Yükseköğretimde uluslararasılaşmanın üniversitelerin bilimsel gelişimini, akademik görünürlüğünü ve küresel etkileşim gücünü artıran en önemli başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türkiye’nin son yıllarda bu alanda önemli bir başarı hikâyesi yazdığını söyledi.
Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne değerlendirmelerde bulunan Özölçer, Türkiye’nin güçlü akademik altyapısı, köklü medeniyet birikimi ve kültürel zenginliği sayesinde dünyanın birçok ülkesinden öğrenciler için önemli bir eğitim merkezi haline geldiğini belirterek, uluslararasılaşmayı yalnızca sayısal büyüme olarak görmediklerini ifade etti.
Özölçer, şöyle devam etti; “Yükseköğretimde uluslararasılaşma, günümüzde üniversitelerin gelişimine ve dünya ile kurduğu etkileşime katkı sunan en önemli unsurlardan biridir. Türkiye son yıllarda bu alanda çok önemli bir ivme yakaladı. Biz ise uluslararasılaşmayı sadece yabancı öğrenci sayısındaki artış olarak değerlendirmiyoruz. Bizim için esas olan; farklı coğrafyalardan gelen gençlerin kaliteli bir eğitim alması, Türk kültürünü yakından tanıması ve ülkelerine döndüklerinde Türkiye ile güçlü bir gönül bağı kurmuş bireyler olmalarıdır.”
Bugün Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde 71 farklı ülkeden 1.486 uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü söyleyen Özölçer, bu tablonun üniversitenin uluslararası alandaki tercih edilirliğini ortaya koyduğunu ifade ederek, “Uluslararası öğrencilerimizi ülkelerimiz arasında dostluk köprüleri kuran kültür elçileri olarak görüyoruz. Mezun olduklarında ister kendi ülkelerinde ister başka coğrafyalarda görev alsınlar, hem Türkiye’yi hem de üniversitemizi en iyi şekilde temsil edeceklerine inanıyoruz. Her uluslararası öğrencimiz; ülkemizin kültür elçisi, Türkiye ile kurulan bir gönül bağıdır” şeklinde konuştu.
Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında akademisyen, mühendis, sağlık çalışanı, öğretmen, girişimci ve kamu yöneticisi gibi farklı alanlarda önemli görevler üstlendiklerini belirten Özölçer, bu mezunların ülkeler arasındaki ekonomik, kültürel ve bilimsel ilişkilerin gelişmesine de katkı sunduğunu dile getirdi.
Uluslararası öğrencilere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını vurgulayan Özölçer, yeni akademik yıl başvurularının da bunun en somut göstergesi olduğunu söyledi.
Özölçer, “2026-2027 Akademik Yılı kapsamında uluslararası öğrencilerimiz için açtığımız 1.595 kişilik kontenjana 51 farklı ülkeden toplam 5.511 başvuru aldık. Bu ilgi, üniversitemizin uluslararası görünürlüğünün ve tercih edilirliğinin önemli bir göstergesidir. Bu tablo aynı zamanda bizlere daha büyük bir sorumluluk da yüklüyor” dedi.
Uluslararasılaşma vizyonunun önemli ayaklarından birini Karaelmas Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinin oluşturduğunu belirten Özölçer, “Bir dili öğrenmek; o toplumun tarihini, kültürünü, değerlerini ve yaşam biçimini de öğrenmek demektir. Öğrencilerimizin Türkçeyi öğrenirken aynı zamanda ülkemizi ve Zonguldak’ı yakından tanımalarını önemsiyoruz” diyerek Türkçenin yalnızca bir iletişim dili değil, aynı zamanda kültürel aktarımın da en önemli araçlarından biri olduğunu ifade etti.
