Ana Sayfa Kapak Söyleşisi “Mesleğin cinsiyeti olmaz”

“Mesleğin cinsiyeti olmaz”

3740
0

“Kadın girişimciliği; bir kalkınma, eşitlik ve ekonomik gelişim fırsatı sağlar. Kadınların iş hayatına güçlü, etkin ve eşit katılımının sağlanmasına yönelik atılacak her adım, toplumun gelişimine ve ekonomik kalkınmaya yönelik bir yatırım olarak görülmeli. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak amacımız ülke genelinde kadınlarımıza birçok alanda eğitim vermek ve kadınları her alanda desteklemek. Kadın girişimci sayısı, mevcut girişimcilerin korunması ve işlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi ile artırılabilir. Bu bilinçle girişimci kadınlarımızla sürekli iletişim halindeyiz.”

Yaptığı işi sadece akaryakıt satmak olarak düşünmüyor, sosyal sorumluluk projeleri geliştirip uygulayarak, sadece markası adına değil, ülke için de kaldıraç etkisi yaratıyor. Türkiye’nin gündemine “tuvalet temizliği ve hijyen” konularını getirerek, ülkede hatta dünyada bu konuda bir bilinç oluşmasına katkıda bulunan bir isim o. Kimden mi bahsediyoruz? Türkiye’deki kadın hareketinin öncülerinden biri olan; OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk’ten…

Bir süre devam ettirdiği öğretmenlik mesleğinin ardından farklı bir alana geçen Nurten Öztürk’ün ticaret hayatına girişi, bir kadının akaryakıt ve madeni yağ sektörüne farklılık katabileceğinin en güzel örneği aslında. Öztürk’ün dünyanın birçok noktasında gündem ve örnek proje olan ‘’Temiz Tuvalet’’ kampanyası, temiz ve sağlıklı bir toplum yaratma mücadelesinin de en anlamlı göstergesi. Bu kampanya Türkiye’nin gündemine “tuvalet temizliği ve hijyen” konularını getirerek, ülkede, hatta dünyada bu konuda bir bilinç oluşmasına katkıda bulundu. 22 yıldır devam eden Temiz Tuvalet Kampanyası ile sadece kendi istasyonlarında değil ülke genelinde hijyenin önemini vurgulayarak, azimle ve de ısrarla bir standart oluşturmaya çalışan bir iş insanından söz ediyoruz.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanlığı görevini de sürdüren Öztürk, kadın girişimciliğini bir kalkınma, eşitlik ve ekonomik gelişim fırsatı olarak görüyor. Kadınların iş hayatına güçlü, etkin ve eşit katılımının sağlanmasına yönelik atılacak her adımın, toplumun gelişimine ve ekonomik kalkınmaya yönelik bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini söylüyor.

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk

Erkek egemen bir alanda bir kadının istediğinde neler yapabileceğini, kadın erkek eşitliğinin esasında daha aileden başladığını anlatan Nurten Öztürk’le gerçekleştirdiğimiz bu keyifli söyleşi ile baş başa bırakıyoruz sizleri… “Kariyerime öğretmen olarak başladım. 1984 yılına kadar da öğretmenlik yaptım. Sonrasında eşim Fikret Öztürk’ün ticarete atılma kararına destek olarak meslekten ayrılarak aile şirketimiz olan ve 1980 yılında kurduğumuz Öztürkler Petrol Ltd. şirketinde çalışmaya başladım. 1992’de ise Türkiye’nin ilk yerli akaryakıt şirketi olan OPET Petrolcülük A.Ş.’yi kurduk. Kuruluşundan itibaren şirketin her bölümünde aktif olarak görev yaptım. Halen OPET’te Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi olarak görevime devam ediyorum. Ancak hep dile getirdiğim gibi o günden bugüne öğretmen geçmişimin bana kazandırdığı farkındalıkla başarıya ulaştım. Şirketimizde kurulduğu günden bu yana her bölümde görev yaptım özellikle markamızın müşterilerimize yani insana değen her noktasında değişim ve iyileştirme yapmak ana hedefim oldu. OPET’te sosyal sorumluluğun bir kurum kültürü olarak benimsenmesi için yoğun emek harcadım. Sonuç odaklı, süreklilik içeren ve toplumsal sorunların çözümüne yönelik ekonomik kalkınmayı destekleyici sosyal sorumluluk projelerimiz bugün örnek gösterilen projeler haline geldi.”

