Türkiye, sahip olduğu maden çeşitliliğine rağmen yer altındaki zenginliğini henüz ihracat rakamlarına tam olarak yansıtabilmiş değil. Sektör temsilcileri, üretim ve izin süreçlerinin hızlanması halinde hem ithalat bağımlılığının hem de cari açığın azaltılabileceğini belirtiyor.
8 AYDA 4,7 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT
Madencilik sektörü 2026’nın ilk sekiz ayında güçlü bir ihracat artışı yakaladı. Metalik cevher ihracatı 1,92 milyar dolara, doğal taş ihracatı 1,39 milyar dolara, endüstriyel mineraller ihracatı ise 890,6 milyon dolara çıktı. Sektörün toplam ihracatı böylece 4 milyar 729 milyon dolar oldu. Yıl sonunda ise 7 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor.
TÜRKİYE 90 MADENİN 70’İNE SAHİP
İMİB Başkanı Metin Çekiç, Türkiye’nin dünyada bilinen yaklaşık 90 çeşit madenin 70’ine sahip olduğunu belirterek asıl fırsatın bu kaynakların ekonomiye kazandırılmasında bulunduğunu söyledi. Çekiç, “Potansiyelimizi doğru kullanabilirsek maden ihracatımızı 7 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkarabiliriz.” dedi.
Sektörün dikkat çektiği noktalardan biri de Türkiye’nin bazı madenleri kendi topraklarında bulunmasına rağmen başta kömür ve demir olmak üzere yüksek tutarlarda ithalat yapması.
RUHSAT SAYISI 30 BİNDEN 13 BİNE DÜŞTÜ
Madencilik yatırımlarında izin ve ruhsat süreçleri ise sektörün önündeki başlıca sorunlardan biri olarak gösteriliyor. Çekiç, toplam ruhsat sayısının 30 binden 13 bine, doğal taş arama ruhsatlarının ise son 10 yılda 8 binden 3 bine gerilediğini açıkladı. Sektör temsilcileri, çok sayıda kurumdan izin alınmasının yatırımların önünü kestiğini savunuyor.
DOĞAL TAŞTA REKABET BASKISI ARTIYOR
Doğal taş üreticileri ise artan enerji ve işçilik maliyetlerinden şikâyetçi. İtalya, İspanya, Brezilya ve Yunanistan’ın Türkiye’nin geleneksel pazarlarında daha uygun fiyatlarla rekabet ettiği belirtiliyor. İMİB Başkan Yardımcısı Kazım Büyükgüçlü, kur ve enflasyon arasındaki farkın sektörün rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti.
Öte yandan Çin’in bazı madenlerin satışına yönelik kısıtlamaları, Japonya başta olmak üzere bazı ülkeleri alternatif tedarikçilere yöneltti. Türkiye de bu süreçte öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.
HEDEF SADECE MADEN ÇIKARMAK DEĞİL
Sektör, doğal taşta hammadde ihracatı yerine daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmeyi hedefliyor. Eskişehir’deki nadir toprak elementleri projesinde de pilot tesisin ardından sanayi ölçeğindeki yatırımlara geçiş için çalışmalar sürüyor.
Türkiye’nin yer altı kaynakları için ortaya konulan 30 milyar dolarlık ihracat hedefi, mevcut 4,73 milyar dolarlık performansın birkaç kat üzerine çıkılması anlamına geliyor. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinde ise ruhsat süreçleri, yatırım ortamı, üretim maliyetleri ve katma değerli üretimin artırılması belirleyici olacak.
#Madencilik #İhracat #Türkiye #Ekonomi