Ana Sayfa Kapak Söyleşisi “Ortaklıkta uzmanlaştık ve dünya devleriyle işbirliği yaptık”

“Ortaklıkta uzmanlaştık ve dünya devleriyle işbirliği yaptık”

5200
0

Tuncay Özilhan, “Ortaklık Anadolu Grubu’nun yıllar içerisinde uzmanlaştığı bir konu” diyor ve devam ediyor: “Biz iş yapış şeklimiz ve değerlerimiz sayesinde dünyaca tanınmış şirketler tarafından tercih edilen bir ortak olmayı başardık. Bunun temelinde öncelikle ailelerimizden ve kurucularımızdan gelen adil olmak, güven, dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi değerler var.

Türkiye’de ortaklık zor iş diye anlatılır. KOBİ’lerdeki ortaklık yapıları bile bir türlü sürdürülebilir olmaz. Bu konuda Anadolu Grubu tam bir başarı hikayesi yazdı. İki ailenin ortaklığı ile kuruldu. Sonrasında Anadolu Grubu, The Coca-Cola Company, Faber-Castell, Isuzu, Kia, McDonald’s, Honda, Honda Marine, Kohler, Johns Hopkins Medicine gibi dünya devleri ile önemli işler yaptı. Dünyaya açıldı. Dünyanın bir çok ülkesinde pazar lideri haline geldi. Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan bu konuları anlatıyor.

Türkiye’de İş Dünyası dergisinin ikinci sayısında ekonomiye yön veren önemli bir ismi daha ağırlıyoruz. İşte sorular ve o sorulara Tuncay Özilhan’ın verdiği cevaplar:

Birçok kişinin idolü, patronu, abisisiniz. Yaşadığınız tecrübelerden yola çıkarak, iş hayatındaki başarının sırrı nedir?

Uzun yıllara dayanan iş hayatımda hep üretken ve çalışkan olma, gelişime ve yeniliğe önem verme, insan odaklı bir yaklaşımla empati kurma, saygıya ve sorumluluğa değer verme prensiplerini benimsedim. Bu prensiplerimin Anadolu Grubu gibi 19 ülkede yaklaşık 80 bin çalışanı olan büyük bir yapıya liderlik edebilme yolunda elimi kuvvetlendirdiğini düşünüyorum. Günümüzde iş yapış şekilleri gibi liderlik anlayışlarımız ve yönetim şekillerimiz de bir değişim ve gelişim yaşıyor. Sürekli değişime ve dönüşüme ayak uydurma çabası bu dönemin en önemli mücadelesi halini aldı. Liderler, faaliyet gösterdikleri sektör ve pazarların dinamiklerine daha hızlı ve proaktif yanıt vermeli, riskleri doğru yönetebilmeli ve olası durumlara hızlıca adapte olabilmeli. Kabul gören bir lider olabilmek, hem sorumluluğunu taşıdığınız insanların ihtiyaçlarını ve duygularını anlamaktan, hem de içinde bulunduğunuz durumları, gündemi ve sorunları doğru bir şekilde analiz ederek pozisyon alabilmekten geçiyor. Bu anlamda, öngörüsü yüksek, gerçekçi, temkinli ve duygusal açıdan güçlü bir karakterin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Tüm paydaşlarımızın beklentilerini görebilmemiz, çalışma ve yatırımlarımızı çağa ayak uyduran ve tüm paydaşların sürdürülebilirliğini göz önünde bulunduran vizyoner bir bakış açısıyla yönetmemiz gerekiyor.

Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan

Yerli üretimle ilgili çok büyük hassasiyetiniz olduğunu biliyoruz. Yerli üretimin kıymetini anlayabilmek adına genç bireylere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Büyümeyi sürdürülebilir kılmanın yolu, yerli üretimin yarattığı katma değeri artırmaktan geçiyor. Geleceğin dünyası, sadece endüstriyel anlamda üretmenin değil, yeni teknolojiler ve inovasyonlar üretmenin olmazsa olmaz olduğu, en yaratıcı fikirleri, iş modellerini üretenlerin güçlü olacağı bir dünya olacak. Dijitalleşmenin ve yeni teknolojilerin sunduğu fırsatlar doğru değerlendirilirse, Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayarak ülkemizin küresel pazarlardaki duruşu güçlenecektir. Anadolu Grubu olarak kurulduğumuz günden beri, üretime, özellikle de yerel üretime stratejik önceliklerimizin başında yer veriyoruz. Dünyanın farklı ülkelerindeki üretim tesislerimizle en üst standartlarda ve kalitede üretim yapıyor, binlerce kişilik istihdam sağlıyor ve ülke ekonomisine önemli bir katkıda bulunuyoruz. Yerli ve milli üretimin hem üreticiler hem de devlet tarafından desteklenmesi, işlerimizin ve ekonomimizin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Diğer taraftan, ülkemizi ve şirketlerimizi geleceğe taşıyacak olan asıl faktör, sadece ürün ve hizmet üretimi anlamında değil, yeni iş modellerinin ve teknolojilerinin üretimi için de gerekli yatırımların yapılması olacaktır.

