DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
İSO Meclis Başkan Adayı Tecdelioğlu: Asli görevimiz denetim
Sabri Ülker Vakfı’ndan “Mucize Besin” uyarısı

Sabri Ülker Vakfı’ndan “Mucize Besin” uyarısı

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, sosyal medyada ve popüler beslenme trendlerinde öne çıkan “mucize besin” söylemlerine karşı uyardı. Kalp sağlığının korunmasında tek bir besine odaklanmak yerine, bilimsel temellere dayanan ve sürdürülebilir bir beslenme düzeninin benimsenmesi gerektiği vurgulandı.

30/09/2026 11:05
Sabri Ülker Vakfı’ndan “Mucize Besin” uyarısı

Vücuda kan pompalayarak organ ve dokuların ihtiyaç duyduğu oksijen ve besin ögelerinin taşınmasını sağlayan kalp, yaşamın devamlılığı açısından hayati önem taşıyor. Kalp ve damar sağlığında genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları da önemli rol oynuyor.

Ancak sosyal medya ve popüler beslenme trendleri, zaman zaman belirli besinleri “mucize” olarak öne çıkarabiliyor. Farklı beslenme önerlerinin hızla yayılması ise bilimsel bilgi ile kulaktan dolma bilgilerin birbirinden ayırt edilmesini zorlaştırabiliyor.

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı Genel Sekreteri ve İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Begüm Mutuş, gıda ve beslenme konusunda güvenilir bilgiye ulaşmanın önemine dikkat çekti.

Mutuş, 2009 yılından bu yana gıda, beslenme ve sağlık okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bilim insanları ve farklı disiplinlerden uzmanların katıldığı konferans ve eğitim programlarıyla bilimsel bilginin geniş kitlelere ulaşmasını desteklediklerini söyledi.

Beslenme ve sağlık alanında bilgi kirliliğinin arttığına dikkat çeken Mutuş, sosyal medyada bir bilginin sıkça paylaşılmasının onun bilimsel olarak doğru olduğu anlamına gelmediğini belirtti.

kalp 2377159

Mutuş, bireylerin karşılaştıkları bilgileri sorgulayabilmelerinin ve güvenilir kaynakları ayırt edebilmelerinin önemine vurgu yaparak, beslenme konusunda bilinçli tercihler yapılabilmesi için bilimsel araştırmaların ve güvenilir kaynakların rehber alınması gerektiğini ifade etti.

Vakfın Bilim Kurulu tarafından kalp sağlığı konusunda toplumda yaygın olarak doğru kabul edilen beş yanlış inanışa ilişkin bilimsel gerçekler de paylaşıldı.

ZEYTİNYAĞI NE KADAR ÇOK TÜKETİLİRSE O KADAR İYİ DEĞİL

Zeytinyağı, tekli doymamış yağ asitleri ve antioksidan bileşenleri nedeniyle dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olarak gösteriliyor. Ancak sağlıklı bir besin olması, sınırsız miktarda tüketilebileceği anlamına gelmiyor.

Gereğinden fazla zeytinyağı tüketimi günlük enerji alımını artırabiliyor. Bu nedenle zeytinyağının da dengeli beslenme düzeninin içerisinde, uygun miktarlarda tüketilmesi gerekiyor.

WhatsApp Image 2026 09 29 at 18.47.12 3 e1790755431911

 

KOLESTEROL İÇEREN HER GIDA ZARARLI DEĞİL

Yumurta gibi kolesterol içeren besinlerin kalp sağlığı açısından mutlaka olumsuz olduğu yönündeki yaklaşımın güncel bilimsel değerlendirmelerle yeniden ele alındığı belirtildi.

Kan kolesterol düzeylerinde yalnızca besinlerle alınan kolesterolün değil, beslenme düzeninin bütünü ile özellikle doymuş ve trans yağ tüketiminin de etkili olduğu ifade edildi.

Kaliteli protein ve elzem besin ögeleri içeren yumurta gibi gıdaların yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabileceği belirtilirken, tek tek besinler yerine genel beslenme düzenine odaklanılması gerektiği vurgulandı.

KALP HASTALIKLARI SADECE İLERİ YAŞLARDA GÖRÜLMÜYOR

Kalp ve damar hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıktığı yönündeki inanışın da doğru olmadığı kaydedildi.

Damar duvarlarında plak birikimiyle ilerleyen ateroskleroz sürecinin genç yaşlarda başlayabileceği ve yıllar içerisinde gelişebileceği belirtildi. Bu nedenle sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite gibi yaşam alışkanlıklarının erken yaşlardan itibaren benimsenmesinin önem taşıdığı ifade edildi.

Vücut ağırlığının sağlıklı aralıkta olmasının kalp ve damar sağlığı açısından önemli olduğu, ancak tek başına koruyucu bir faktör olmadığı belirtildi.

Dışarıdan zayıf görünen kişilerde de karın bölgesinde iç organların çevresinde yağlanma bulunabileceği, bunun yanı sıra kolesterol, kan şekeri veya tansiyon gibi kardiyovasküler risk göstergelerinin yüksek olabileceği ifade edildi.

Bu nedenle kalp sağlığının değerlendirilmesinde yalnızca vücut ağırlığının değil, beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları, genetik faktörler ve diğer kardiyovasküler risklerin de dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

WhatsApp Image 2026 09 29 at 18.47.12 2

TAKVİYELER DENGELİ BESLENMENİN YERİNİ TUTMUYOR

Vitamin, mineral veya omega-3 gibi besin takviyelerinin sağlıklı ve dengeli beslenmenin yerine geçemeyeceği belirtildi.

Takviye kullanımının kişinin ihtiyaçları ve sağlık durumu doğrultusunda hekim veya diyetisyen önerisiyle planlanması gerektiği ifade edildi.

Sebze, meyve, tam tahıllar ve kuru baklagillerin lif, vitamin, mineral ve çeşitli biyoaktif bileşenleri bir arada içerdiğine dikkat çekilirken, kalp ve damar sağlığını desteklemek için önceliğin yeterli ve dengeli bir beslenme düzenine verilmesi gerektiği kaydedildi.

Sabri Ülker Vakfı, bu yaklaşım doğrultusunda gıda, beslenme ve sağlık alanındaki bilimsel bilgilerin toplumun daha geniş kesimlerine ulaştırılması ve sağlık okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

 

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.