Ana Sayfa Söyleşi Odağımız ihracat hedefimiz Osmanbey’in marka değerini yükseltmek

Odağımız ihracat hedefimiz Osmanbey’in marka değerini yükseltmek

762
0

Osmanbey’in ilk kadın başkanı olarak üreten, kazanan, ekonomiye ve toplumun her kesimine faydalı olan bir Osmanbey için çalışmaya devam eden OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı Eda Arpacı, “Uluslararası pazarda Osmanbey’in marka değerini yükseltirken odağımıza her zaman ihracatı alıyoruz” diyor.

Üretiminin yüzde 90’ını yaklaşık 164 ülkeye ihraç eden ve Türkiye hazır giyim ihracatının yüzde 5,5’ini sırtlayan Osmanbey bölgesi, İstanbul hazır giyim ihracatının da yüzde 7,6’sını gerçekleştiriyor. Osmanbey bölgesi olarak yükselen pazar paylarının sürdürülebilir hale gelmesinin sadece ucuz işgücü ve düşük kurlar ile mümkün olmayacağını dile getiren Osmanbey Tekstilci İş İnsanları Derneği (OTİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Eda Arpacı, “Ülkemizin genç ve dinamik nüfusumuzun yaratıcı gücü ve tasarım kabiliyeti de dünya üzerinde oldukça üst düzeyde. Bu avantajımızı markalaşma yolunda ivmelendirmemiz kritik bir öneme sahip” diyerek, Osmanbey’in marka değerini yüksetmeyi hedeflediklerine dikkat çekiyor.

Tekstil dünyasının nabzının attığı bir bölgeden sektörü temsil ediyorsunuz. OTİAD olarak özellikle içinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Tüm dünyanın ortak bir düşmana karşı savaş verdiği bu dönem bizleri gerek sosyal ve ekonomik açıdan gerekse bedensel ve ruhsal açıdan son derece yordu, öngörülemeyen pek çok hadiseye neden oldu ve maalesef olmaya da devam ediyor. İşletmelerimiz pandemi nedeniyle ortaya çıkan belirsizliklerle mücadeleye daha çok emek ve zaman ayırmak ve bu bağlamda yeni beceriler geliştirerek hayatta kalmak, hatta başarılı olmak için çıkan fırsatları değerlendirmeye odaklanmak zorunda.

Hammaddede, enerjide, lojistikte ortaya çıkan maliyet artışları taleplerin değişimi ve belirsizliklerle dolu bir ortamda, öngörülebilir ve istikrarlı olmayan kurlarla iş yapmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Yüksek kurlar ucuzlayan ürünlerimize yurt dışı talebi kısa dönemli olarak artırsa da orta ve uzun vadede etkisi zayıflayacaktır.

Ayrıca değişken talepler, hazır giyimde belirsizlikler yaratmakta ve gelir dağılımındaki dengesizlikler orta fiyat segmentlerine daha fazla baskı yapmaktadır. Bu bağlamda şirketler ürün çeşitliliğini azaltarak daha fazla talep odaklı ürünler oluşturup, stokçuluktan ve indirimli fiyatlardan uzaklaşmayı hedeflemektedir. Bu da hız ve esnekliği ön plana çıkarmakta, şirketler tedarik süreçlerinde “nearshore” ülkelere güvenme eğilimine girmektedirler. Bu eğilimlerle de dünya pazarında Türkiye her zamankinden daha cazip bir konumda yer alıyor.

  • OTİAD olarak sektörümüzü büyüterek birçok etkinlik ve faaliyet organize ederek, üyelerimize katma değerli üretim ve markalaşma yolunda hizmet veriyoruz. Kısaca neler yapıyoruz dersek;
  • Pandemi döneminde oluşturduğumuz Sanal Ticaret Heyetlerine yine sanal veya fiziki yeni ülkeler katarak, satışları artırmayı, hitap ettiğimiz coğrafyayı genişletmeyi ve yeni ülkelerde yeni pazarlarda yer almayı hedefliyoruz.
  • 22-27 Şubat tarihinde Osmanbey’in sezon açılışını yaptığımız Fashionist online fuarımızı 365 güne yaymak üzere Fashionist 365 Online Satış Platformu’nu devreye aldık.
  • 9-11 Şubat 2022’de 8’incisini düzenleyeceğimiz Fashionist Moda Fuarı ile ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fashionist Fuarı ile abiyeden gelinlik ve damatlığa, son model tasarım ve aksesuarlara kadar çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Osmanbey’in öncü markalarını modanın ve ticaretin merkezi İstanbul’da bir araya getirerek yeni fikirler ve stillerle trendlerin geleceğini belirleyecek, sektörün ihracat hedeflerine ulaşması için maksimum destek sağlayacaktır.

