 boyutlu biyoyazıcı teknolojisi kullanılarak üretildi.
Sistemde kemoterapötik ajanın mikroiğneler aracılığıyla doğrudan hedef bölgeye ulaştırılması ve kontrollü biçimde salınması amaçlanırken, fototermal bileşen ise ışık enerjisini ısıya dönüştürerek tümör bölgesinde lokal sıcaklık artışı oluşturuyor.
İki mekanizmanın birlikte kullanılmasıyla tedavinin hedef bölgedeki etkisinin artırılması ve kemoterapötik ilacın vücudun diğer bölgelerine yayılmasına bağlı yan etkilerin azaltılması hedefleniyor.
![]()
Prof. Dr. Cem Bülent Üstündağ, geliştirdikleri sistemin iki farklı işlevsel bölümden oluştuğunu belirtti.
Fototermal etki için yaklaşık 5-10 nanometre boyutundaki grafen kuantum noktalarının kullanıldığını aktaran Üstündağ, kemoterapötik ajan olarak kullanılan 5-florourasilin ise mikroiğnelerin uç bölümüne yerleştirildiğini söyledi.
Üstündağ, sistemi dışarıdan ışıkla uyararak hedef bölgede yaklaşık 42 dereceye ulaşan kontrollü bir sıcaklık artışı oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, bu etkinin kanser hücrelerindeki süreçleri bozarak programlı hücre ölümünü tetikleyebileceğini ifade etti.
Aynı zamanda oluşan ısının mikroiğnelerdeki kemoterapötik ajanın kontrollü salımına katkı sağladığını kaydeden Üstündağ, böylece fototermal tedavi ile kemoterapinin aynı sistem içinde bir araya getirildiğini söyledi.
Mikroiğnelerin üretiminde sodyum aljinat ve jelatin temelli biyomalzemeler kullanıldı.
Projede Türkiye’de faaliyet gösteren bir üreticiden temin edilen jelatin, uluslararası ölçekte kullanılan referans ürünle karşılaştırıldı. Benzer sonuçların alınmasının ardından çalışmalar yerli jelatin kullanılarak sürdürüldü.
Üstündağ, bu yaklaşımın gelecekte cerrahi tedavinin ardından bölgede kalabilecek kanser hücrelerine karşı tamamlayıcı ve lokal bir tedavi seçeneğine dönüşme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Geliştirilen yamanın kanser hücreleri üzerindeki laboratuvar deneyleri tamamlandı. Araştırmanın bir sonraki aşamasında hayvan deneylerini içeren klinik öncesi çalışmaların yürütülmesi planlanıyor.
Üstündağ, başarılı sonuçların alınmasının ardından klinik araştırma aşamasına geçilebileceğini ancak bu süreçlerin uzun süreli ve yüksek bütçeli çalışmalar gerektirdiğini söyledi.
Çalışma kapsamında iki ayrı patent başvurusu da gerçekleştirildi. Başvurulardan biri mikroiğne temelli sisteme, diğeri ise mikroiğnelerin deriye nüfuz etme ve mekanik performansını ölçmek amacıyla geliştirilen test platformuna ilişkin oldu.

Üstündağ, akademik çalışmaların ürüne dönüşebilmesi için kamu desteğinin yanı sıra sanayi iş birliğinin de güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Üniversitelerde geliştirilen sağlık teknolojilerinin daha fazla desteklenmesini beklediklerini belirten Üstündağ, “Bilimsel çalışmaların laboratuvardan ürüne dönüşebilmesi için güçlü bir üniversite-sanayi işbirliğine ihtiyaç var” dedi.
Geliştirilen teknoloji, uluslararası bir yarışmada altın madalya ve Dünya Fikri Mülkiyet Buluşçular Birliği Özel Ödülü’ne de layık görüldü.
GÜNDEM KORİDORU
29 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 Ekim 2026EKONOMİ
18 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
18 Ekim 2026EKONOMİ
18 Ekim 2026SPOR
18 Ekim 2026EKONOMİ
18 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.