Ana Sayfa Yazarlar Gıdalar öğrenci sağlığına uygun mu?

Gıdalar öğrenci sağlığına uygun mu?

0

2015 yılında konuşmaya başladığımız Okul Gıdası Onay ve Uygulaması 6 Eylül 2021 tarihi itibarıyla zorunlu hale geldi. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ve özel okulların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrencinin tüketimine sunulan ambalajlı gıdaların hepsinde 6 Ekim 2021 itibari ile okul logosu bulunma zorunluluğu var ve bu logonun olmadığı ürünlerin satışı yasak olacak.

Okul Gıdası Onay ve Uygulaması, okul çağındaki çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması ve obezitenin önlenmesi amacı ile yola çıkan uygulama, en kaba tabirle çocukların sıklıkla tükettiği bazı ürünlerin satışını yasaklamakta, bazılarına gramaj, yağ ve kalori kısıtı getirerek dengeli ve sağlıklı beslenmeyi yaygınlaştırmaya çalışmaktadır. Çocuklarımızın yeme alışkanlıklarını değiştirmeye ve uzun dönemde daha sağlıklı topluma ulaşmaya odaklanan projenin ilk duyuruları yapıldığında bir gıda mühendisi olarak çok sevindiğimi ve heyecanlandığımı söylemeliyim. Ancak gelinen noktada projedeki boşlukların doldurulamaması; okullar, satış yerleri, üreticiler, öğrenciler ve kurumlarda kafa karışıklığına neden olmakta ve hızlı çözümlere ihtiyaç duyulmakta. Uzun süre kendinden bahsettirecek bu uygulamayı gelin eksiği ve fazlasıyla birlikte inceleyelim.

OKUL SAĞLIĞI BILIM KURULU KARARI’NA GÖRE;

Eğitim kurumlarında satışı uygun olmayan gıda ve içecekler (satılmayanlar):

Cips, gazlı içecekler, kolalı içecekler, kızartmalar, tüm çikolatalı ürünler, gofretler, şekerler, hamurlu şerbetli tatlılar (kuru baklava dahil), meyveli sodalar, enerji içecekleri, meyve nektarı, meyve suyu konsantresi, tüm kremalı, çikolata dolgulu, jöleli kek, bisküvi ve pastalar, çiğköfte, siyah ve yeşil çay (liseler hariç), tüm kafeinli yiyecek ve içecekler, kahve tarzı ürünler, tatlandırıcı içeren yiyecek ve içecekler.

Eğitim kurumlarında satışı uygun olan gıda ve içecekler (satılanlar):

Su, sade maden suyu, ayran, yoğurt, kuruyemiş, kurumeyve, meyve, sebze, salatalar, sade süt, taze sıkılmış meyve suyu, belli kriterlerdeki peynir çeşitleri, yumurta, peynir ve taze sebze içeren yağsız sandviçler (kriterlere uygun), şekersiz sakızlar

Kriterleri sağladığında ambalajlı olarak satışı uygun gıdalar (kriterleri sağlarsa satılabilecekler):

Kalori değeri 200 kkal altında, sodyum içeriği 200 mg’dan az, yağ ve şekerden gelen kalorileri toplam kalorinin yüzde 35’ini aşmayan kek, bisküvi, kraker, patlamış mısır ve kahvaltılık tahıllar, miktarı 250 ml’den fazla olmayan yüzde 100 meyve suları, 150 kkal altında, 3 gr altında doymuş yağ içeren dondurma ve sütlü tatlılar, eklenmiş şeker 100 ml’de 5 gr’dan az ve toplam şeker miktarı 100 ml’de 9,5 gr’dan az çeşnili ve aroma verici içeren sütler, liselerde miktarı en fazla 375 ml olan çay, belli kriterleri sağlaması gereken bal, reçel ve tereyağ 10 gr’lık paketlerde olmalı, miktarı en fazla 150 ml olan şalgam suyu.

Kriterleri sağladığında satışı yapılabilen atıştırmalıklar:

Maksimum ağırlığı 75 gr olan poğaça, 30 gr peynirle hazırlanan tost, 250 kkcal altında enerji, 5 gr altında doymuş yağ içeren simit, 240 kkal altında enerji, 3 gr altında doymuş yağ içeren sade kek.

Kriterleri sağladığında satışı uygun görülen sıcak ve işlenmiş gıda maddeler

(Pizza, spagetti, pilav, burger, köfte, salam, sucuk vb.): 250 kkal altında enerji, 5 gr altında doymuş yağ ve 400 mg altında sodyum içeren tuzlu hamur işleri, börekler, makarnalar, pizzalar, pideler, fırınlanmış patates ürünleri, pilav ve spagettiler, 250 kkal altında enerji, 5 gr altında doymuş yağ ve 500 mg altında sodyum içeren burgerler, köfteler, nuggetlar, konserve balık ürünleri, konserve hindi ürünleri, 250 kkal altında enerji, 5 gr altında doymuş yağ ve 750 mg altında sodyum içeren işlenmiş etler, salamlar, pastırmalar, sucuklar, sosisler vb.