Pandemi süreci birçok sektörde hammadde tedariğinde sorun yaşattı. Sizler bu anlamda neler yaşadınız?

Pandeminin getirdiği aksaklıklarla beraber hazır giyimde sadece hammadde maliyeti ve tedariği ile ilgili sorunlar değil, aynı zamanda enerji ve lojistik maliyetlerindeki artış- lar, taleplerin değişimi ve belirsizliklerle dolu bir ortamda, öngörülebilir ve istikrarlı olmayan kurlarla iş yapmaya çalıştığımız bir döneme girdik.

Türkiye hem pamuk hem de polyester iplikte yüzde 50’nin üzerinde dışa bağımlı. Şu anda üreticilerimiz hammadde bulmakta zorlanıyor. Hali hazırda pamuk ipliği ithalatında yüzde 5-8 arası ek vergi uygulanırken söz konusu oran polyester ve viskon iplikte ise çok daha yüksek. Ayrıca hammadde ihracatının ülke ekonomisine daha az katma değer sağlamasına rağmen hammadde ihracatından dolayı hazır giyim firmaları yerli hammaddeye ulaşamıyor. Maliyet artışının yanı sıra ham maddeye erişiminin de zorlaşması sektörümüzün rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Biz de OTİAD olarak sektörümüzün çatı birlikleriyle birlikte talep ve önerimizi dile getirerek; katma değerli üretim yapan hazır giyim sektörünün hammadde ihtiyacını karşılamak üzere iplik ihracatına gözetim uygulanmasını veya iplik ithalatına uygulanan ilave gümrük vergilerinin kaldırılmasını talep ediyoruz.

OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı Eda Arpacı

TEKSTİL SEKTÖRÜ REKORA KOŞUYOR

Tekstil, Türkiye’nin en önemli ihracat kalemlerinden birisi. Sektör değişen dünyada ne durumda?

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü yıllık 20 milyar dolarlık, tekstil sektörü ise yıllık 12 milyar doların üzerinde ihracat hedefi ile rekora koşuyor. Türkiye dünyanın 5’inci, Avrupa’nın ise 2’nci büyük tedarikçi ülkesi konumunda. Hazır giyim ve tekstil sektörü yıllık 32 milyar dolarlık ihracat hedefiyle, katma değerli üretimi ve istihdama olan katkıları ile Türkiye’nin stratejik öneme sahip sektörlerinden biridir.

Osmanbey firmaları üretiminin yüzde 90’ını yaklaşık 150 ülkeye ihraç etmektedir ve Türkiye hazır giyim ihracatının yüzde 5,5’ini ve İstanbul hazır giyim ihracatının yüzde 7,6’sını gerçekleştirmektedir. İhracatımızın yüzde 43’ünü Avrupa Birliği ülkelerine, yüzde 25’ini Orta Doğu’ya, yüzde 10’unu Amerika’ya, yüzde 8’ini diğer Avrupa ülkelerine, yüzde 6’sını Eski Doğu Bloku ülkelerine, yüzde 4’ünü ise Afrika ülkelerine yapıyoruz.

Ocak-Kasım 2021 tarihleri arasında bir önceki yılın aynı dönemine göre hazır giyimde yüzde 20,2 tekstil ve hazır giyim toplamında yüzde 22,9 oranında artış olmuştur. Aylık ihracatımız 90 milyon dolardan 116,6 milyon dolara çıkmıştır. 2021 yılını yaklaşık 1,5 milyar dolar ihracatla ta- mamlayacağımızı düşünüyorum.

Yükselen pazar payımızın sürdürülebilir hale gelmesi sadece ucuz işgücü ve düşük kurlar ile mümkün değil. Ülkemizin genç ve dinamik nüfusumuzun yaratıcı gücü ve tasarım kabiliyeti de dünya üzerinde oldukça üst düzeyde. Bu avantajımızı markalaşma yolunda ivmelendirmemiz gerekiyor. Markalaşma sermaye birikimini de gerektirir. Sermaye birikimi için de istikrarlı bir ekonomik düzen şart.

DİJİTALLEŞEREK GÜÇLENİYORUZ

Teknoloji kullanımı ve dijitalleşme artık her an karşımızda. Sektör bu gelişmeleri nasıl takip ediyor? İş süreçlerinizin neresinde dijitalleşme adımları?

Dijitalleşmeye 2019 yılında Osmanbey Guide projemiz ile başladık. Şişli ve Kağıthane bölgesinin detaylı envanterini çıkararak, mağazalardan otellere, döviz bürolarından tarihi mekanlara kadar erişmek istenen her yere kolayca erişim sağlanacak, ilgili görsel ve açıklamalar ile dört dilde yol gösterilecek. Google Play Store ve App Store’dan kolayca telefonlarımıza kolayca indirilebilen Osmanbey Guide uygulamasını geliştirdik.

