Ana Sayfa Söyleşi Türkiye’nin tercihi ‘sade’likten yana

Türkiye’nin tercihi ‘sade’likten yana

707
0

Pandeminin etkisiyle evde kahve demlemek ve yöresel kahve çekirdeklerini fark ederek yeni tatlar keşfetmek hem hobiye dönüştü hem de kahve konusunda tüketicinin daha da bilinçlenmesini sağladı. Kahve demleme ekipmanları noktasında da bir değişimin yaşandığını belirten Kahve Dünyası CEO’su Kaan Altınkılıç, endüstrinin ev tipine uygun geliştirdiği ürünlerin yaygınlaştığını söylüyor. Kahve Dünyası olarak Türkiye’deki genel kahve alışkanlıklarına dair gerçekleştirdikleri anketlerle pandemi dönemi de dahil kahve severlerin tercihlerini takip ettiklerini belirten Altınkılıç, Türkiye’deki tüketicilerin tercihinin sadelikten yana olduğuna dikkat çekiyor.

Kurulduğunuz günden itibaren ülkemizde çok sevilen bir kahve zinciri haline geldiniz. Sizce bu kadar kısa sürede benimsenmenizin altında yatan sır nedir?

2004 yılında kurulduğumuz günden beri “Hepimizin Ortak Noktası” mottosuyla yola çıktık ve bu motto kurum kültürümüzün temeli oldu. Ürünlerimizi kendimiz üretiyor, kaliteden asla taviz vermiyoruz ve en iyi ham maddeleri kullanıyoruz. Değişen tüketici taleplerine üretici kimliğimiz ile hızlı cevap vererek beklentiyi en üst düzeyde karşılamayı hedefliyoruz. Türkiye’de tüm mağazalarımızın işletmesini kendimiz üstleniyoruz, böylece hem lezzet hem de hizmet garantisini kontrol altında tutuyoruz. Kahveden çikolataya, unlu mamulden dondurmaya, bini  aşkın  ürün çeşidimiz ve makul fiyat politikamızla, herkesin ulaşabildiği bir marka, “Hepimizin Ortak Noktası” olarak yolumuza devam ediyoruz.

PANDEMİ İLE KAHVEDE KEŞFE ÇIKILDI

Kahve, Türkiye’de giderek büyüyen bir sektör. Kahvenin bu hızlı yükselişini neye bağlıyorsunuz?

Türk kahvesi, kültürümüzde çok önemli bir yere sahip. Biz de Kahve Dünyası olarak markalaşma sürecimizde Türk kahvesini iletişimimizde her zaman öncelikli olarak konumlandırdık. Kuruluşumuzun ilk yıllarında Türk kahvesine uyguladığımız özel fiyat politikasıyla bu ritüeli evlerden cafelere taşıdık. 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nü sahiplenerek mağazalarımızda yüzbinlerce fincan Türk kahvesi ikram geleneğini başlattık. Tüm mağazalarımızda ve kahvedunyasi.com online satış sitemizde de Türk kahvesini taze çekilmiş olarak müşterilerimize sunuyoruz.

Pandemi etkisiyle evde kahve demlemek ve yöresel kahve çekirdeklerini keşfederek yeni tatlar keşfetmek hem hobiye dönüştü hem de kahve konusunda tüketicinin daha da bilinçlenmesini sağladı. Ayrıca iyi kahvenin sadece kafelerde içilir algısı, nitelikli kahve çekirdeğinin ulaşılabilir olmasıyla ev tüketimini de artırdı. Kararında tüketilen kahvenin faydaları hakkında daha çok bilinçlendik ve enerji kaynağı olduğunu keşfettik.

Son dönemlerde sosyal medyada yaptığınız araştırmalar dikkat çekiyor. Bu araştırmalar doğrultusunda en çok tercih edilen kahve çeşitleri nelerdir?

Sosyal medyayı çok önemsiyoruz. Misafirlerimizin özellikle dijital kanallardan bizimle paylaştığı her öneri ve iç görü bizim için çok önemli. Hepsini büyük bir titizlikle inceliyor ve değerlendiriyoruz. Instagram’da 280 bin takipçimiz var, takipçilerimizin büyük bir çoğunluğu aynı zamanda misafirimiz ve aramızda çok güzel bir etkileşim var. Bu nedenle Kahve Dünyası ürünlerini tanıyor ve biliyorlar. Deneyimlerini de severek paylaşıyorlar. Biz de fokus araştırmalarımızı kimi zaman sosyal medyadan yapmayı seviyoruz. Örneğin en son, ikonikleşen Türk kahvesi fincanlarımızın tasarımlarını double fincanlarımıza taşıdık. Fincan tasarımının single double etkisini ölçmek için de bir araştırma yaptık. Binlerce kişinin katıldığı anketin sonuçlarına göre, her iki kişiden biri Türk kahvesini double fincanda içiyor. Ankete katılanların yüzde 74’ü Türk kahvesinin asıl keyfinin double fincanda çıktığını düşünüyor. Double fincan en çok; geleneksel fincan küçük geldiği ve sohbetlere daha uzun süre eşlik edebildiği için tercih ediliyor. Ankete göre, Türk insanı günde en az bir kere Türk kahvesi içiyor. Katılımcıların yüzde 73 gibi büyük çoğunluğu Türk kahvesini sade içmeyi seviyor. “Aromalı Türk kahveleri seviliyor” mu sorusunu da gündeme getirdiğimiz ankette katılımcıların yüzde 88’i Türk kahvesini aromasız içmeyi tercih ettiğini belirtiyor.

