Ana Sayfa Söyleşi Lojistiğin yeşil ve hibrit dönemi başlıyor

Lojistiğin yeşil ve hibrit dönemi başlıyor

807
0

Küresel bir köy olan dünyamızda artık hız ve iletişim o kadar kıymetli ki, yaşam hengamesinin tüm süreçlerinde karşımıza çıkıyor. Hal böyleyken tabii ki bu hıza ayak uydurabilen lojistik ağının güvenli bir şekilde yönetilmesi de büyük elzem arz ediyor. Özellikle pandeminin bizlere zorla öğrettiği uzakları yakın etme gerçeği, yaşam standartlarımızda online siparişlerin ne kadar kıymetli olduğunu da gösterdi. Bu bilince sahip olduklarından dolayı sürekli gelişime ve Ar-Ge’ye önem verdiklerini belirten Horoz Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Taner Horoz, “Yurt içinde 34 ilde yer alan lojistik merkezleri ve Bollore’nin beş kıtada 109 ülke ve 600 noktadaki networküyle Türkiye’nin her ilçesini dünyanın her ilçesine bağlayan bir hizmet ağına sahibiz” diyerek firma büyüklüğünden bahsetti. Taner Horoz, bizlere hem globaldeki var olma hikayesini hem de firma hedeflerini anlattı…

Horoz Lojistik’in toplam filo kadrosu, merkez üssü ve hizmet noktaları gibi genel hacminden bahsedebilir misiniz?

Lojistik sektöründe 80’inci yılımıza yaklaşıyoruz, öncelikle bunun getirdiği deneyim, bize sektörde çeviklik ve esneklik sağlıyor. Ortaklarımızın tedarikçisinden müşterimizin müşterisine kadar olan geniş bir eko-sistemde entegre lojistik hizmetler sunarak iş ortağımızın rekabet gücüne de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu eko-sistem içinde Yurtiçi FTL Taşıma, Depolama ve Dağıtım, E-Ticaret Lojistiği, Mikro ve E-İhracat, E-Ticaret Depoculuğu, Mobilya Montaj ve Satış Sonrası Hizmetler, Uluslararası Karayolu ve Demiryolu Taşımacılığı ve Fransız Ortağımız Bollore Logistics ile Denizyolu ve Havayolu Forwarding Hizmetleri, Konteyner Dahili Taşımacılığı ve Proje Kargo Taşımacılığı alanlarında geniş kapsamlı faaliyet gösteriyoruz. Yurtiçinde 34 ilde yer alan lojistik merkezleri ve Bollore’nin 5 kıtada 109 ülke ve 600 noktadaki networküyle Türkiye’nin her ilçesini dünyanın her ilçesine bağlayan bir hizmet ağına sahibiz. Tüm bunlar da iş ortaklarımız tarafından bizi tercih edilir kılıyor.

Bizlere globalde var olma hikâyenizden ve izlenen yol haritasından da bahsedebilir misiniz? 2022 yılı için planlamalarda ve hedeflerde neler var?

Biz zaten uluslararası karayolu taşımacılığında senelerdir hizmet veriyoruz. Yıllar içinde globalde varlığımızı 2 yabancı firma ile yaptığımız ortaklık ve anlaşmalar sayesinde daha da güçlendirdik. 2000 yılından itibaren dünyanın sayılı dev kuruluşlarından biri olan Fransız Bollore firması ile ortak kurduğumuz Horoz Bollore Logistics firmamız denizyolu ve havayolu forwarding hizmetleri veren ve özel katma değerli hizmetler üreten bir şirket haline geldi.

Yerel rakiplerimizle karşılaştırıldığında önemli bir network gücüne sahip. 109 ülkede 600’ün üzerinde ofisle tüm limanlar ve havalimanlarında hizmet veren köklü bir şirket. Ayrıca belli sektörlere yönelik dikey çözümlerimiz bizi farklı kılan özelliklerimizden. Global rakiplerimizden farklı olarak Afrika kıtasındaki yapılanmamız öne çıkıyor. Afrika’nın tamamında kendi ofislerimiz, kendi araçlarımız, ekipmanlarımız ve depolarımızla hizmet veriyoruz. Afrika kıtası gibi zor coğrafyalarda en büyük lojistik güçlük, limanı olmayan ülkelere yapılan taşımalarda ortaya çıkıyor. Bollore Logistics’in oluşturduğu koridorlar sayesinde tüm Afrika limanlarından kendi araçlarımızla karayolundan veya işlettiğimiz demiryolları ve suyolları üzerinden iç noktalara teslimat imkânı yaratan “Inland Africa” çözümümüz ve Batı Afrika ülkelerine yönelik “WARA” adlı karayolu + hava kargo multimodal ürünümüz bu kıtaya yönelik farklı çözümlerimizden bazıları. Diğer anlaşmamız ise; dünyanın en büyük üç lojistik firmasından biri olan DSV ile mikro ihracat faaliyetimiz kapsamında. Bu yurtiçinde ve direkt yurtdışındaki e-ticaret sitelerinden yapılan satışlar; yurt dışındaki mağazalar ka-nalıyla yapılan parsiyel satışlar ya da numune gönderileri için rekabetçi fiyatlar ve kapıdan kapıya teslim olanağıyla, ihracatçımız için benzersiz lojistik deneyimini hayata geçirdik. Bu hizmetimizle, bugüne kadar lojistik servislerinde yaşanan aksaklıklar ve yüksek maliyetlerden dolayı yeterli büyümeyi sağlayamayan mobilya, beyaz eşya, otomotiv yan sanayi, inşaat ve yapı malzemeleri gibi ağır ve hacimli ürünlerin dünyaya açılmasında büyük bir boşluğu doldur-maya başladık. Her geçen gün bu hizmetimizi büyütüyor ve daha geniş kitlelerle buluşmasını sağlıyoruz.

