Altınpiyasasında son yıllarda güçlenen merkez bankası talebi, küresel rezervlerin yapısında önemli bir değişime yol açtı. 2025 yıl sonu itibarıyla merkez bankalarının elindeki altının dolar bazındaki toplam değeri 4 trilyon dolara yükselirken, yabancı resmi kurumların tuttuğu ABD Hazine tahvillerinin değeri 3,9 trilyon dolar seviyesinde kaldı.
Böylece altın, küresel rezervlerde ilk kez ABD Hazine tahvillerinin önüne geçti. Ancak bu gelişmenin altın fiyatları açısından ne anlama geleceği konusunda merkez bankalarının önümüzdeki dönemde izleyeceği politika belirleyici olacak.

Dünya Altın Konseyi’nin 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi, resmi kurumların altına yönelik ilgisinin devam ettiğini ortaya koyuyor. Ankete göre merkez bankaları son dört yılda yıllık ortalama 1.000 ton altın satın aldı. Bu miktar, önceki 10 yıllık dönemdeki ortalama alım hızının yaklaşık iki katına işaret ediyor. Merkez bankalarının yüzde 45’i önümüzdeki 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtirken, yüzde 89’u küresel merkez bankası altın rezervlerinin büyümeye devam edeceğini düşünüyor. Bu beklentilerin gerçekleşmesi halinde merkez bankaları, altın piyasasında uzun vadeli ve güçlü bir talep kaynağı olmayı sürdürebilir.

Merkez bankalarının uzun vadeli beklentileri de altının rezervlerdeki ağırlığının artabileceğine işaret ediyor. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 84’ü, altının küresel rezervlerdeki payının önümüzdeki beş yılda yükseleceğini öngörüyor. Buna karşılık katılımcıların yüzde 74’ü aynı dönemde ABD dolarının rezervlerdeki payının gerilemesini bekliyor. Söz konusu tablo, altının merkez bankaları açısından yalnızca kriz dönemlerinde başvurulan bir güvenli liman olmaktan çıkarak daha kalıcı bir rezerv unsuru haline geldiği değerlendirmelerini güçlendiriyor.

Altının ABD Hazine tahvillerini geride bırakması dikkat çekici olsa da Fed, bu gelişmenin merkez bankalarının dolardan hızla uzaklaştığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Fed’e göre söz konusu değişimde yalnızca merkez bankalarının yeni altın alımları değil, altın fiyatlarındaki güçlü yükseliş de önemli rol oynadı. Altının fiyatı yükseldikçe merkez bankalarının daha önce satın aldığı altının dolar cinsinden değeri de arttı. Bu nedenle altının rezervlerde tahvilleri geride bırakması, tek başına yeni bir fiyat rallisinin garantisi olarak görülmüyor. Altın fiyatlarının seyri açısından bundan sonraki dönemde merkez bankalarının alımlarını hangi hızda sürdüreceği kritik önem taşıyor.

Altının gelecekteki fiyatına ilişkin beklentiler de yukarı yönlü seyrediyor. Jefferies, ons altının 2026 sonuna kadar 4.650 dolara ulaşabileceği tahmininde bulunuyor.
Kurum, ABD’deki mali açığın büyümesi, doların küresel rezervlerdeki payının gerilemesi ve merkez bankalarının altın alımlarını hızlandırması halinde ons altının 5.000 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceğini değerlendiriyor.
Jefferies, 2027’nin ilk yarısı için ise 5.000 dolarlık mevcut tahminini değiştirmedi. Altının rezervlerde artan ağırlığı, merkez bankalarının devam eden talebi ve doların geleceğine ilişkin beklentiler, önümüzdeki dönemde değerli metal piyasasının en yakından izlenecek başlıkları arasında yer alacak.
GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceEKONOMİ
4 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
4 gün önceEKONOMİ
4 gün önceSPOR
4 gün önceEKONOMİ
4 gün önceEMLAK
4 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.