KADIN İSTİHDAMINDA ROL MODEL

Akaryakıt dağıtım sektöründeki ilk kadın çalışanlar- dan biri, hatta ilk kadın yöneticiyim. Bu konuda sektörde rol model olarak beni gördü kadınlar. Bu alanda somut adımlar attık. Bayilerin, eşlerini de işe dahil etmeleri konusunda yüreklendirdik. Üç yıldır da istasyonlarda bu bakış açısından yola çıkan ve Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk’ün liderliğiyle ilerleyen Kadın Gücü Projesi ile çok başarılı bir noktaya geldik. Akaryakıt işi erkek işi olarak algılanıyordu. Bu değişti. Biz bu alanda kadınlara çalışma imkanı sunuyoruz. Bugün 77 ildeki OPET istasyonlarında pompa başında çalışan kadınlar yer alıyor.

OPET kuruluşundan itibaren çok kısa bir sürede büyük başarılar elde etti. Başarınızın sırrı nedir?

OPET insan odaklı bir marka. Finansal büyümenin yanı sıra toplumsal sorumluluğunun bilincinde bir marka ortaya çıkardık. Projelerimizde toplumun nabzını tutuyor, insanımızın ihtiyaçlarına cevap verecek projeler hayata geçirmeye özen gösteriyoruz. Bir akaryakıt markası olmanın ötesindeyiz… İçinde bulunduğumuz toplum ve müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiye ve onlarla kurduğumuz gönül bağına büyük önem veriyoruz. İstasyonlarımızdaki yüksek kaliteli ürünlerimiz ve fark yaratan uygulamalarımızla en üstün hizmeti sunmaya odaklanıyoruz. Çalışanlarımız, müşterilerimiz, bayilerimiz, tedarikçi ve tüm paydaşlarımız için artı değer üretmeye odaklanıyoruz.

“BİZİM İÇİN NORMAL OLAN RAKİPLERİMİZİN YENİ NORMALİ”

Yaptığınız projelerde sadece markanız için değil sektör ve hatta ülke için kaldıraç etkisi yaratıyorsunuz…

Bugüne kadar yürüttüğümüz projeler arasında en çok bilineni Temiz Tuvalet Kampanyası’nın dışında Yeşil Yol Projesi, Örnek Köy Projesi, Tarihe Saygı Projesi ve devamında gelen Troya konsept köyleri Arkeoköy ve Etnoköy, Trafik Dedektifleri, Kadın Gücü ve İşimiz Temiz gibi projelerimiz var. 22 yıldır devam eden Temiz Tuvalet Kampanyamız ile sadece kendi istasyonlarımızda değil ülkemiz genelinde hijyenin öneminin vurgulayarak bir standart oluşturmaya çalıştık. Bizim için normal olan bu standartlar pandemi döneminde rakiplerimizin yeni normali oldu. Akaryakıt istasyonlarımızda aldığımız önlemlerle toplum sağlığının korunmasına katkıda bulunuyoruz. Korona virüse karşı farkındalık çalışmaları kapsamında tüm akaryakıt istasyonlarımıza yerleştirdiğimiz posterlerde “elleri en az 22 saniye yıkamak, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnu kapatmak, kullanılan mendili çöpe atmak, ellerin ağız ve burun ile temasından kaçınmak, tuvaletleri temiz kullanmak” gibi salgın hastalıklara karşı alınabilecek sağlık önlemlerine dikkat çekiyoruz. Temizlik ve hijyenin önemini yıllardan beri bilen ve uygulayan bir marka olarak toplumsal sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bu durumu artık bir proje olmasının ötesinde bir misyon olarak benimsedik.