“ESNEK TEDARİK MODELLERİ SEKTÖRÜ OLDUKÇA ZORLADI”

Pandemiyle birlikte ortaya çıkan ve hala da devam eden bir navlun ve konteyner krizi konusu var. Sizler bu süreci nasıl yönettiniz? Globalde bu sorun daha ne kadar devam edecek gibi görünüyor?

Pandemi gerek kurumların gerekse de tüketicilerin uzaktan iş yapma ve ihtiyaç giderme alışkanlıklarını önemli ölçüde geliştirdi. Bu da öncelikle paydaşlar arasında bilgi paylaşımını her zamankinden öteye taşıdı. Dolayısıyla tam zamanlı ve geliştirilmiş bilgiyi, üretici, alıcı, operatörler vb gibi tüm paydaşlar arasında daha nitelikli iletişim ihtiyacı oluşturdu. Lojistikçiler de bir nevi entegratör rolüyle bilgi yönetim sistemlerinde pek çok geliştirme yapmak durumunda kaldılar.

Tüketici teslimatları daha çok önem kazandı. Toptancı, dağıtıcı, perakende noktası gibi aracılardan oluşan çok katmanlı satış kanallarında sadeleşme süreci başladı. Perakende noktaları artık fiziki koşullarında taşıyamayacakları ürünleri de kendilerine ulaşan müşterilerine dijital pazarlama yöntemleriyle duyurarak satmaya başladılar. Perakendeye yetkin destek verebilmek adına;

Örneğin tek bir noktadaki üreticiden Kurban Bayramı öncesi binlerce derin dondurucu alınıp ülkemizin dört bir yanındaki tüketicilere dağıtmak gibi kısa süreli büyük çaplı hizmetler üretmek için yapılanmamız gerekti. Satışlarda pandemi kısıtlamalarındaki değişiklikler nedeniyle daha esnek tedarik modelleri oluşturmamız gerekti. Belki de sektörümüzün en çok zorlandığı husus bu oldu.

Çünkü yaptığımız işin arka planda detaylı ve planlı fiziki hazırlık gerektiren yanları var. Toplam araç-depo-personel vb kapasitelerde istediğiniz an değişiklik yapamayabiliyorsunuz. Ancak talep dalgalı bir şekilde aynı anda yükselip azalıyor.

Özellikle konteyner tedariği bütün dünyada sorun oluşturmaya başladı. Hammadde sıkıntısı yaşandı. Bunlara bağlı olarak ‘tam zamanın-da’ stoksuz üretim yapma eğilimi, ‘üretim için daha stoklu çalışmalıyız’, ya da ‘hammaddeyi bulunca üretip satışı beklemeliyiz’ gibi taktiksel değişiklikleri beraberinde getirdi. Bu da depolama, yerine koyma yönetimi, tedarik lot yönetimi gibi konularda daha farklı yöntemlerin geliştirilmesi ve kapasitelerin arttırılması sonucunu doğurdu. Daha pek çok etki sıralayabiliriz ama lojistik ve tedarik zinciri süreçlerini herkes eskisinden daha ciddi ele alıp, daha nitelikli iş ortaklarıyla, daha uzun soluklu anlaşmalara girme eğilimine yöneldi.

50 BİN SİPARİŞİ KOLAYLIKLA YÖNETEBİLECEK SİSTEM KURULDU

Lojistik ağ yönetiminin yanı sıra bir de depoculuk hizmetleri sunuyorsunuz. Sunduğunuz bu hizmetle firmalara nasıl bir yardım ve destek sağlıyorsunuz?

Horoz Lojistik senelerdir sürdürdüğü teknolojiye yönelik yatırımlarına 2022’de de hız kesmeden devam etmekte. Özellikle artan e-ticaret sevkiyatlarındaki yükselişleri karşılayacak, neredeyse tam otomasyonla yönetilen depo yönetim yazılımı ile entegre çalışan SCA-DA destekli yeni nesil bir depoyu Nisan 2021 itibariyle devreye aldık. Tekli/çoklu sipariş olarak düşünüldüğünde, günde 50 bin siparişi kolaylıkla yönetebilecek teknolojik tasarım ve yerleşim knowhow’ı yüzde 100 Horoz Lojistik’e ait bir yapı kuruldu.

