Ana Sayfa Söyleşi Savunmada oyunun kuralları değişiyor

Savunmada oyunun kuralları değişiyor

668
0

Türk savunma sanayi son dönemde yaptığı hamlelerle, dünya lideri olma yolunda hızla ilerliyor. İnsansız hava ve kara araçları, savaş gemileri, tanklar, akıllı mühimmatlar, atış kontrol sistemleri ile savunma sanayinde yerlilik payı her geçen gün artarken Türkiye, milli kaynaklarla ürettiği savunma sistemlerini dünyanın dört bir yanına ihraç ediyor. Dünya savunma sektörünün yeni oyun kurucusu haline gelen Türk savunma sanayinin hedefi ise gelecek 10 yılda ihracatını 10 milyar doların üzerine çıkarmak.

2000’li yılların başında start verilen yerlilik ve millilik hareketi ile ciddi anlamda bir gelişme gösteren Türk savunma sanayi, bugün 10 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bugün itibarıyla yürüttüğü proje sayısı 750’yi aşan savunma sektöründe, özellikle son beş yılda 350’ye yakın yeni proje başlatıldı. Doğrudan askeri sanayiye üretim yapan bin 500’e yakın firmanın faaliyet gösterdiği savunma endüstrisinde proje hacmi ise 60 milyar dolar seviyelerine tırmanmış durumda.

Yerli ve millî üretim stratejisi ile yoluna devam eden savunma sanayinin, kullandığı teknoloji ile de dünya çapında tercih edilir konuma geldiği görülüyor. Gelinen noktada Ruanda’dan Etiyopya’ya, Bangladeş’ten Yeni Zelanda’ya kadar Türk silah ve savunma sanayi teknolojileri tercih edilir oldu. Geçen yıl 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Türk şirketleri, bu yılsonunda söz konusu rakamı 3,2 milyar dolara, 2023 yılında ise 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye insansız hava ve kara araçları, savaş gemileri, tanklar, akıllı mühimmatlar, silah ve atış kontrol sistemleri ile ABD, Fransa ve Rusya gibi silah endüstrisi devlerle yarışır duruma geldi.

SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş

PANDEMİDEN EN AZ ZARARLA ÇIKILDI

 2020 yılının başından itibaren Covid-19 salgını dünya genelinde savunma ve havacılık sektöründe de zaman zaman duraklama dönemlerinin yaşanmasına neden olsa da bu sürecin Türkiye için olumlu katkıları da oldu. Özellikle 2020 yılı Eylül ayı itibarıyla Türkiye savunma sanayi hızla toparlanma sürecine girmeye başladı. TİM verilerine göre; Türk savunma ve havacılık sanayisinin 2021’in ilk çeyreğindeki ihracat oranı 2020’deki aynı döneme göre yüzde 47,7 artışla 643 milyon dolardan 950 milyon dolara ulaştı. Sanayiciler küresel aktörlerin yaşadığı üretim açıklarını ikame edebilecek üretim kapasitesine ulaşarak, Türkiye’nin coğrafi üstünlüğünü efektif bir şekilde kullanarak bu dönemi en az zararla kapatmayı başardı. Tüm bunların da ötesinde sektörün yerlilik oranını artırdıkça daha büyük başarılara yelken açacacağı tahminler arasında yer alıyor.

10 YILDA 1,5 MİLYAR DOLARLIK AR-GE BÜTÇESİ

Tamamıyla yüksek teknolojiye dayanan, dünyadaki pek çok teknolojinin ilk geliştiği ve yüksek maliyet gerektiren projelere imza atan sektörde bu sebeple Ar-Ge çok önemli bir yerde duruyor. Son 10 yılda 1,5 milyar dolarlık Ar-Ge bütçesine ulaşan sektör, kendi altyapısı, teknolojisi ve kaliteli istihdamı ile dışa olan bağımlılığını azaltmada büyük başarı gösterdi ve 2002’de yüzde 20’lerde olan yerlilik oranını yüzde 70’lere taşıdı. Son beş yıl içinde ihracatını yüzde 30 oranında artıran savunma sanayi, ithalatını ise yaklaşık yüzde 60 düşürdü. Savunma sanayinin yakaladığı bu başarının arkasında Ar-Ge’ye, yeni sistemlere ve üretim hatları ile insan kaynağına yaptığı yatırımlar bulunuyor.

DÜNYA LİSTESİNE YEDİ TÜRK FİRMASI ADINI YAZDIRDI

Sektörün son yıllarda ortaya koyduğu başarı, uluslararası listelere de yansımış durumda. Dünyada en fazla ciro yapan ilk 100 savunma sanayii şirketi listesinde (De[1]fense News Top 100); ASELSAN, TUSAŞ, BMC, ROKETSAN, STM, FNSS, HAVELSAN olmak üzere yedi Türk şirketi bulunuyor. Bu rakam bile sektörün Ar-Ge’ye olan inancını gösteriyor.

