DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Sıfır atık sadece çevre değil gelecek meselesi
Uluslararası öğrenciler Türkiye’nin gönüllü elçileri

Uluslararası öğrenciler Türkiye’nin gönüllü elçileri

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, Türkiye'nin uluslararası yükseköğretimde giderek daha güçlü bir çekim merkezi haline geldiğini belirterek, uluslararasılaşmayı yalnızca öğrenci sayısıyla değil, bilimsel üretim ve kültürel etkileşim açısından değerlendirdiklerini söyledi. Nitelikli uluslararası öğrenci politikası, çok dilli eğitim modeli, teknopark altyapısı ve sektör odaklı uygulamalarıyla öğrencileri küresel rekabete hazırladıklarını vurgulayan Küçük, tercih dönemindeki gençlere ise uzun vadeli düşünmeleri çağrısında bulundu.

16/07/2026 12:12
Uluslararası öğrenciler Türkiye’nin gönüllü elçileri

Türkiye’nin uluslararası öğrenci hareketliliğinde son yıllarda yakaladığı ivme, yükseköğretim kurumlarının küresel ölçekte daha görünür hale gelmesini sağlarken, üniversiteler de uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve sektör iş birliklerini kapsayan bütüncül bir anlayışla ele alıyor.

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük de Türkiye’de İş Dünyası’na yaptığı değerlendirmede, uluslararasılaşmanın yalnızca yabancı öğrenci sayısını artırmaktan ibaret olmadığını, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesini ve kültürlerarası etkileşimini güçlendiren stratejik bir dönüşüm olduğunu ifade etti. Küçük, küresel yetkinliklerden uygulamalı eğitime, teknopark ekosisteminden tercih dönemine kadar önemli açıklamalarda bulundu.

ULUSLARARASILAŞMA KAMPÜSLERİ KÜRESEL BİLGİ MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜRÜYOR

Türkiye’nin uluslararası eğitim alanında yükselen konumunun ülkenin bilim ve eğitim vizyonunu güçlendirdiğini belirten İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, uluslararasılaşmaya bakışlarını şu sözlerle anlattı:

“Türkiye’nin uluslararası eğitimde yükselişi, ülkemizin yeniden bir ilim merkezi olma iddiasının önemli bir göstergesidir. Kampüslerimize farklı coğrafyalardan gelen her öğrenci, sınıflarımızı adeta entelektüel bir laboratuvara dönüştürürken yerli öğrencilerimize de küresel bir bakış açısı kazandırıyor. Biz uluslararasılaşmayı bir gelir ya da prestij aracı olarak görmüyoruz. Hedefimiz kampüslerimizi çok kültürlü ilim havzalarına dönüştürmek. Türkiye’nin coğrafi konumu, kültürel derinliği ve tarihi mirası; Afrika, Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar başta olmak üzere birçok bölge için güçlü ve özgün bir yükseköğretim alternatifi sunuyor. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi olarak stratejimizi nitelikli seçicilik, bütüncül entegrasyon ve karşılıklı zenginleşme üzerine kuruyoruz. Amacımız sadece uluslararası öğrenci sayısını artırmak değil; akademik potansiyeli yüksek ve üniversitemizin değerleriyle uyumlu öğrencileri ailemize kazandırmak. Yoğun Türkçe programlarımız sayesinde öğrencilerimizin bu topraklara aidiyet hissetmelerini destekliyoruz. Mezunlarımızı ülkelerine döndüklerinde Türkiye’nin gönüllü temsilcileri olarak görüyor, üstlenecekleri görevleri de başarımızın en önemli göstergeleri arasında değerlendiriyoruz.”

TEKNOPARK VE UYGULAMALI EĞİTİM KÜRESEL REKABETİ DESTEKLİYOR

Küresel yetkinliğin yalnızca yabancı dil bilgisiyle sınırlı olmadığını ifade eden Küçük, öğrencileri uluslararası iş dünyasına hazırlayan uygulamalara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Küresel yetkinlik, yalnızca yabancı dil bilmek değil; farklı kültürlerle ortak çalışma kültürü geliştirebilmek ve karmaşık problemlere disiplinler arası çözümler üretebilmektir. Bu anlayış doğrultusunda Türkçe, İngilizce ve Arapça yürüttüğümüz programlarla kampüsümüzü doğal bir dil ve kültür etkileşim alanına dönüştürüyoruz. Müfredatımızı da küresel standartlarla uyumlu, esnek bir yapıda oluşturuyoruz. Uluslararası hareketliliği Erasmus+ programları ve dünyanın saygın üniversiteleriyle gerçekleştirdiğimiz ikili iş birlikleriyle destekliyoruz. Öğrencilerimizin teorik bilgilerini uygulamayla buluşturabilmeleri için kampüsümüzde faaliyet gösteren ve 140’tan fazla AR-GE şirketine ev sahipliği yapan İZÜ Zaim Teknopark önemli bir uygulama laboratuvarı görevi üstleniyor. Bunun yanında tüm mühendislik programlarımızda uyguladığımız İş Yeri Meslek Edindirme Programı (İYMEP) sayesinde öğrencilerimiz yedi dönem kampüste eğitim aldıktan sonra sekizinci dönemlerini doğrudan sektörün içinde geçiriyor. Böylece mezun olmadan önce güçlü bir mesleki deneyim kazanarak iş hayatına önemli bir avantajla başlıyorlar.”

“ÜNİVERSİTE TERCİHİ UZUN VADELİ BİR GELECEK PLANLAMASIDIR”

Tercih dönemindeki aday öğrencilere üniversite seçimini çok yönlü değerlendirmeleri tavsiyesinde bulunan Küçük, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin sunduğu eğitim modeli hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

“Aday öğrencilerin yalnızca puan sıralamalarına odaklanmak yerine uzun vadeli planlama yapmaları büyük önem taşıyor. Bir üniversitenin gerçek niteliği; akademik kadrosunun gücü, müfredatının esnekliği, laboratuvar altyapısı, iş dünyasıyla kurduğu bağlar ve sunduğu uluslararası hareketlilik imkanlarıyla ölçülür. Bunun yanında güçlü kütüphaneler, aktif öğrenci kulüpleri ve kültürlerarası etkileşim ortamı da üniversite yaşamının ayrılmaz parçalarıdır. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi olarak gençlerimize köklü ilim geleneğini modern bir vizyonla buluşturan bütüncül bir eğitim ekosistemi sunuyoruz. Sekiz fakültemiz, geniş program çeşitliliğimiz ve 15 farklı ülkeden akademisyenlerimizle dünya standartlarında eğitim veriyoruz. Yatay mimari anlayışıyla tasarlanan 630 dönümlük kampüsümüzde öğrencilerimizi yalnızca meslek sahibi bireyler olarak değil, güçlü donanıma sahip dünya vatandaşları olarak geleceğe hazırlıyoruz.”

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.