Ana Sayfa Söyleşi Türkiye ekonomisinin lokomotifi: BURSA

Türkiye ekonomisinin lokomotifi: BURSA

0

Türkiye’de İş Dünyası dergisinin bu sayısında Türkiye’nin en köklü odası olan Bursa Sanayi ve Ticaret Odası’nı ağırladık. Her yıl Türkiye ortalamasından daha hızlı büyüyerek merkez bütçeye sağladıkları katkıyla ülke ekonomisinin Lokomotifi görevini üstlenen Bursa, Türkiye’nin sanayi başkenti aynı zamanda. Bu anlamda Türkiye’ye kazandırdıkları yenilikleri, sanayideki gücünü ve daha fazlasını konuşmak üzere Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a merak ettiğimiz 3 sorumuzu yönelttik.

1. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak ülkemizin en önemli odaları arasındasınız. Bize biraz BTSO’dan ve projelerinden bahseder misiniz?

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 50 bini aşkın üyesi ile Türkiye’nin en büyük ve en köklü ticaret ve sanayi odasıdır. Kurulduğu 1889 yılından bu yana Odamız, Bursa sanayicisi ve ticaret erbabının gelişimi için önemli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bursamızın çok daha güçlü bir geleceğe ulaşması ve Türkiye’nin hedeflerine liderlik etmesi hedefiyle göreve geldiğimiz BTSO’da ortak akıl vizyonumuz gerek sektörel sorunlarımızın çözüme kavuşmasını gereksede yeni yatırımların Bursamıza kazandırılmasını sağladı. Göreve başladığımız 2013 yılında ekonomide önemli bir dönüşüm hareketinin fitilini ateşledik. 16 makro proje hedefiyle çıktığımız yolda bugün 60’tan fazla makro projeyi hayata geçirmeyi başardık. Güçlü bir strateji, güçlü bir ekonomi, güçlü bir vizyon ve güçlü bir nesil temeli üzerine inşa ettiğimiz projelerle Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki öncü rolünü güçlendirdik. Başta TEKNOSAB, KOBİ OSB, GUHEM, BUTEKOM ve Bursa Model Fabrika gibi ülke ekonomisine değer katan projelerimizle kentimizi sanayi ve teknolojideki nitelikli dönüşümde ayrıcalıklı şehirler arasına taşıdık.

Bursa 2013 yılından bugüne her yıl Türkiye ortalamasından daha hızlı büyümeyi başardı. Bu dönemde merkez bütçeye katkımızı yüzde 120 artırdık. Orta yüksek teknolojili üretimde yüzde 52 ile Türkiye ekonomisinin 2 katı üzerinde bir performans elde ettik. Bursa’da 7 yıl önce 23 olan Ar-Ge merkezi sayımız 160’a ulaştı. İhracatta 16 milyar dolar barajına ulaşarak tarihi bir performansa imza attık. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla çalışmalarımıza devam ederek, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdüreceğiz.

2. Bir çok sektörün yatırım aldığı Bursa’da sanayinin mevcut durumunu ve geleceğini nasıl görüyorsunuz? Ülkeler için en stratejik sektör olan tarımın geliştirilmesi adına oda olarak yapılan çalışmalardan bahseder misiniz?

Ülkemizin sanayi hamlesinin lider kenti Bursa, gerek yerel dinamikleri gerekse de üretim yeteneği ve insan kaynağı ile yeni ekonomide de küresel ticaretin kilit oyuncuları arasında yer alma potansiyeline sahiptir. Bizler de 2013 yılında göreve geldiğimiz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda sahip olduğumuz ekonomik ve beşeri zenginlikleri, ortak aklın gücü ile daha da ileri taşımayı hedefledik.

Kent ekonomisinde başlatmış olduğumuz dönüşüm hamlesiyle Bursa, son yıllarda Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarının hız kazandığı, yüksek teknolojili ve katma değerli üretim odağında büyüyen kimliğini daha da pekiştirdi. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, işletmelerimizin dijital dönüşümüne rehberlik eden Bursa Model Fabrika, yeni nesil Ar-Ge ve mükemmeliyet merkezlerini bünyesinde barındıran BUTEKOM, BTSO MESYEB ve Enerji Verimliliği Merkezi gibi çok önemli projeleri kentimize kazandırdık.

Kentimizin sanayi ve ticaret hayatında başlattığımız bu önemli dönüşüm hamlesi ile Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesini kuran Bursa’nın, tekstil, otomotiv ve makine gibi sektörlerin yanı sıra savunma, uzay-havacılık, teknik tekstil ve kompozit gibi ileri teknoloji alanlarda söz sahibi olmasını sağladık. Bugün 17 OSB ve 1 serbest bölge ile Türkiye’nin sanayi başkenti konumunda bulunan Bursa, ülkemizde gelir seviyesi en yüksek 4 ilden biridir. Bursa iş dünyası olarak 16 milyar dolarlık yıllık ihracatımız, bizi dünyada 117 ülkeden daha iyi bir ihracat performansına taşımıştır. Kent olarak 24 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle ülkemizin ihracat odaklı büyüme hedeflerine katkı sağlamayı sürdürmekteyiz. Ürettiğine değer katan bir anlayışla 4 dolarlık ihracat kilogram birim fiyatına ulaşan Bursa, Türkiye’nin 2023 yılı hedefini bugünden yakalayan ender şehirler arasındadır.

