Türkiye, nükleer enerjide küçük modüler reaktörleri yeni büyüme alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünü (SMR) 2030’ların ilk yarısında devreye almayı hedeflediğini söyledi.
New York’ta DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi tarafından düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamındaki Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı’nın ardından değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, Türkiye’nin yalnızca nükleer enerji yatırımlarında değil, teknolojinin geliştirilmesi aşamasında da yer almak istediğini belirtti.
Bayraktar, küçük modüler reaktörlerde dünya genelinde yoğun bir teknoloji yarışı bulunduğunu belirterek, henüz bu alanda yaygın ticari uygulamaya geçilmediğine dikkat çekti.
Türkiye’nin sürecin erken aşamasında pozisyon almasını istediklerini ifade eden Bayraktar, “2030’ların ilk yarısında inşallah Türkiye’de ilk SMR’yi görürüz diye ümit ediyorum” dedi.
Türkiye’nin uzun vadeli nükleer enerji planında 2050’ye kadar en az 20 gigavat kurulu güç hedeflenirken, bunun 5 gigavatının küçük modüler reaktörlerden sağlanması öngörülüyor.
Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı arasında yeni nesil nükleer teknolojilere yönelik proje bazlı iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşmayla yeni nesil nükleer teknolojilerin Türkiye açısından teknik, ekonomik ve mevzuat boyutlarının değerlendirilmesi planlanıyor.
Bayraktar, iş birliğinin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayabileceğini, Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerini de kapsayabilecek bir yapı üzerinde çalışıldığını söyledi.
Türkiye’de nükleer enerji alanında sanayi kapasitesinin geliştiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin teknoloji üretim zincirinde de yer almak olduğunu ifade etti.
Bakanlık, küçük modüler reaktör yatırımlarını hızlandırmak amacıyla yeni bir mevzuat çalışması da yürütüyor.
Bayraktar, SMR yatırımı yapacak şirketlere çeşitli teşvik ve muafiyetler sağlayabilecek bir düzenleme üzerinde çalışıldığını söyledi.
Kanada ile nükleer enerji alanındaki iş birliği fırsatlarının da değerlendirildiğini belirten Bayraktar, elektrifikasyonun hızlandığı bir dönemde nükleer enerjinin sistem açısından kritik rol oynayacağını ifade etti.
Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki temaslarının Fransa ile de sürdüğünü aktaran Bayraktar, Fransız enerji şirketi EDF ile yakın dönemde bir iş birliği anlaşması yapılmasının planlandığını söyledi.
Bayraktar, nükleer enerjide iş birliğinin yalnızca yatırım anlamına gelmediğini, işletme deneyimi ve nükleer güvenlik alanındaki bilgi paylaşımının da önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin enerji sisteminde yeni tüketim alanlarının ortaya çıktığına işaret eden Bayraktar, veri merkezlerinin elektrik talebinin 2035’e doğru 5 ila 10 teravatsaat seviyesine ulaşabileceğini öngördüklerini söyledi.
Bayraktar’ın verdiği mesajlar, Türkiye’nin 2040 enerji vizyonunda elektrifikasyonu temel unsurlardan biri olarak konumlandırdığı yaklaşımın bir parçası olarak öne çıkıyor.
![]()
Ulaşım sektöründeki dönüşüme de değinen Bayraktar, petrol talebinin yönetilmesi ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması açısından elektrifikasyonun kritik olduğunu söyledi.
Türkiye’de 2035’e kadar yaklaşık 13 milyon elektrikli araca ve en az 1,3 milyon şarj noktasına ihtiyaç duyulacağını belirten Bayraktar, bu dönüşüm için elektrik şebekesinde büyük ölçekli yatırım gerektiğini ifade etti.
Bayraktar, aynı dönemde dağıtım şebekesine yaklaşık 50 milyar dolar, iletim altyapısına ise 30 milyar dolar yatırım yapılması gerektiğini kaydetti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik enerji projelerine ilişkin de bilgi veren Bayraktar, adaya doğal gaz ulaştırılması için deniz çalışmalarının başladığını söyledi.
Kurulacak altyapının yalnızca KKTC’nin mevcut enerji ihtiyacını karşılamaya değil, ilerleyen dönemde Doğu Akdeniz’de bulunabilecek doğal gazın Türkiye’ye taşınmasına da uygun biçimde tasarlandığını ifade etti.
Bayraktar, Kalkınma Yolu Projesi’nin ekonomik değerini artıracak en önemli unsurlardan birinin enerji altyapısı olacağını belirtti.
Proje kapsamında doğal gaz ve petrol boru hatları ile elektrik bağlantılarının kurulmasının planlandığını aktaran Bayraktar, bu hatlardan elde edilecek yıllık gelirlerin Kalkınma Yolu’nun diğer altyapı yatırımlarına finansman sağlayabileceğini söyledi.
Enerji dönüşümünün yalnızca elektrik üretiminden ibaret olmadığını belirten Bayraktar, kritik ve stratejik madenlerin de enerji politikalarının ayrılmaz parçası olduğunu ifade etti.
Nadir toprak elementlerinde saflaştırma ve zenginleştirme çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Bayraktar, Eti Maden’in yeni dönemde stratejik madenlerde daha hızlı büyümeye odaklanacağını söyledi.
GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
19 gün önceEKONOMİ
21 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
21 gün önceEKONOMİ
21 gün önceSPOR
21 gün önceEKONOMİ
21 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.