10 MİLYON KİŞİYE HİJYEN EĞİTİMİ

Dünyanın birçok noktasında gündem ve örnek proje olan “Temiz Tuvalet” kampanyası temiz ve sağlıklı bir toplum yaratma mücadelenizin en anlamlı göstergesi oldu diyebilir miyiz?

Temiz Tuvalet Projesi, Türkiye’de yapılan en uzun soluklu toplumsal projelerden biri. Bizim de ilk sosyal sorumluluk projemiz. Türkiye’nin önemli bir sorununu hedef aldık ve temizlik bilincini yükseltmeyi ve sağlıklı bir toplum yaratmayı amaçladık. Temiz Tuvalet Projesi’nin başlangıcından bu yana OPET Eğitim Ekibimiz ile 10 milyonu aşkın kişiye hijyen eğitimi verdik. Çocuk ve yetişkinlerin ilgi ve beğeni ile izlediği, eğitim içerikli çizgi filmler ve reklam filmleri hazırlayarak televizyonlarda yayınlanması sağladık. Tecrübelerimizi aktarmak üzere yurtdışından davetler aldık. Makedonya ve Su- udi Arabistan’da bu konuda eğitimler verdik. Diğer yandan 2012 yılında TSE tarafından kamuya açık tüm tuvaletler için hazırlanan standartlar bizim raportörlüğümüzde şekillendi. Özetle OPET istasyonlarının tuvaletlerinden başlayan “Temiz Tuvalet Kampanyası” 22 yıldır aralıksız devam ediyor. Ülkemizde ve dünyada bu ölçekte bir proje yok. Temiz Tuvalet Kampanyası Türkiye’nin gündemine “tuvalet temizliği ve hijyen” konularını getirerek, ülkede bu konuda bir bilinç oluşmasına katkıda bulunuyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde görev aldınız? Bu alanda nasıl bir gelişme oldu?

Bu benim açımdan çok önemli bir gelişme… Kadın duyarlılığım ile başka alanlarda da fark oluşturacağıma inandığım için yaklaşık iki yıldır da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu başkanlığını yürütüyorum. Ülke sevdalısı bir iş kadını olarak bu onurlu görevi kabul ederken de düşündüğüm tek şey bu kadar değerli, saygın, birikimli bir iş gücüne duyduğum inanç ve birlikte ülkemiz için yapabileceklerimizin yarattığı heyecandı. Göreve geldiğim günden bu yana da mevcut projelerin en sağlıklı biçimde yürütülmesi ve geliştirilerek tabana yaygınlaştırılması ve öncelikle pandemi döneminin olumsuz etkilerini azaltacak gerekli projelerin hayata geçirilmesi için yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyorum.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak hedeflerinizden bahseder misiniz?