Bursa’nın imalat sanayisinde orta-yüksek teknoloji yoğunluğu yüzde 52 ile Türkiye ortalamasının tam iki katıdır. Bursa ayrıca 8 milyar dolarlık dış ticaret fazlası ile de ülke ekonomisinde özel bir konuma sahiptir.

Bursa ayrıca 6 bin 500 ihracatçı ile Türkiye’de en fazla ihracatçıya sahip ikinci kent konumundadır. Odamız öncülüğünde hayata geçirilen Küresel Fuar Acentesi, Ticari Safari, UR-GE, yeni nesil fuar organizasyonlarının da katkısıyla kentimizin ihracatçı sayısı son dokuz yıllık dönemde 2 bin 900 artış göstermiştir. Bu veriler, Bursa’nın ekonomi alanında doğru strateji ve hamlelerle desteklendiğinde neleri başarabileceğini göstermesi açısından oldukça önemli. Sanayi alanlarının toplam yüz ölçümlerine oranı Almanya’da yüzde 4.44, İtalya’da yüzde 2.15, OECD ülkelerinde ise ortalama yüzde 2.5’tir. Bursa’da binde 8’lik oranın en az yüzde 1.5’a taşınması, Bursalı firmaların küresel rakipleri karşısında sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi ve rekabet edebilmesine imkân sağlayacak ve Bursa’ya çok önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır.

Ticaret Bakanlığı destekleriyle gıda sektörüne yönelik hayata geçirdiğimiz UR-GE projeleri ile firmalarımızın rekabetçiliğini güçlendiriyoruz. 2016 yılında başlayan ilk projemizde 40’a yakın ülkeden binlerce yabancı alıcının katıldığı alım heyetleri, Köln, Dubai ve Paris gibi kentlerde yurt dışı pazarlama faaliyetleri düzenledik. Üç yıllık proje süresince firmalarımızın ihracatı yüzde 82’lik bir artış gösterdi. Bu dönemde Türkiye’nin genel ihracatı ise yalnızca yüzde 5 yükseldi. Şu anda da “İşlenmiş Gıda” ve “Dondurulmuş Gıda, Taze Sebze Meyve ve Süt Ürünleri” olmak üzere iki ayrı UR-GE projemizde daha çalışmalar devam ediyor.

3. Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’yı hak ettiği yeşil sıfatına kavuşturmak için ne gibi çalışmalar yapılıyor? Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmak için yaptığınız çalışmalar var mı?

Ülkemizin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği’nde yaşanacak bu dönüşüm Türkiye’yi de elbette yakından ilgilendiriyor. AB pazarında değişen standartlar ve üretim anlayışı, Türkiye sanayisi için de dönüşümü zorunlu hale getirecek. Pandemi sonrası küresel ticarette firmalarda ilk aranacak şart, yeşil üretim ve sürdürülebilirlik koşullarını sağlayabilmeleri olacak. Özellikle ihracatçı firmalarımız yeni ürün ve üretim standartlarını sağlamak zorunda.

Avrupa Birliği Yeşil Mutabakata uyum sağlama zorunluluğu ile karşı karşıya olan firmalarımız önemli yatırımlar ve harcamalar yapmak durumunda. Ancak şu anda ülkemizde mevcut yatırım teşvik sistemi sürdürülebilirlik ve uyum amacı ile yapılan yatırımları destekleyememektedir. Bu nedenle sürdürülebilirlik yatırımları sektör ve bölge fark etmeksizin ayrı bir teşvik uygulaması ile desteklenmelidir. Avrupa’nın en az 1 trilyon euro kaynak ayıracağı bu süreçte ülkemizde yatırımların finansmanı için uygun yeşil yatırım kredileri imkânlarının sağlanmasının da yararlı olacağına inanıyoruz.

BTSO olarak AB ile ticarette rekabet gücümüzün korunması açısından Bursa’da ikiz dönüşüm olarak nitelendirilen hem dijital hem de yeşil dönüşümü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşüme hazırlıklı olmak için işletmelerin bağışıklık sistemlerini güçlendirmek gerekiyor. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz BTSO Enerji Verimliliği Merkez tarafından tasarlanan Enerji Yönetimi ve Yalın Proses Verimliliği uygulamaları güçlü bir sanayi için önemli bir fırsat sunmaktadır. BTSO EVM Yeşil Mutabakata uyum sürecinde karbon emisyonlarının ölçülmesi, enerji verimliliği etütlerinin yapılması, proses verimliliği çalışmaları, temiz üretim ve sürdürülebilirlik çalışmaları, ISO 50001 Enerji Yönetimi Sistemi kurulması ve çalışanlara yönelik uygulamalı eğitimler ile verimlilik faaliyetleri ile firmalara rehberlik etmektedir. Yeşil Bursamızı yeşil dönüşümün de lider kenti haline getirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Önceki haberOnlarda değişti! sorumlu madencilik devri başladı
Sonraki haberTürkiye ekonomisinin kalkınmasında önemli rol oynayacak

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.