Bu yapı içinde öne çıkan en önemli kısım, depoda verimliliği artıran, sipariş hazırlamada kapasiteyi 3-4 kat artıran ve tamamen Horoz’un Ar-Ge’si içinde geliştirilen batch toplama ve presorting kurgusu oldu. Bu kurguyu destekler nitelikte otomatik paketleme makineleri, kargo konveyör hatları, boş kasa hatları, otomatik asansörler, yeni paketleme ekranları, otomatik barkodlama ve barkod okuma sistemleri de yapı-ya eklenerek sektördeki büyük ölçekli e-ticaret firmalarının ihtiyaçlarına tek elden cevap verecek bir kapasite yaratıldı. Örneğin tekli ürün siparişinde kapasite günde 250 bin siparişi yönetmeye, paketlemeye izin veriyor.

Bu sayede e-ticaret sektörünün dönemsel olarak siparişlerinin arttığı özellikle anneler günü, sevgililer günü, kara cuma, yılbaşı, okula dönüş gibi özel günlerdeki ölçek artışı artık korkulacak bir durum olmaktan çıkmış, yatırımı yapılan bu konveyör destekli otomasyon sistemi ile sipariş ayrıştırma ve paketleme otomatize edilerek müşterilerin rekabetinde önemli bir avantaj noktası haline getirilmiştir. E-ticarete hizmet eden depo modelimizin haricinde, konvansiyonel, bayi ortak depo ve mobilya depolarımız ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına farklı şekillerde de cevap veriyoruz.

Teknoloji ve dijital yatırım süreçleri artık tüm iş kollarının önceliğinde. Sizler iş yapış şekillerinize teknolojiyi nasıl entegre ediyorsunuz?

Mikro dağıtım için rotalama, buna bağlı teslim saati tahmini, mesafe ve süre optimizasyonu, tüketiciyle robotik haberleşme gibi hususlardaki çalışmalarımızı ilerleterek devreye aldık. Tüm teslim alma ve teslim etme süreçlerimizde özel cihazlar yerine akıllı telefon uygulamaları geliştirerek hizmet tedarikimizi çeşitlendirdik. Konteyner sevklerimizde armatörlerle ve entegratör firmalarla otomatik olarak konteyner pozisyonlarını takip ederek müşterilerimize istedikleri anda sitemizden sorgulama imkânı getirdik. E-ticarette müşterilerimizin birden fazla kanalda sattıkları malların sevkiyat ve stok takiplerini yapabilmeleri için bir platform geliştirdik. E-depolamada konveyör, ayrıştırma, ölçüm tartım, kargoya teslim etme, faturalama, paketleme vb. tüm mekanik sistemlerin depo yönetim sistemiyle eşlenik ve optimize çalışmasını sağlayacak yazılım ve donanımı sağladık.

GREEN LOGISTICS KAPSAMINDA HİBRİT ARAÇLARA GEÇİLİYOR

Pandemiyle birlikte lojistik sektöründe birçok yeni oyuncu da ortaya çıktı. Sizler bu oyuncuların oyuna dahil olması noktasında ne düşünüyorsunuz?

Pandemi ile inanılmaz bir yükseliş trendine giren e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firma sayılarının artışı devam etmektedir. Bu alandaki firmalara lojistiğin ötesine geçip özellikle e-ticaret alanında teknoloji yoğun platform hizmetleri sağlayacağız. Bu çok önemli e-projemizin detaylarını önümüzdeki süreçte açıklayacağız.

Sürdürülebilirlik kavramı çok kıymetli. Sizler daha sürdürülebilir bir süreç yönetebilmek adına neler yapıyorsunuz?

Biz sürdürülebilirlik deyince; kaynakların doğru kullanılması, yatırımların yönü, teknolojik gelişmenin yönlendirilmesi ve kurumsal değişimin uyum içinde olduğu ve mevcut potansiyelin hem günümüzde hem de gelecek için korunduğu dengeli bir ortamı tanımlıyoruz. Gelecek nesillere daha sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla çevresel etkileri kontrol altında tutarak, doğal kaynakların verimli ve tasarruflu bir şekilde kullanımına önem veriyoruz. 2021 yılında Çevre Yönetim Sistemini kurma çalışmalarımıza başladık. ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemi belgelendirme çalışmalarına dâhil olup belgemizi yılsonuna kadar almayı hedefliyoruz.

Dünyanın ileri gelen lojistik firmalarından olan Fransız ortağımız Bollore ile de çevre konusunda benzer hassasiyetleri paylaşıyoruz. Green Logistics kapsamında hibrit araçlara geçiş sağlıyoruz.

Son dönemde ülkemizde yaşanan çevre felaketlerinde de yakın takipte kalıp, bölgelere desteklerimizi ulaştırarak yaraların sarılmasına yardımcı olduk. Uygun dönemlerde her türlü sosyal ve ekonomik desteğimizi sürdürülebilirlik adına yetkili kurum ve kuruluşlara destek vererek de gösteriyoruz.

Önceki haberAutogross İstanbul’la esnafın ruhsat sorunu ortadan kalkacak
Sonraki haberSağlıkta uzaktan hizmet devrimi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.