Kadın girişimciliği; bir kalkınma, eşitlik ve ekonomik gelişim fırsatı. Kadınların iş hayatına güçlü, etkin ve eşit katılımının sağlanmasına yönelik atılacak her adım, toplumun gelişimine ve ekonomik kalkınmaya yönelik bir yatırım olarak görülmeli. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak amacımız ülke genelinde kadınlarımıza birçok alanda eğitim vermek ve kadınları her alanda desteklemek. Kadın girişimci sayısı, mevcut girişimcilerin korunması ve işlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi ile artırılabilir. Bu bilinçle girişimci kadınlarımızla sürekli iletişim halindeyiz. Başta koçluk programları olmak üzere; hayata geçirdiğimiz farklı projelerle kadınlarımızı iş hayatına kazandıracak her alanda destek çalışmalarına devam ediyoruz. Amacımız ülkemizdeki kadın girişimci potansiyelini nicelik ve nitelik bakımından geliştirmek. Girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesine öncülük etmenin yanı sıra; kadınlara kişisel gelişim yollarını öğreterek kariyer geliştirme fırsatları sunuyoruz. Girişimci ruhlu kadınlarımıza, bu özelliklerini daha etkili ve verimli kullanabilmelerini sağlayacak ve iş kurmayı düşünenlere kuruluş ve devamında işi sürdürme süreçlerinde ihtiyaçları olacak temel bilgileri veriyoruz.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak, 81 ilde faaliyet gösteren kurul başkanlarımız ve üyelerimiz ile kadının üretime daha fazla katılması, üniversiteler iş birliği ile eğitimler verilmesi, kadın istihdam eden şirketlerin ödüllendirilmesi, kooperatifleşme, Cinsiyet Eşitliği farkındalık programı, rol model buluşmaları gibi birçok konuda projeler geliştiriyoruz. Bunların başında Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (HBÖGM), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET’in iş birliği ile hayata geçirilen “İşimiz Temiz Projesi” geliyor.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ve Beko iş birliğinde, Arçelik Perakende Akademi desteğiyle hayata geçirilen Girişimin Kadın Kahramanları Projesi kapsamında 16 ilde kadınlara satış, pazarlama, finans ve insan kaynakları yönetimi, müşteri ve hizmet odaklı yaklaşımlar konusunda eğitimler verildi.

Facebook ile hayata geçirdiğimiz “She Means Business” projesi ile girişimci kadınlara sosyal medya üzerinden ürünlerini pazarlama konusunda eğitimler veriliyor. Program kapsamında şimdiye kadar Türkiye’nin farklı bölgelerinde 5 binden fazla kadın, dijital pazarlama araçlarının kullanımına dair çeşitli eğitimlerle desteklendi.

İnternetle Hayat Kolay projesi ile toplumda online hayat ile tanışmamış, dijital dönüşümünü tamamlayamamış kesim için internet kullanımı konusunda temel bilgi eksikliğini gi- dermeyi amaçlamaya yönelik eğitimler verildi.

Kadınların ekonomik hayata katılımı konusunda gerekli bilgi ve becerilerle donanarak toplumsal ve ekonomik konumlarının güçlenmesi ve ekonomik kalkınmada aktif rol almaları için desteklenmesi amacıyla TOBB, Habitat Derneği ve Coca-Cola Türkiye iş birliği ile yürütülen “Kız Kardeşim Projesi”, bu eşitsizliği ortadan kaldırmakta önemli rol oynamış olup 2015-2020 yılları içerisinde 81 ilde gerçekleştirilmiş finans, bilişim, iletişim ve girişimcilik eğitimleriyle yüz yüze ve online olarak 100 binden fazla kadına ulaştı. Son dönemlerde odağımıza kadın kooperatiflerinin gelişmesini ve sürdürülebilir olmasını aldık. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak Kadın Kooperatifçiliğinin önünü açmaya, destekleyici faaliyetlerde bulunmaya ve sorunlarına çözüm üreterek kalkındırmaya çalışıyoruz.

Nurten Öztürk sektördeki yolculuğuna eşi Fikret Öztürk (OPET Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı), oğlu Ali Şafak Öztürk (OPET Yönetim Kurulu Üyesi – Regnum Carya Golf & Spa Resort Yönetim Kurulu Başkanı), kızı Filiz Öztürk (OPET Yönetim Kurulu Üyesi) ve oğlu Ufuk Öztürk (OPET Yönetim Kurulu Üyesi – Quantag Yönetim Kurulu Başkanı) ile devam ediyor

“DEĞİŞİM ZİHİNLERDE BAŞLAMALI”

Girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesini sağlamak için nelere ihtiyacımız var? Bu noktada sanırım değişimin ilk önce zihinlerde başlaması gerekiyor?

İş hayatı büyük bir dönüşüm yaşıyor. Dijitale doğan, dijitalle büyüyen kuşaklar iş hayatına giriyor. Araştırmalar kadınların bulundukları şirketlerin finansal performansına da olumlu katkısı olduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınların girişimcilik ve yöneticilik yönlerini güçlendirmenin önemini gösteriyor.

