Bir otelde şef aşçı olarak görev yapan çalışanın, mesai arkadaşlarına yönelik hakaret ve küfür içeren ifadeleri nedeniyle işten çıkarılmasının ardından açtığı tazminat davasında son sözü Yargıtay söyledi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında haklı nedenle fesih hakkını kullandığına karar vererek, çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı talebini reddetti.
İşten çıkarılan aşçıbaşı K.H., İş Mahkemesi’ne başvurarak iş sözleşmesinin haklı bir gerekçe olmadan feshedildiğini öne sürdü. Davacı, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı otel işletmesi ise aşçıbaşının stajyer aşçı M.K.’ya ve diğer çalışanlara hakaret ettiğini, iş yerindeki çalışma düzenini bozduğunu ve bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savundu. İşveren ayrıca fazla çalışma ücretlerinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini veya serbest zaman kullandırıldığını belirterek davanın reddini istedi.
YEREL MAHKEME ÇALIŞANI HAKLI BULDU
İş Mahkemesi, işverenin iddialarını destekleyen somut belge sunulmadığı ve fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etti. Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetti.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.
YARGITAY: İŞVERENİN FESHİ HAKLI
Yargıtay kararında, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları nedeniyle iş ilişkisinin işveren açısından sürdürülemez hale gelmesi durumunda işverenin derhal fesih hakkını kullanabileceği vurgulandı. Bu hakkın temel amacının iş yerindeki disiplin ve çalışma düzenini korumak olduğu belirtildi.
Dosyadaki delilleri değerlendiren daire, davacının stajyer olarak çalışan M.K.’ya bezlerin kötü koktuğunu öne sürerek bağırdığı, küfür ettiği ve aşağılayıcı ifadeler kullandığının sabit olduğunu kaydetti.
Kararda ayrıca, göz ameliyatı geçiren stajyerin doktorunun çalışmaması yönündeki tavsiyesini davacıya ilettiği, buna rağmen herkesin içinde “öküz”, “mal”, “salak”, “işe yaramazsın” ve “ne halin varsa gör” gibi ifadelerle rencide edildiği aktarıldı.
Yargıtay, davacının yalnızca stajyere değil, diğer çalışanlara karşı da agresif tavırlar sergileyerek küfürlü konuştuğunu, bu davranışların iş yerindeki çalışma barışını, düzenini ve disiplini bozduğunu değerlendirdi.
Bu nedenle taraflar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığını belirten daire, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” nedeniyle haklı olarak feshedildiğine hükmetti.
Yargıtay, işverenin fesih işleminin haklı nedene dayandığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerekirken yerel mahkemenin kabul kararı vermesini hukuka aykırı buldu ve kararı bozdu. Böylece hakaret ve küfür nedeniyle işten çıkarılan çalışanın tazminat talebi de kesin olarak reddedilmiş oldu.