FİRMALARDA YAPRAK DÖKÜMÜ

Özellikle kalori, yağ, şeker, tuz ve katkı maddelerini sınırlayan okul gıdası kriterlerini sağlayamayan büyük-küçük birçok firmanın okullardaki pazardan çekildiklerini söylemek gerekli. Okul pazarı mevcut pazarının önemli kısmını oluşturan firmalar ise üretim hatlarını, reçetelerini, üretim süreçlerini, ambalajlarını ve lojistiklerini yeniye entegre ederek okul gıdası logosu aldı ve yollarına devam ettiler. Bu durumun fiyat farkları olarak karşımıza çıktığını ya da çıkacağını da unutmamak lazım.

HESAPLAMALAR GERÇEKÇİ OLMAYACAK

Kalori değerinin öncelikli tutulduğu çalışmada kantinlerde üretilen ürünlerde gramaj kontrolü yapılabilir, ancak kalori miktarının sürekli belirlenmesi uygulanabilir değildir. Kantinlerdeki altyapı eksiklerini düşündüğümüzde sodyum ve doymuş yağ hesaplamaları pek de gerçekçi olmayacaktır. Diğer önemli bir konu ise, belirli ürünlerin satışını yapabilecek kantinlerin bu ürünlere rahat ulaşabilmeleri konusunda işletmelere destek verilmelidir. Ürünlere ulaşamadığı için çok az ürün satan kantindeki yetersizlik karşısında öğrenciler farklı çözümler üretebilir (örneğin okula gelirken bakkaldan kantinin satamadığı ürünleri alabilir ve okulda tüketebilir) Bu gibi olumsuz durumlara karşı işletme ve okullara destek verilmelidir.

SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI AİLE İÇİNDE BAŞLAMALI

Sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması, okul öncesi dönemde aile içinde başlaması gereken bir durum. Bu nedenle başarıya ulaşmasını istediğimiz bu projenin eğitim ayağında veliler yer almalı ve bilgilendirilmelidir. Örneğin kantinde satışı yasak olan çubuk krakeri veli çocuğunun beslenmesine koyabilmekte ve öğrencinin o ürünü tüketmesi engellenememektedir. Ayrıca genelgede geçen bazı maddeler hem öğrenci hem velide kafa karışıklığına neden olabilmektedir. Örneğin bu genelgeye göre çocuk 250 kalorinin altında ise nugget, 150 kalorinin altında ise sütlü buz yiyebilir ancak geleneksel bir tatlı olan ev yapımı baklava yiyememektedir. Nasıl nugget için kalori kısıtı var ise baklavada da çocukların günlük tüketebileceği miktarın bilgisi veli ile paylaşılarak yüksek kalori alımının önüne geçilmesi kültürümüzün parçası haline gelmiş bir ürün ile ilgili soru işaretlerini giderecektir.

EN BÜYÜK DARBE PANDEMİDEN

 Okul gıdalarının denetiminin Tarım Bakanlığı tarafından yapılacağı ayrıca okul gıdası logosu bulunmayan gıdaların satış/sunumunu yapan işletmeler ve okulları gerekli tedbirlerin alınması amacıyla aylık olarak Milli Eğitim Bakanlığına bildirileceği genelgede yer almaktadır. Tebliğ hükümlerine aykırı davrananlar hakkında Bakanlıkların gerekli idari yaptırımları uygulayacağına da yer verilmektedir. Ancak bu idari yaptırım ve cezaların kimler tarafından nasıl uygulanacağı halen işletmeler ve okullarda soru işareti olarak duruyor.

Birçok ülkede benzer uygulamaların olduğunu ve başarılı olanların hepsinde tüm paydaşlar için sancılı süreçlerin yaşandığı notunu da buraya bırakalım. Ülkemizde daha erken başlaması gereken uygulamaya en büyük darbeyi maalesef pandemi indirdi. Okulların kapalı kalması ve COVID-19 karşısında insan sağlığının önceliği uygulamanın ikinci plana atılmasına neden oldu. Ancak 2021’de eksiği ve fazlasıyla bu uygulamadan umutluyuz. Ekim 2021 itibarıyla zorunlu hale gelen uygulamanın başarılı olmasını ise geleceğimizin sağlığı için canı gönülden istiyoruz.

Önceki haberArazide güçlü, davette şık bir duruş
Sonraki haber2’nci el otomobil pazarı kabuk değiştiriyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.