Özellikle son yıllarda bu konuda önemli bir bilinç oluştu. Eğitim programları ve çeşitli desteklerle kadınların özellikle dezavantajlı oldukları alanlarda gelişimlerine katkıda bulunuluyor. Bu programlar sayesinde kadınlarımız kendilerinin ve potansiyellerinin farkına varıyor. Kadınlarımız sınırlarını zorluyorlar ve daha önceleri hayal edemedikleri alanlarda büyük başarılara imza atıyorlar.

İş dünyasında da son yıllarda üst düzey yönetici olarak dernek ve şirketlerde kadınların etkinliğine şahit oluyoruz. Buna karşın Anadolu’da kadınların iş hayatına katılımında sorunlar yaşanmaya devam ediyor. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Günümüzde artık kadınların her işi yapabilecek yetkinlikte olduğu gerçeği benimsenmeye başladı. Ancak halen gidilecek çok yol var. Cinsiyet eşitliği tüm dünya için bir zorunluluk ve gereklilik. Sürdürülebilir büyüme ve refahın artması için kadınların iş hayatında daha fazla yer bulması şart. Kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması yönünde atılan adımlar mutluluk verici ancak yeterli değil. Hedefimiz mesleğin cinsiyeti olmadığı algısının toplumsal düzeyde benimsenmesini sağlamak, kadınların çalışma hayatının her alanında fırsat eşitliği ilkesi çerçevesinde başarıyla var olabileceğini göstermek. Türkiye’nin dört bir yanında farkındalık çalışmalarımız devam ediyor.

Türkiye’de kız-erkek ayrımı aileler tarafından yapılırken böylesine bir ortamda kadın girişimcilerin işleri de bir hayli zor görünüyor…

İleriye gitmenin yolu insan hakları ve çeşitlilik zeminine dayanan politikalardan geçiyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir, sürdürülebilir bir dünya bırakmak istiyorsak her insanın eşit olduğu gerçeğine odaklanmalıyız. Bunu iletişim kurarken kullandığımız dile de yansıtmalıyız. Kadınların iş hayatına aktif katılımına engel niteliğindeki tüm engeller aşılabilir. Çocuğunu büyütürken büyük başarılara imza atan birçok kadın bilim insanı, araştırmacı, iş insanı, girişimci, yönetici bu önyargıların aksini ispatlıyor. Bu başarı hikayelerini daha çok anlatmaya, kadınlara ilham vermeye ihtiyacımız var. Cinsiyeti öne çıkaran eski anlayış değişiyor, bir işi en iyi şekilde yapılması için gereken yetenekler önem kazanıyor. Kadınlar için iş hayatında başarının önündeki engeller kalkıyor. Kadının yapabileceği ya da yapamayacağı işlere dair önyargı ve ayrımcılık önlerindeki en büyük engel. Bunu eğitim yetersizliği ile maddi ve manevi destekten yoksun olmak izliyor. Kadınların herhangi bir konuda fikirlerinin önemsenmemesi ve erkek fikrine muhtaç olduğuna dair görüşler, kadının hassas olduğu ve erkeğin korunmasına ihtiyaç duyduğu önyargıları iş dünyasında kadınların motivasyonunu etkileyen en önemli konular arasında yer alıyor. Bu konuda önyargıları kırmak hepimizin görevi.

Yaptığınız çalışmalarla birçok kadına rol model oldunuz aslında. Son olarak sizin yolunuzda ilerlemek isteyen kadınlara ne önerirsiniz?

Öğrenme merakı ve dayanıklılık iş hayatında büyük önem taşıyor. Kadınlarımız öğrenmeye her zaman açık olmalı. Ayrıca kendilerine güvenmelerini, güçlü ve zayıf yanlarını belirleyerek cesaretle adım atmalarını öneriyorum.

Önceki haberAlmanya’da iş dünyasının nabzı Osman 30’da attı
Sonraki haberReel Kesim Güven Endeksi’nde 1,3 puan düşüş yaşandı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.