Türkiye’nin raylı sistem ağındaki yerlilik hedeflerine en büyük katkılardan biri ASPİLSAN Enerji’den geldi. Şirket, geliştirdiği yüksek performanslı ve dayanıklı nikel-kadmiyum batarya çözümleriyle toplu taşıma araçlarının dışa bağımlılığını ortadan kaldırırken, askeri ve sivil alanlarda da yeşil dönüşüme öncülük ediyor.
Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda stratejik adımlar atan ASPİLSAN Enerji, özellikle ulaşım ve savunma sanayisinde devrim niteliğinde işlere imza atıyor. Şehir içi raylı sistemlerden sivil elektrikli araçlara ve savunma sanayisinin en kritik askeri platformlarına kadar çok geniş bir yelpazede enerji depolama çözümleri sunan şirket, yerlilik oranlarında üstlendiği rolle dikkat çekiyor. Kayseri ve Ankara merkezli yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin toplu taşıma ağındaki ithal parça bağımlılığını en aza indirmeyi hedefliyor.
Ülke genelindeki raylı sistem işletmelerinde kullanılan araçların neredeyse tamamında kendi batarya çözümlerinin yer aldığını vurgulayan ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, özellikle büyükşehirlerin ulaşım ağlarındaki stratejik rollerini anlattı.
Özellikle Metro İstanbul gibi dev projelerdeki yerlilik oranlarını yukarı taşımak için çalıştıklarını belirten Özdemir, bu süreci şu sözlerle değerlendirdi:
“Biz, yerlilik oranına maddi anlamda büyük yüzdeyle destek sağlayan ve bu platformların önemli bir masraf kalemini oluşturan batarya konusunu yerleştirdik. Şu anda ASPİLSAN Enerji, Türkiye’nin en büyük batarya üreticisi konumunda yer alıyor. Mevcut ekosistemin ürettiği temel bileşenlerle tek başına karşılanamayan yerlilik hedefleri, bizim sunduğumuz batarya çözümleriyle kolaylıkla aşılıyor.”
![]()
Sektörün ihtiyaç duyduğu nikel-kadmiyum kimyasındaki ürün çeşitliliğine değinen Ahmet Turan Özdemir, yüksek standart gerektiren havacılık alanında sinterlenmiş çözümler sunduklarını, raylı sistem taşımacılığında ise fiber tipi teknolojiyi ön plana çıkardıklarını ifade etti.
Geliştirdikleri teknolojinin zorlu saha koşullarındaki dayanıklılığına dikkat çeken Özdemir, şu bilgileri paylaştı:
“Fiber tipi ürünlerimiz hem oldukça yüksek bir kalite standardına sahip hem de küresel pazarda fiyat açısından son derece rekabetçi bir konumda bulunuyor. Bu çözümlerimizi genellikle raylı sistem taşımacılığında tercih ediyoruz. Bunlarla birlikte yerlilik oranını büyük ölçüde artıran ve platformlardaki enerji bağımlılığını tamamen ortadan kaldıran çözümleri kendi fabrikamızda üretiyoruz. Bu ürün grubu, ülkemizde demir yolu ağı geliştikçe daha fazla ihtiyaç duyulan bir masraf kalemi haline geldi. Bugün büyük platformlarda ihtiyaç duyulan ve ağırlığı 1,5 tona kadar ulaşan nikel-kadmiyum batarya çözümlerini üretebiliyoruz. Ürünlerimiz yüksek ve düşük sıcaklıklarda, raylardaki yoğun titreşim altında, tozdan, nemden ve sudan etkilenmeden çalışabilen son derece dayanıklı bir yapıya sahip.”
Sivil projelerde ve elektrikli araç (EV) dönüşümünde de aktif bir rol oynadıklarını kaydeden Özdemir, halihazırda 65 kilovatsaatlik kapasiteye sahip bir minibüs üzerinde çalışan aktif batarya paketlerinin bulunduğunu belirtti.
Müşteri taleplerine göre esnek üretim kabiliyetine sahip olduklarını belirten Özdemir, şirketin tasarım gücünü şu sözlerle aktardı:
“Yüksek miktarlardaki seri üretimler şüphesiz farklı yatırımları beraberinde getiriyor. Ancak ASPİLSAN Enerji olarak herhangi bir müşterimizin yüksek performans, bütçe ve güvenlik kriterlerinde ihtiyaç duyduğu elektrikli araç bataryası tasarımını ve prototipini, tüm test ve sertifikasyon süreçleriyle birlikte tek çatı altında gerçekleştirebiliyoruz. Tasarım aşamasından pilot ölçekte paket prototipinin geliştirilmesine, üretiminden sertifika edilmesine kadar bütün süreci kendi bünyemizde yönetiyoruz. Adeta bir tasarım merkezi (design house) gibi çalışarak insanlı ve insansız kara araçları ile askeri platformların ihtiyaç duyduğu özel çözümleri şekillendiriyoruz.”
Savunma sanayisinde de elektrikli araç çözümlerinin her geçen gün ağırlık kazandığını ifade eden Ahmet Turan Özdemir, orduların karbon ayak izini küçültme gayretlerinin artık stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Gelecekte askeri teknolojilerin tamamen elektrikli yapılara evrileceğini söyleyen Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şu anda küresel ölçekte yüzde 2 civarında olan askeri karbon ayak izi, eğer gerekli önlemler hızlıca alınmazsa yakın zamanda yüzde 20’lere kadar tırmanacak. Çünkü dünya genelinde savunma harcamalarının ve askeri yatırımların devasa boyutlara ulaştığı bir döneme tanıklık ediyoruz. Sahada artık daha fazla mobil, ayrık ve sürü halinde çalışan robotik cihazlar yer alıyor. Bunların en temel bileşeni de elektrikli araçlar olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu zaman dinlenme modunda olan araçların iç şebekeyi beslemesi için, içten yanmalı motoru çalıştırmaya gerek bırakmayan hibrit depolama çözümleri sunuyoruz. Ancak yakın gelecekte bu sistemlerin tamamı elektrikli olacak. Gelişen teknolojiyle birlikte askeri elektrikli araçlarda sessizlik, yüksek güç, şarj sürelerinin kısalması ve kullanım ömrünün uzatılması gibi kritik engeller aşılıyor. Biz de bu dönüşümün küresel ve yerel ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılamak üzere yetkinliklerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.”
EKONOMİ
9 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
30 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.