Bundan önce de daha genel kahve alışkanlıklarına dair bir anketimiz olmuştu. Bu anketin sonuçlarına göre; pandemi döneminde evde yüzde 71 ile en çok Türk kahvesi tüketildi. Türk kahvesini yüzde 29 ile filtre kahve takip etti. Yöresel kahvelerde yüzde 75’in tercihi Kolombiya, yüzde 25’inki ise Etiyopya oldu. Ankete katılanlar kışın içmeyi en çok sevdikleri kahvenin ise yüzde 66 ile Türk kahvesi olduğunu söyledi. Filtre kahve içmeyi sevenlerin oranı ise yüzde 34 oldu.

“COĞRAFİ PENETRASYONU EN YÜKSEK KAHVE ZİNCİRİYİZ”

Kahve Dünyası’nın Türkiye’de pazar payı nedir? Türkiye’de bu pazarın geleceği hakkında öngörüleriniz var mı?

Kahve Dünyası Türkiye’nin coğrafi penetrasyonu en yüksek kahve zinciri. Aslında genel olarak büyük resme bak-tığımızda, akaryakıt noktalarımız ve mağaza konseptlerimiz ile en çok noktaya sahip marka olduğumuzu söyleyebiliriz. Sektörde pek çok özelliğimizle ayrışıyoruz çünkü konsept gereği benzersiz bir mağazacılık deneyimi sunuyoruz; çikolata, dondurma, unlu mamullerimizle ve paketli ürün gamıyla bini aşkın çeşitle servis veriyoruz. Bu da bizi sektörde diğer zincirlerden ayrıştıran önemli bir özelliğimiz. Mağaza sayısı olarak şu an Türkiye’deki kahve zincirleri arasında ikinci sıradayız buna karşı, Kahve Dünyası Algötür ile hizmet verdiğimiz markamız ise en büyük kahvecilerden ve yaygınlaşmaya devam ediyor. Kahve Dünyası tüm kuşaklar arasında en çok tercih edilen kahve zincir markası, bu da bizim için gurur kaynağı oluyor.

Ülkemizde ve yurt dışında kaç mağaza ile hizmet veriyorsunuz?

2022 itibarıyla 37 ilimizde 250’ye yakın noktada Kahve Dün-yası, Kahve Dünyası Fabrika, Kahve Dünyası Corner mağaza konseptleri ve Kahve Dünyası Algötür markamızla hizmet veriyoruz. 1.000’e yakın akaryakıt istasyonundaki Kahve Dünyası noktaları ile de sıcak kahvemizle Türkiye’nin her yerinde kahve tutkunları ile buluşuyoruz. 1’i Londra, 2’si Romanya, diğerleri de Körfez Ülkeleri’nde olmak üzere 15 noktada yurt dışında misafirimize hizmet veriyoruz. Büyümeye ve yatırımlarımıza hız kestirmeden sürdürmeye devam ediyoruz. 2022 yılı sonu itibarıyla hedefimiz; 300 mağazaya ulaşarak kahve severlere daha fazla noktada hizmet sunmak.

Son bir senede yüzde 76 oranında yükselen kahve fiyatlarının, Rusya Ukrayna Savaşı’nın gübre fiyatlarını körüklemesi nedeniyle 2022’de de artmaya devam edeceği belirtiliyor. Piyasa uzmanları da gübre kullanımının azalmasıyla üretim ve kalitenin istenilen seviyelere ulaşamayacağını ve bunun acısının bu senenin üçüncü çeyreğinde çıkmaya başlayacağını kaydediyor. Söz konusu fiyat artışları ile ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Dünyada kahve fiyatlarında artış söz konusu, bu da döviz kurlarından bağımsız bir şekilde kahve mahsulünün, özellikle Brezilya tarafında az çıkıyor olmasıyla ilgili. İklim koşulları, oradaki çiftçilerin artık yeni nesille birlikte tarımla uğraşmak istememesi gibi birçok neden üretimi etkiliyor.