Tüm dünya, yaşanan pandemi süreciyle çok zor bir dönemden geçti, geçmeye de devam ediyor. Bu süreçte Anadolu Grubu olarak sizler nasıl önlemler aldınız? Yol haritanızın detaylarında en çok nelere dikkat ettiniz?

Pandemi, hepimiz için beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan bir durum oldu ve hızla yayılarak hayatlarımızın ve gündemimizin merkezine oturdu. Pandemi sürecinin başından beri tüm hedeflerimizi sürekli olarak yeniden gözden geçiriyor, alternatif senaryolara göre aksiyon planları çalışıyoruz. En önemli önceliğimiz, çalışanlarımızın sağlığını güvenceye almak oldu ve otoritelerin öngördüğü önlemleri, tüm lokasyonlarımızda en üst seviyede uygulamaya özen gösterdik. Bir yandan işlerimizin ve paydaşlarımızın sürdürülebilirliğini sağlayacak stratejiler üzerinde çalışırken, diğer yandan da tüm bu süreç boyunca en büyük önceliği insanımıza, toplumumuza verdik. Hem milli dayanışmaya destek verdik, hem de Grup şirketlerimiz aracılığıyla iş ortaklarımız başta olmak üzere, farklı paydaşlarımıza bu zorlu süreçte destek olacak projeler geliştirdik.

Dünyanın en büyük firmalarıyla ortaklıklar yürütüyor ve Türkiye için de katma değer yaratıyorsunuz. Bu noktada, global ölçekte başarı yakalamanın olmazsa olmazları arasında neler yer alıyor?

Ortaklık, Anadolu Grubu’nun yıllar içerisinde uzmanlaştığı bir konu. Biz iş yapış şeklimiz ve değerlerimiz sayesinde dünyaca tanınmış şirketler tarafından tercih edilen bir ortak olmayı başardık. Bunun temelinde öncelikle ailelerimizden ve kurucularımızdan gelen adil olmak, güven, dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi değerler var. Zamanla Grubumuzun güçlü kurumsal yönetim altyapısını da bu kavramlar üzerine kurduk. Yine bugün kurucu felsefemiz diye adlandırılan ortak akıl diye bir kavramımız var. Kurucularımızdan bu yana gelen süreçte biz hep ortak karar alma kültürünü benimsedik. En başından beri iki ailenin ortaklığı olarak başlayan Grubumuzun hikayesi, zaman içerisinde pek çok farklı ortakla, paydaşla daha da güçlendi. Bugün AB InBev, The Coca-Cola Company, Faber-Castell, Isuzu, Kia, McDonald’s, Honda, Honda Marine, Kohler, Johns Hopkins Medicine gibi alanlarında dünyanın önde gelen isimleri olan markalarla ve şirketlerle ortağız. Ortaklıklarımıza hep uzun dönemli baktık. Bir ortaklığa girmeden, işe başlamadan önce ince eleyip sık dokumanın, iyice hesap yapmanın da doğru karar almakta önemli olduğunu düşünüyorum.

Türkiye ekonomisine dair tabloyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Yaşanan kur dalgalanmaları, yabancı sermayenin Türkiye dışına çıkması gibi durumlardan doğan negatif ortamdan nasıl bir çıkış yolu üretilmeli sizce?

Geleceğe güvenle ilerleyen, her alanda istikrarı yakalamış bir Türkiye için başarı hikayesi yazmanın yolu üreten bir ülke ve üreten bir toplum olmaktan geçiyor. Pandemi süreci ülkelerin ve şirketlerin kendi kendilerine yetebilmelerinin ekonomik güç ve sürdürülebilirlik açısından önemini hepimize gösterdi. Bizim de Anadolu Grubu olarak her zaman önem verdiğimiz tarım ve gıda alanlarında güçlü bir üretim kapasitesine sahip olmamızın stratejik önemi bu süreçte daha da çok öne çıktı. Yine tedarik zincirinin ayakta tutulmasının önemi, bu dönemde karşımıza güçlü bir madde olarak çıktı. Ülke olarak, farklı kaynaklarımızı en kısa sürede verimli bir şekilde mobilize ederek üretime ve tedarike her türlü desteği bugünden sağlamamız hem kısa hem de uzun vadede geleceğimize yapılacak en anlamlı yatırım olacaktır. Yine bir an önce işlerimizin sürdürülebilirliği için geliştireceğimiz süreçlere odaklanmamız gerekiyor. İş modellerimizi, dijital dönüşüm ile yeniden şekillendirirken, eğitim sistemlerimizi de yeni fikirler, yeni teknolojiler, yeni hizmet modelleri, yeni yetenekler üretecek şekilde geliştirmeliyiz. Yenilikçi ürün ve hizmet üretimi ile sanayimizi ve yatırımlarımızı büyütürken, toplum olarak her alanda üretken olacağımız ve yeniliklerle geleceğimizi şekillendireceğimiz sürdürülebilir bir bakış açısına sahip olmamız gerekiyor.