Üniversitelerin yeni dönemde yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmadığını vurgulayan Özölçer, “Günümüzde üniversitelerin temel görevi yalnızca meslek sahibi bireyler yetiştirmek değildir. Asıl sorumluluğumuz; öğrencilerimizi dijital dönüşümün, yapay zekânın ve küresel rekabetin belirlediği yeni dünyanın ihtiyaçlarına hazırlamak, eleştirel düşünebilen, araştıran, girişimcilik kültürüne sahip ve uluslararası ölçekte rekabet edebilecek donanımlı bireyler olarak mezun etmektir. Biz eğitim anlayışımızı tam da bu vizyon doğrultusunda şekillendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Üniversitenin uluslararası deneyimi yalnızca yabancı öğrenci kabulüyle sınırlı tutmadığını söyleyen Özölçer, öğrencilerin yurt dışında eğitim ve staj yapabilmeleri için güçlü bir uluslararası ağ oluşturduklarını da dile getirerek, şöyle devam etti; “Bugün 25 ülkede 253 Erasmus+ anlaşmamız bulunuyor. Öğrencilerimiz Avrupa’nın birçok ülkesinde eğitim alabiliyor, staj yapabiliyor ve uluslararası deneyim kazanabiliyor. Bunun yanında 26 akredite programımız ve 21 programımızda yer alan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosu sayesinde mezunlarımız uluslararası düzeyde tanınan diplomalara sahip oluyor.”
Üniversitenin teknoloji alanındaki başarılarına da değinen Özölçer, “Grizu-263 Uzay Takımımız Türkiye’nin ilk cep uydusunu tasarladı ve bu uydu SpaceX roketiyle uzaya gönderildi. Bunun yanında NASA’nın düzenlediği CanSat yarışmalarında elde edilen dereceler de öğrencilerimizin bilimsel üretim gücünü ortaya koyuyor. TEKNOFEST başta olmak üzere ulusal ve uluslararası teknoloji yarışmalarında elde ettiğimiz başarılar da öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama becerileriyle de öne çıktığını gösteriyor” dedi.
Sektörle iç içe geliştirilen eğitim modeline de dikkat çeken Özölçer, açık deniz sondaj teknolojileri alanında Türkiye’de ilk ve tek programlara sahip olduklarını söyledi.
Özölçer, “Yükseköğretim Kurulu ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı iş birliğiyle Türkiye’de ilk ve tek olarak Açık Deniz Sondaj Teknolojileri ile Açık Deniz Tabanı Uygulamaları Teknolojisi programlarını açtık. Öğrencilerimiz sektör temsilcileriyle doğrudan çalışma fırsatı yakalıyor ve mezuniyet sonrasında uluslararası istihdam olanaklarına erişebiliyor” diye konuştu.
Geleceğin mesleklerine yönelik yatırımların hız kesmeden devam ettiğini belirten Özölçer, yeni açılan programlarla öğrencileri dijital dönüşüme hazırladıklarını ifade ederek, “Yapay zekâ, yazılım, büyük veri, bulut bilişim, siber güvenlik ve robotik teknolojiler alanlarında yeni programlar açıyoruz. Üniversitemiz bünyesindeki Siber Vatan Yetkinlik Merkezi de ülkemizin dijital güvenliğine katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının yetişmesine önemli katkılar sunuyor” dedi.
Tercih dönemindeki adaylara da önemli tavsiyelerde bulunan Özölçer, üniversite seçiminin yalnızca akademik değil, aynı zamanda yaşam ve kariyer tercihi olduğunu vurguladı.
Zonguldak’ın güvenli, ekonomik ve ulaşım avantajı yüksek bir öğrenci kenti olduğuna dikkat çeken Özölçer, “Zonguldak; güvenli, huzurlu ve ekonomik bir yaşam sunuyor. Karadeniz’in doğal güzellikleri içinde yer alan şehrimiz, İstanbul ve Ankara gibi büyük merkezlere yakınlığıyla da önemli avantaj sağlıyor. Öğrencilerimiz burada kaliteli eğitim alırken aynı zamanda sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle zenginleşen bir üniversite yaşamı deneyimliyor” diyerek üniversitenin öğrenci odaklı yaklaşımıyla öne çıktığını söyledi.
Sözlerini gençlere çağrıda bulunarak tamamlayan Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin yalnızca eğitim veren bir kurum değil, öğrencilerin geleceğini şekillendiren büyük bir aile olduğunu belirtti.
Özölçer, sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Biz öğrencilerimizin sadece meslek sahibi bireyler olmasını değil; araştıran, üreten, girişimcilik ruhuna sahip, dünyayı takip eden ve küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler olarak yetişmesini hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi güçlü akademik kadromuz, öğrenci dostu kampüslerimiz ve geleceğe yön veren eğitim anlayışımızla Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine davet ediyoruz. Gelin, birlikte üretelim, birlikte öğrenelim ve Türkiye Yüzyılı’nın geleceğini birlikte inşa edelim.”
EKONOMİ
6 gün önceEKONOMİ
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.