Çalışma hayatındaki yasal düzenlemeler ve işçi-işveren ilişkileri, farklı iş kollarında faaliyet gösteren milyonlarca çalışanın hak mahrumiyeti yaşamaması adına yargı kararlarıyla yeniden şekilleniyor. Standart fabrika veya ofis ortamları dışında kalan, ev işleri, tarım arazileri, çiftlikler ve hayvancılık tesislerinde belirsiz süreli sözleşmelerle emek veren işçiler, feshin getirdiği maddi zararlarla karşı karşıya kalabiliyor. Yüksek yargı organlarının Borçlar Kanunu hükümleri üzerinden geliştirdiği yeni hukuki yorumlar, yasal koruma kalkanı dışında kalan emekçilerin de finansal bütçelerini güvence altına alıyor.
Hukuk kurullarından ve adliye kaynaklarından aktarılan son kurumsal bilgilere göre, 17 Haziran 2026 tarihi itibarıyla iş hayatında dengeleri değiştirecek emsal niteliğinde bir yargı kararı paylaşıldı. Bursa‘da bir at çiftliğinde 5 yıl boyunca kesintisiz olarak çalışan karı koca, işveren tarafından hiçbir ücret ve tazminat ödenmeden işten çıkarıldı. Erkek çalışan çiftlikteki 15 at, 1 inek ve köpeklerin bakımı ile ahır temizliğini üstlendiğini, eşinin ise ev işleri ve yemek süreçlerini yürüttüğünü belirterek ihbar tazminatı ve fazla çalışma bütçelerinin tahsili talebiyle 1. İş Mahkemesi’ne başvurdu.
Davalı çiftlik sahibi ise savunmasında, çalışanların yaptıkları işlerin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini, sabah ve akşam yapılan hayvan bakım işlemlerinin günde birkaç saati geçmediğini iddia ederek davanın reddedilmesini talep etti. Dosyayı inceleyen yerel iş mahkemesi, erkek çalışanın seyis olarak görev yapması, kadın çalışanın ise ev hizmetlerinde istihdam edilmesi sebebiyle yasa gereği İş Kanunu hükümlerinin bu alanlarda uygulanamayacağına hükmetti. Mahkeme, bu teknik gerekçeyle işçi çiftin açtığı alacak davasının tamamen reddine karar verdi.
Yerel mahkemenin ret kararının ardından dosya temyiz incelemesi için üst yargıya taşındı. Devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca hizmetli ve tarım işçisini doğrudan ilgilendiren tarihi bir karara imza attı. İşverenin haklı fesih nedenini yasal devamsızlık tutanaklarıyla ispatlayamadığını belirten yüksek mahkeme, yapılan işin niteliği gereği işçiler kıdem tazminatına hak kazanamasa bile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 432 ve 438‘inci maddeleri uyarınca ihbar tazminatı hakkı kazandıklarını tescil etti.
Yüksek mahkemenin oy birliği ile aldığı bu emsal karar doğrultusunda, artık İş Kanunu kapsamı dışında kalan tüm ev hizmetleri, temizlik, bahçe ve tarım işlerinde belirsiz süreli çalışanların iş ilişkileri yasal güvenceye kavuştu. İşverenlerin, haklı bir neden göstermeksizin ve ihbar süresi tanımaksızın bu işçileri kapı önüne koyması durumunda, Türk Borçlar Kanunu bütçesi dahilinde hesaplanacak olan ihbar tazminatı tutarlarını çalışanlara nakden ödemek zorunda kalacağı kurumsal olarak kesinleşti.
#YargıtayEmsalKarar #İhbarTazminatıMüjdesi #İşHayatıHaberleri #YeniYargıKararları2026
GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
8 gün önceEKONOMİ
14 gün önceEKONOMİ
18 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.