Ürettiğiniz değerde toplumsal cinsiyet ayrımına da karşı durup kadın emeğine büyük kıymet veriyorsunuz. Dünyayı Anadolu’ya bağlayan yıldız olmak için çalışmalar yürütüyorsunuz. Türkiye’de hala çokça tartışılan bu konuları ortadan kaldırmak için sizce neler yapılmalı?

Kadınların, ekonomik ve sosyal hayatın içinde eşit haklarla yer aldıklarında, yaşadıkları toplumlara ve dünyamıza katabilecekleri değer, hepimizin farkında olması gereken bir gerçek. Kadınlar, toplumlarının temel dayanakları olarak, kazandıkları gelirin büyük bir kısmını çocuklarının sağlık ve eğitimine ve yerel ekonomilerine yatırıyor. Bu da muazzam bir ekonomik etki yaratıyor. Fakat maalesef cinsiyet ayrımcılığı ve kadına şiddet gibi kavramlar bugün hâlâ tüm dünyanın en önemli sorunları arasında gösteriliyor. Kadınların eğitimine ve gelişimine destek olacak çalışmaların hızla artması, kadına şiddeti engelleyecek hukuki mekanizmaların daha etkin ve caydırıcı hale getirilmesi gerekiyor. Birleşmiş Milletler’in daha yaşanabilir bir dünya için belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında da yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların ekonomik ve toplumsal hayata aktif ve eşit katılımı gibi konular, özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinin büyümelerinde kritik önem taşıyor. Grubumuzun kadın istihdamına ve kadının yönetimdeki temsiliyet ve etkisinin artırılmasına yönelik çalışmaları bizi güçlü kılıyor. Türkiye’nin en fazla kadın yöneticiye sahip holdinglerinden biriyiz. Adel Kalemcilik, Anadolu Sağlık Merkezi, Anadolu Vakfı ve Anadolu Etap şirketlerimizin genel müdürlük pozisyonlarında kadın yöneticilerimiz çalışmalarını başarıyla sürdürüyor. Daha hep birlikte yapmamız gereken çok şey var. Medeni, kalkınmış ve adil bir dünya için, kadının üreteceği tüm değerlere ihtiyacımız var.

Çalışmayı çok sevdiğinizi ve hala bilfiil mesai harcadığınızı biliyoruz. Bu azmin ve çalışkanlığın sınırı olmadığını da biliyoruz ancak, ne olursa Tuncay Özilhan “artık tamam, tüm gerçekleştirmek istediklerimi gerçekleştirdim” diyebilir?

Evet, genelde seyahatler dışında sabah 8.30’dan akşam 6’ya iş başındayım. Daha önceden haftanın 7 günü işleri takip eder, hafta sonları fabrikalarda incelemeler yapardım. Şimdi hafta sonlarımı daha çok evde çocuklarla, torunlarla vakit geçirmeye ayırıyorum ama hafta içi aynı yoğun tempoya devam ediyorum. Emekliliği kabul etmedim. Ben insanın ürettiği sürece hayattan zevk aldığına inananlardanım. Hala işleri her detayına kadar takip etmekten büyük bir zevk alıyor, yeni işlerden, yeni projelerden büyük bir heyecan duyuyorum. Hayal gücünün ve gerçekleştirebileceklerimizin sonu yok. Hayatımıza her gün yeni kavramlar giriyor. Bugün 10 sene öncekine göre çok bambaşka işler üzerinde çalışıyorum. Dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik hayatlarımızın merkezine oturdu. Yarın belki başka yeni kavramlar olacak. O yüzden ben muhtemelen yaşım, sağlığım el verdiği sürece tamam demem. Sorumluluklarımı devretsem bile gündemi, yenilikleri, yeni işleri yakından takip etmeye devam ederim.

Anadolu Grubu’nun planlamalarından da bahsetmek istiyoruz. Kısa ve orta vadede hedeflediğiniz en önemli yatırım planlarınız neler?

Yatırım tarafında bir süre daha temkinli ve aciliyeti olmayan yatırımları zamana yayan bir bakış açısıyla ilerlemeyi planlıyoruz. Fakat toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi ve hızlı hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı yapıyoruz. Markalarımıza, tüketicilerimize, paydaşlarımıza, dijitalleşme ve finansal disiplinimize odaklanarak önceliklerimizi belirliyoruz. Geçen ay, Coca-Cola İçecek tarafında Özbekistan’da LLC Coca-Cola Bottlers Uzbekistan’ın operasyonlarını da bünyemize kattık. Uzun vadede ağırlıklı olarak tüketici ürünleri sektörlerinde yurt içi ve yurt dışında güçlü büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni yatırım fırsatlarını her zaman olduğu gibi değerlendirmeye devam ediyoruz.

Önceki haberİkame para dolarizasyon
Sonraki haberKadınlar ‘daha iyi bir gelecek’ için zirvede buluştu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.