Ana Sayfa Söyleşi Karaca ile şimdi iyileşme zamanı

Karaca ile şimdi iyileşme zamanı

0

1917 yılında kurulan ve koca bir asrı geride bırakan Çift Geyik Karaca, 2005 yılından bu yana Narin Group’un çatısı altında tüketicileriyle buluşuyor. Köklü marka olmanın insana dokunmaktan ve herkesi iyiliğe davet etmekten geçtiğini dile getiren Çift Geyik Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Güneş, rekabet stratejilerini ise, “İnsan, insan olduğu kadar üstün, iyi olduğu kadar insandır diyoruz. Karaca markasının ticari söylemlerin dışında bu gibi mesajlarla iyi dileklerde bulunması, güzelliği ve hoşluğu anımsatması bu ülkenin ortak bir değeri olduğu içindir. Bu kıymetli markanın bugünkü emanetçileri olarak bizler, insanımıza daima iyiliği ve güzelliği anımsatmaya ve farkındalık oluşturmaya devam edeceğiz” sözleriyle ifade ediyor.

Borç karşılığında alınan çorap makinesiyle başlayan hikâyede bugün yüzyılı geride bırakmış bir markasınız. Bu köklü tarihten bahseder misiniz biraz?

Karaca markası, 1917 yılında Bandırma’da kuruldu. Markamız, 1996 yılından bugüne triko başta olmak üzere örme grubu ürünleri üreten, Avrupa ve Ortadoğu’da birçok ülkeye ihracat yapan Narin Group bünyesine 2005 yılında katıldı. Bununla birlikte Karaca; yurt dışına ihraç edilen ilk “Türk Tekstil Markası” olmuş ve kuruluşundan günümüze 5 kıtada 36 ülkeye ihracat yapan ve marka bilinirliği en yüksek Türk şirketlerinden biri olarak yakın tarihimize adını yazdırmıştır. Yüzde yüz yerli sermayeye sahip Karaca, Türkiye sathına yayılan 500’e yakın çalışanı, 100’e yaklaşan satış noktası ve yıllık 10 milyon mağaza ziyaretçisiyle faaliyetlerine devam ediyor.

Türk tekstil ve moda sektörünün ilk yüzyıllık markası Karaca’nın dimdik ayakta kalmasının ardında yatan sır nedir? Siz markayı satın alarak aslında derin tarihine de sahip oldunuz. Markayı adına yakışır noktaya taşımak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Türkiye’nin bir değeri olarak konumlanan Karaca markasının, insanımızla 105 yıllık kuvvetli bir bağı var. Mağazalarımızı yılda 10 milyon kişi ziyaret ediyor. Önünden de yılda yaklaşık 40 milyon kişi geçiyor. Buna geleneksel ve dijital medyayı eklediğinizde çok yüksek bir kitle ile iletişim potansiyeline sahip olduğumuzu biliyoruz. Bu iletişim gücümüzü iyi ve güzel şeyleri hatırlatmak için kullanmayı sosyal sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Karaca olarak satış odaklı bir reklam dili kullanmadan, sosyal duyarlılıkla hareket ediyoruz. Markamız herkesi iyiliğe, iyi dileklerde bulunmaya teşvik ediyor. Karaca, insanı ve insanlığı ilgilendiren her konuda bir duruş ve duyarlılığa sahip marka algısıyla hareket ediyor. Son zamanlarda gerçekleştirdiğimiz; “Merhaba De”, “Sarıl Sen De”, “Sen İyi Ol Yeter” ve “Şimdi İyileşme Zamanı” projelerimizden bazıları.

İNSANLARA UNUTULAN DEĞERLER ANIMSATILIYOR

Dijitalizasyon her sektörde ve üretim aşamalarının her anında vazgeçilmez bir gerçek artık. Türk örme sektörünün lokomotifi bir marka olarak bu sürece nasıl ayak uyduruyorsunuz?