Değişen ve dönüşen koşullara ayak uydurmaya çalışarak ve yeni normalin şartlarını dikkate alarak iş yapma şekillerimizi gözden geçirdiğimiz bu dönemde dijital altyapı ve yetkinliklerin ne kadar stratejik öneme sahip olduğunu bir kere daha fark ettik.

“Dijitalleşerek Güçleniyoruz” sloganıyla yola çıktığımız bu dönemde biz OTİAD olarak üyelerimizin dijital dönüşüm süreçlerini destekleyerek, dünyanın dört bir yanından alıcılarla buluşma imkanı sağlayarak sektörün ilk online moda ve hazır giyim fuarı olan Fashionist online fuarımızı 22-27 Şubat 2021 tarihinde 71 firmanın katılımıyla gerçekleştirdik.

Gelen yoğun talepler üzerine hazırladığımız, hazır giyim sektörünün önde gelen bölgelerinden Osmanbey’in, tasarım ve üretimdeki gücünü tüm dünyaya tanıtma imkanı verecek olan online platformumuz FASHIONIST365 ile katılımcı firmalarımızı dünyanın dört bir yanından alıcılarla 365 gün buluşturmayı hedefledik.

E-ticarette giyimin pazar hacmi oldukça genişledi. Sektör olarak e-ticaret konusunda nasıl bir vizyona sahipsiniz? Gelecekte bu işin hangi noktalara ulaşacağını düşünüyorsunuz?

E-ticaretin yükselişiyle toptan mağazacılık da bir dönüşüm sürecine girdi. Toptan satışta da Hybrid modelini uygulayan firmaların ön plana çıkacağını düşünüyorum. Geleneksel mağazacılığın yanında işini dijital platformlara uyarlayanlar gelecekte başarılı olacaklardır. Bir yandan fiziksel mağazanın internete taşınması, yeni bir kanalda daha ürün satışı yapılmasını sağlarken, diğer yandan dijital platformlarla müşteriler için zamandan tasarruf sağlandığı gibi sınırsız ürün sergileme imkanı da sunabiliyor. Ayrıca müşterilere detaylı teknik bilgiler sunarak fiziksel mağaza müşterilerinin bilgi ihtiyacını da karşılıyor. Dijital platformlarla belirli bir lokasyona bağlı kalmadan dünyanın her yerine ürününüzü satabiliyorsunuz. Özetle hızlı değişen dünyada, koşullara ayak uydurmak ve alıcıya en hızlı ve kısa bir zaman içinde ulaşabilmek için Hybrid sisteme adapte olmak durumundayız.

Markalaşma kavramı ürettiğiniz ürünün dahi önüne geçebilen önemli bir unsur. Türkiye’den dünyaya açılan çok önemli markalar da var. Markalaşma kavramına nasıl yaklaşıyor OTİAD?

Uluslararası rekabetin en yoğun yaşandığı sektörler- den biri olan tekstil ve hazır giyim sanayi aynı zamanda en yüksek gelir getirici sektörlerden biridir. Sektör, üretiminin önemli bir kısmını fason işçilik üzerinden gerçekleştiriyor. Bu noktada teknolojiyi yakından takip eden Türkiye, kaliteli işgücü ile elindeki kapasiteyi daha etkin kullanarak fason üreticilikten çıkıp, tasarım konusunda yoğunlaşarak ve kendi markalarını yaratarak katma değeri yüksek ürünler üretmeli.

Bizlere biraz da gelecek planlamalarınızdan bahsedebilir misiniz? Türk giyim sektörünü önümüzdeki yıllarda nerelerde göreceğiz?

OTİAD olarak öncelikli hedefimiz, Osmanbey’in marka değerini yükselterek dünya pazarlarında hak ettiği yere gelebilmesini sağlamak. Bunun için tüm yeni trendlerin takibinin, teknolojik uyumun sağlanması ve kendi tasarımlarımızı kendi etiketimizle sunabilmek adına çalışıyoruz. E-ticaret ile dünyada mağazacılık yeni bir döneme girmiştir ve bu bizler için yeni fırsat kapılarının aralanması anlamına geliyor. Eskiden ihracatçı ile nihai tüketici arasında birden fazla aracı bulunurken bugün nihai tüketici aracısız bile üreticiye ulaşabilmektedir. Bu fırsatı markalarımızın ve tasarım gücümüzün değerini bulmasında kullanabilmek üzere fuarlarımızı sürdürmeye, dijitalleşme adımlarını kuvvetlendirmeye devam edeceğiz.

Önceki haberGlobal köyün dijital oyuncusu: NAVLUNGO
Sonraki haberSertaç Hamza McDonald’s Türkiye’nin Tedarik Zinciri Direktörlüğüne atandı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.