“TÜRKİYE, DÜNYANIN EN ÖNEMLİ SAVUNMA SANAYİ LİSTELERİNDEN OLAN DEFENSE NEWS TOP 100’DE 2008 YILINDA YALNIZCA BİR FİRMA İLE KENDİNE YER BULURKEN, 2020 LİSTESİNDE YEDİ FİRMA İLE YERİNİ DERİNLEŞTİRDİ.”

“ÜRETİCİLER ‘MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ’ HEDEFİNDE İLERLEMELİ”

2021 yılının ilk yarısında sektör yüzde 45 artışla 1 milyar 341 milyon dolarlık ihracata imza attı ve Türk bayrağını 169 ülkede dalgalandırma başarısı gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Savunma sanayisinde teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna” geldiğimizi söyledi. Bu noktada Türk savunma sanayinin dünyadaki konumunu değerlendiren SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş; “Savunma Sanayii Başkanlığımızın önderliğinde şu an yaklaşık 150 yeni savunma sanayi projesi devam ediyor. Projelerin sözleşme değeri 2002’de 5,4 milyar dolarken 2018’de 10 kattan fazla artarak 60 milyar dolara ulaştı. İçinde bulunduğumuz sene itibarıyla bu rakam tahmini 80 milyar dolar civarında. Yine, doğrudan askeri sanayiye üretim yapan şirket sayısı 2002’de 56 iken, bugün sayı 1.500’ü buluyor. Özellikle projelerde alt yüklenici olarak KOBİ’lerin kullanılması bu sayıyı artırıyor. Mesela bu sayı 2019’da 600’e ulaştı. 2017 ile kıyaslandığında KOBİ sayısındaki artış yüzde 280, büyük şirket sayısındaki artış ise yüzde 242 oranında. Yerli üreticilerimiz ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedefinde hareket etmeye devam ettikçe, bu oranlar ve katma değerli yerli ürünler de artmaya devam edecek” dedi.

“KÜRESEL REKABETİN ÖNÜNÜ AÇIYORUZ”

 Savunma ve havacılık sektörünün öncü firmalarını bünyesinde barındıran SAHA İstanbul’un savunma sektörü için yeri ve öneminden de söz eden Keleş, altı yıl önce Türkiye sanayi üretiminin yüzde 54’ünü kapsayan Kuzey Marmara Bölgesi’nden yerlilik oranını artırmak hedefiyle yola çıkan kümelenmenin, 650 üyeye ulaştığını ifade etti. Ayrıca kümelenmede 17 üniversitenin bulunduğuna dikkat çeken Keleş, “Bu çerçevede; Üniversite-Sanayi iş birliğini de teşkil ederek devletimizin ihtiyaç duyduğu platform, sistem ve alt bileşenleri hızlı ve yerli üretim gücümüzü kullanarak konsolide ediyoruz” diye konuştu.

Üyelerini savunma sanayi, sivil havacılık ve uzay sektörlerinde milli üretime teşvik ettiklerini ifade eden Keleş; “Üyelerimizi sadece taleple buluşturma değil aynı zamanda ülkede üretilemeyeni üretebilmek adına projelerde de buluşturarak, milli üretim yeteneklerini konsolide ediyoruz. Savunma ve havacılık sektörünün öncü firmalarını da bünyemizde barındıran yeni nesil kümelenmemizle sektör oyuncularının destek ve teşviklerden yararlanmasını sağlıyoruz” diyerek, Ar-Ge, Ür-Ge ve yeni teknolojilerde küresel rekabetin önünü açtıklarının altını çizdi.

BAĞIMLILIK AZALDI, İTHALAT YÜZDE 59 DÜŞTÜ

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI, son beş yılda Türkiye’nin silah ithalatının önceki beş yıllık döneme göre yüzde 59 düştüğünü bildirdi. Kurum, bunun en önemli nedeninin Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemlerini satın almasından sonra ABD’nin 2019’da F-35 teslimatını durdurması olduğunu bildirdi. Ayrıca Türkiye’ye uygulanan ambargoların, sektörün gelişmesinde önemli rol oynadığı belirtildi. SIPRI, Türkiye’nin silah üretimini artırdığını ve ithalata bağımlılığını azalttığını vurguladı.

Önceki haberSosyal medya ile geniş kitlelere açıl!
Sonraki haberBambi, sektördeki hikayesini “Kapok Naturel” ile devam ettiriyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.