Şirketlerin dijital sistemlerinde yapay zekâ kullanımının artması, siber güvenlik gündemini de yeniden şekillendiriyor. Saldırganlar artık yalnızca teknik açıkları hedeflemek yerine yapay zekânın sunduğu imkanlardan yararlanarak çalışanları ve yöneticileri doğrudan hedef alan daha inandırıcı saldırılar düzenliyor.
Metin üretimi, ses kopyalama ve deepfake gibi teknolojiler; kimlik avı ve sosyal mühendislik saldırılarının daha kişiselleştirilmesini sağlarken, saldırganların kurumsal yapılara yönelik tehditlerini de çeşitlendiriyor. ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, geleneksel savunma yöntemlerinin bu yeni tehditler karşısında tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekiyor.

ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban
Kurumsal şirketlerin karşı karşıya kaldığı en önemli tehditlerden biri olan fidye yazılımları, saldırı yöntemlerini çeşitlendiriyor. Saldırganlar, şirket verilerini şifrelemenin yanı sıra ele geçirdikleri gizli bilgileri kamuoyuna açıklamakla tehdit ederek ikinci bir baskı unsuru oluşturuyor.
“Çifte şantaj” olarak adlandırılan bu yöntem, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından önemli bir risk oluşturuyor. ESET PROTECT platformundan elde edilen veriler de bu tür saldırıların KOBİ’leri hedef alabildiğine işaret ediyor.
Saldırganların doğrudan büyük şirketlerin sistemlerine ulaşamadığı durumlarda üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları ve dışarıdan kullanılan yazılımlar yeni giriş noktaları haline geliyor.
Tedarik zinciri saldırıları olarak tanımlanan bu yöntem, şirketlerin yalnızca kendi sistemlerini değil, bağlantılı olduğu dijital ekosistemi de güvenlik açısından değerlendirmesini gerektiriyor. Bir hizmet sağlayıcısındaki güvenlik açığı, doğrudan şirketin sistemlerine yönelik bir tehdide dönüşebiliyor.

Yapay zekânın siber saldırılardaki kullanımının en dikkat çekici boyutlarından biri ise deepfake teknolojileri. Saldırganlar, şirket yöneticilerinin ses ve görüntülerini taklit ederek çalışanları gerçek bir talimat aldıklarına ikna etmeye çalışabiliyor.
Özellikle finansal işlemlerde kullanılan bu yöntem, yöneticinin sesini taklit eden bir arama veya görüntüsünü kullanan sahte bir iletişim üzerinden para transferi talimatı verilmesi gibi riskler oluşturuyor.
Geleneksel kimlik avı saldırıları da yapay zekâ sayesinde daha kişiselleştirilmiş hale geliyor. Saldırganlar, hedef kişi hakkında elde ettikleri bilgiler doğrultusunda daha inandırıcı mesajlar hazırlayabiliyor.
Yeni tehditlerin ortaya çıkması, şirketlerin siber güvenlik yaklaşımında insan faktörünü de merkeze almasını gerektiriyor. Sistemlerin güncel tutulması ve güvenlik altyapısının güçlendirilmesi önemli olmakla birlikte, çalışanların sahte bağlantıları, mesajları ve yönlendirmeleri ayırt edebilmesi de kritik hale geliyor.
Özellikle yönetici taklidi içeren deepfake saldırılarında, yalnızca ses veya görüntünün gerçek görünmesi işlemin güvenilir olduğu anlamına gelmiyor. Finansal transfer gibi kritik işlemlerde ek doğrulama mekanizmalarının kullanılması, saldırıların etkisini azaltabilecek unsurlar arasında öne çıkıyor.
Siber tehditlerin yapay zekâ ile birlikte daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale gelmesi, şirketlerin güvenlik stratejilerini de sürekli güncellemesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle kurumsal güvenlik artık yalnızca yazılım ve altyapının korunmasından değil, çalışan farkındalığından tedarik zincirine kadar uzanan daha geniş bir savunma yaklaşımından geçiyor.
GÜNDEM KORİDORU
18 gün önceEKONOMİ
18 Ağustos 2026EKONOMİ
18 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
18 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
18 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
18 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
18 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.