DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Babaları tatile değil şantiyeye götürdü başarı hikâyeleri böyle…
Küresel hammadde savaşlarında tarihi fırsat

Küresel hammadde savaşlarında tarihi fırsat

Yüksek teknoloji, savunma sanayisi ve yenilenebilir enerjinin temel yapı taşı olan kritik mineraller ile nadir toprak elementleri (NTE) üzerindeki ihracat kısıtlamaları küresel pazarda büyük bir tedarik krizi yaratıyor. Dünyanın en büyük ikinci NTE rezervine sahip olan Türkiye, bu yıl devreye alacağı endüstriyel üretim tesisleri ve yakında açıklayacağı "Kritik Hammaddeler Stratejisi" ile küresel tedarik zincirindeki tıkanıklığı kıracak en güçlü alternatif aktör olmaya hazırlanıyor.

16/07/2026 15:33
Küresel hammadde savaşlarında tarihi fırsat

Gelişmiş teknolojilerin ve yeşil enerji dönüşümünün “yeni nesil petrolü” olarak kabul edilen kritik mineraller, artık sadece endüstriyel bir girdi değil, ülkelerin milli güvenlik ve jeopolitik güç dengelerini belirleyen stratejik birer koz haline geldi. Akıllı telefonlardan rüzgar türbinlerine, elektrikli araç bataryalarından güdümlü füze sistemlerine kadar hayati önem taşıyan bu kaynaklar üzerindeki küresel egemenlik mücadelesi ise giderek sertleşiyor.

OECD verilerine göre, dijital ve yeşil dönüşüm için kritik öneme sahip hammadde ihracatına getirilen kısıtlamalar 2009-2024 yılları arasında tam 5 kat artış gösterdi. Küresel ölçekte ticarete konu olan kritik hammaddelerin yüzde 16’sı en az bir kısıtlamayla bloke edilirken, kobalt ve manganez gibi kilit elementlerin yüzde 70’i ihracat engellerine takılıyor. İstanbul’da düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumu’nda da vurgulandığı üzere, bu kısıtlamalar tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açarak fiyatları yukarı tırmandırıyor.

ÇİN TEKELİNE KARŞI KÜRESEL ARAYIŞ

Uluslararası danışmanlık şirketi EY tarafından hazırlanan güncel araştırma, küresel pazarın karşı karşıya olduğu tekelleşme riskini net şekilde özetliyor. Verilere göre Çin, dünyadaki NTE üretiminin yüzde 70’ini, rafinasyon işlemlerinin yüzde 90’ını ve yüksek teknolojili mıknatıs imalatının yüzde 94’ünü tek başına elinde tutuyor.

Pekin yönetiminin belirli stratejik elementlere ihracat lisansı zorunluluğu getirmesi, enerji ve teknoloji devlerini alarma geçirirken, güvenli liman arayışındaki NTE şirketlerinin piyasa değeri sadece 10 ayda yüzde 175 seviyesinde tarihi bir artış kaydetti.

72a2b02c2eacd01d3770345caaf8790111df3986

TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK İKİNCİ REZERVİNE SAHİP

Tedarikte kaynak çeşitlendirmesinin küresel bir zorunluluk haline geldiği bu dönemde Türkiye, sahip olduğu doğal zenginlikle benzersiz bir avantaj barındırıyor. Eskişehir Beylikova bölgesinde bulunan yaklaşık 694 milyon tonluk nadir toprak elementi rezerviyle Türkiye, Çin’in hemen ardından dünyanın en büyük ikinci rezerv sahasına ev sahipliği yapıyor. Bu devasa potansiyel, Türkiye’ye küresel pazarda fiyat ve tedarik dengelerini yeniden kurma fırsatı tanıyor.

7ade4caa96d5ab8978d27e296a443ebf3bd4aebb

BEYLİKOVA’DA ENDÜSTRİYEL TESİS İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

Türkiye, bu stratejik hammadde gücünü sadece ham madde olarak ihraç etmek yerine uç ürüne dönüştürme vizyonuyla hareket ediyor. Sürecin operasyonel ayağında atılan adımlar oldukça somut:

Pilot Tesis Faaliyette: Eskişehir Beylikova’da Eti Maden bünyesinde kurulan pilot işleme tesisi, yıllık 10 miligram saflık düzeyinde Ar-Ge çalışmalarıyla birlikte yıllık 10 bin ton nadir toprak oksit işleme kapasitesiyle çalışıyor.

Endüstriyel Üretim 2026’da: Bölgedeki tam ölçekli endüstriyel üretim tesisinin kurulum çalışmalarına 2026 yılı bitmeden başlanması hedefleniyor.

Uç Ürün ve Teknoloji Transferi: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sadece finansal ortaklıklarla yetinmeyeceklerini, teknoloji odaklı ülkelerle teknoloji transferini de kapsayan derin iş birlikleri yürüttüklerini açıkladı.

nadirde tedarik baskisini turkiye kirabilir yeni cagin stratejik gucu 1200x675 SLZzDaZxmG

AR-GE MERKEZİ NATEN’DE HUMMALI ÇALIŞMA

Rezerv gücünü yüksek teknolojiyle taçlandırmak isteyen Türkiye, Ar-Ge bacağını da kurumsallaştırdı. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) çatısı altında kurulan Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü (NATEN), Beylikova’dan çıkarılan cevherleri yerli savunma ve havacılık sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı ileri teknoloji malzemelerine dönüştürmek için laboratuvarlarında yoğun bir mesai harcıyor. Enstitü ayrıca endüstriyel atıklardan geri kazanım (ikincil kaynak) teknolojileri üzerine de projeler geliştiriyor.

Yakın dönemde ilan edilecek ulusal “Kritik Hammaddeler Stratejisi” ile yol haritasını netleştirecek olan Türkiye, küresel pazardaki jeopolitik tedarik baskısını kırarak hem kendi sanayisinin arz güvenliğini sağlayacak hem de küresel denklemin vazgeçilmez bir parçası olacak.

#nadirtoprakelementleri #kritikmineraller #etimaden #tenmak #isdunyasi

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.