2021 yılının Temmuz ayında özellikle Brezilya’daki kahve ağaçlarında beklenmedik bir don olayı gerçekleşti ve bu nedenle önümüzdeki yılın hasat miktarında ciddi bir azalma olacağı endişesi ortaya çıktı. Dünyanın en büyük ikinci emtiası olan kahve fiyatları hızla yükselmeye başladı ve bir önceki yılın iki katına kadar çıktı. Söz konusu endişeler gerçek oldu ve mahsülde ciddi bir azalma gerçekleşti.

2020 yılında 1.300 Dolar seviyesinde olan kahve borsa rakamları şu an 4.750-4.800 Dolar civarında seyrediyor. İklim koşullarının etkisinin yanı sıra, Rusya-Ukrayna savaşı da gübre ham maddesinde beklenen arz sıkıntısı ve üretimin azalacağı öngörüleri nedeniyle kahve dâhil tüm tarım ürünlerinin fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Buna ilave olarak, pandemi sonrası normalleşme dönemi ile global ticarette yaşanan tedarik sorunları, dünyanın en büyük kahve üreticisi olan Brezilya’dan yapılan yüklemeleri de etkiledi ve operasyonel olarak nakliyelerde gecikmeler yaşanmaya başladı. Transit süreler uzadı ve aynı zamanda nakliye maliyetleri 3-4 katına kadar yükseldi. Çin’in uyguladığı Covid-19 önlemleri de lojistiği etkileyen unsurlardan biri olarak, gemilerin geliş sürelerini uzattı. Lojistik tarafında yaşanan tüm bu gelişmeler de kahve fiyatlarının artmasına neden olan diğer bir faktör oldu.

Fiyatlarla ilgili üçüncü çeyrekteki sorunuzu cevaplayacak olursam, en çok tüketilen kahve olan Brezilya kahvesinin hasat dönemi yılın 3’üncü çeyreğinde gerçekleşiyor, kısa vadede bir fiyat düşüşü beklenmiyor aksine mahsül alındıkça fiyatlar yukarı yönlü gitmeye devam edebilir.

“BU DÜNYA HEPİMİZİN”

Kahve sektöründe sürdürülebilir ürünlerin önemi nedir? Kahve Dünyası olarak sürdürülebilirlik anlamında yaptığınız çalışmalar var mı?

Bir kahve zinciri iseniz her alanda sürdürülebilir bir marka olmanız şart. Markaların sadece kaliteli ürünler üretip, pazarlaması ve müşterileriyle buluşturması sürdürülebilir bir gelecek için yeterli değil. Bütün projelerimizi “Bu Dünya Hepimizin” adını verdiğimiz platformumuzun çatısı altında gerçekleştiriyoruz. “İyilik Kutuları” projesi ile altı vakıfla birlikte çocukların eğitim ve sağlık alanındaki ihtiyaçları için fonlar yaratıyoruz. Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, KAÇUV (Kanserli Çocuklara Umut Vakfı), TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı), Koruncuk (Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı) ve AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) ile çocukların çizimlerini çikolata kutularına taşıyoruz. Buradan gelen gelirin bir kısmını da vakıflarımıza bağışlıyoruz. “Her Çocuk Bir Fidan” projemizle mağazalarımızdaki kraft torbalardan elde edilen gelirle TEMA Vakfı’nın Türkiye genelinde uyguladığı doğa eğitim programlarına destek oluyoruz, şimdiye kadar 30 bin çocuğumuzun doğa eğitim programını üstlendik. Ayrıca yine TEMA iş birliğiyle Yeşil Termos projesini hayata geçirdik. Yeşil Termos ile kahvesini altı defa alan misafirlerimiz adına fidan bağışında bulunarak farkındalıkları için teşekkür ediyor, kağıt ve plastiğin tüketiminin azalmasına destek verdikleri için fidan bağışıyla bu farkındalığı hep canlı tutmaya çalışıyoruz.

Kahve Dünyası tarafından yapılan anketler;

  • Kahve severlerin yüzde 73’ünün Türk kahvesini sade içmeyi sevdiğini,
  • Yüzde 88’inin Türk kahvesini aromasız içmeyi tercih ettiğini,
  • Pandemi döneminde evde yüzde 71 ile en çok Türk kahvesi tüketildiğini,
  • Türk kahvesini yüzde 29 ile filtre kahvenin takip ettiğini,
  • Yöresel kahvelerde yüzde 75’in tercihinin Kolombiya, yüzde 25’inin ise Etiyopya’nın olduğunu,
  • Kışın içilmesi en çok sevilen kahvenin yüzde 66 ile Türk kahvesi olduğunu,
  • Filtre kahve içmeyi sevenlerin oranının ise yüzde 34 olduğunu ortaya koyuyor.

Önceki haberÇin’in kapanan kapıları Türk hazır giyiminin önünü açtı
Sonraki haberTuncay Özilhan: Dünyada muazzam bir güç mücadelesi yaşanıyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.