Dijitalde marka olarak yatırımlarımız elbette var. Ancak birçok marka ve kurum için offline deneyim hala çok kıymetli. Türkiye e-ticaret pazarının büyük oranının moda giyim markalarıyla “indirim sitelerinde” tanışmış olması müşteri beklentilerinde bir karmaşaya yol açtı. Bunun oluşturduğu etkilerin hala tam çözüldüğü söylenemez. Biz Karaca olarak servis odaklı bir moda markasıyız. Müşterilerimiz mağazalarımızda sadece ürünlerimizin kalitesi ile değil, güler yüzlü çalışanlarımızın danışmanlığıyla da buluşmuş oluyor. Bizi ziyaret eden müşterilerimize dijitalde benzer bir deneyim sunmak çok kolay değil, ama 360 derece müşteri deneyimini elimizden geldiğince uygulamaya çalışıyoruz. Belki de bu sebeple dijitalde müşterilerimizin ürünlerimizle diğer pazaryerleri yerine kendi kanallarımızda daha çok buluştuğuna şahit oluyoruz.

Sektörde rekabet oldukça çetin. Yerli ve yabancı çok sayıda rakip var. Karaca pazarlama ve rekabet stratejisinde nasıl bir yol izliyor?

Müşterilerimizi dinlemekten ve ürünlerimizi segmentinin en kaliteli hammaddesiyle üretmekten hiç vazgeçmedik. Bununla birlikte özgün rekabet gücümüzü ve iletişim imkânlarımızı toplumsal fayda oluşturmak hedefiyle kullanma kararımıza borçluyuz. Verdiğimiz mesajlarda insanımıza unutulan değerlerimizi ve iyi “şeyleri” anımsatıyoruz. İnsan, insan olduğu kadar üstün, iyi olduğu kadar insandır diyoruz. Karaca markasının ticari söylemlerin dışında bu gibi mesajlarla iyi dileklerde bulunması, güzelliği ve hoşluğu anımsatması bu ülkenin ortak bir değeri olduğu içindir. Bu kıymetli markanın bugünkü emanetçileri olarak bizler, insanımıza daima iyiliği ve güzelliği anımsatmaya ve farkındalık oluşturmaya devam edeceğiz. Bu iletişim stratejimizin toplumumuzda olumlu karşılık bulduğunu gözlemliyoruz.

HIZLI AKSİYON ALMAK MARKAYA HACİM KATTI

Türkiye’de müşteri profili ne yönde ve nasıl değişiyor? Karaca olarak taleplere nasıl karşılık veriyorsunuz?

Her kriz beraberinde yeni açılımlar doğurur diyebiliriz. Geçtiğimiz iki yılda pandemi sebebiyle AVM’ler dönem dönem kapatıldı, açık olduğu dönemde ise ziyaretçi sınırlamaları sebebiyle tam kapasite çalışamadı. Caddeler ve sokaklar için de aynı tenhalık belirli oranlarda devam etti. Bu dönemde alışveriş alışkanlıklarında haliyle değişiklikler oldu. Eve kapanan insanlar, alışverişlerinin büyük çoğunluğunu online mecralara kaydırdı. Bizler de online mecralara yaptığımız yatırımlarla, müşteri dostu e ticaret kanallarımızı aktif olarak kullandık ve açık tuttuk. Bu süreçlerimizi geliştirmeye, özgün yaklaşımlar sergilemeye devam ediyoruz.

Markanın Türkiye’den yurt dışına ilk tekstil ihracatını gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bugüne bakacak olursak ihracatta rakamlar nasıl / hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz?

Karaca olarak yakın coğrafya, Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine ihracatımız aktif olarak devam ediyor. Bunun- la birlikte bilindiği üzere biz bir grup şirketiz ve Karaca markası perakendeye odaklı hareket ederken, grup şirketlerine üretim odaklı baktığımızda ise yurt dışına hatırı sayılır ihracat gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Bu anlamda ana pazarımız zaten hep Avrupa idi. Son yıllarda ise ülkemizin coğrafi konumuna ek olarak hızlı aksiyon alabiliyor oluşumuz Avrupa’nın Çin ve Uzak Doğu’dan ülkemize yönelmesine sebep oldu ve hacimlerimizde ek bir ivme daha kazandık. Önümüzdeki süreçte konsantrasyonumuzu arttırarak ihracatta rekor kıran ülkemize bizler de sektör olarak katkı sunmayı sürdüreceğiz.

Önceki haber‘Bir şehir inşa ediyoruz’
Sonraki haber3. Global Gastroekonomi Zirvesi gastronomi ve turizm sektörünü bir araya getirdi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.