Ana Sayfa Söyleşi “Coğrafi işaretler memleket meselesidir”

“Coğrafi işaretler memleket meselesidir”

0
Metro Türkiye Meyve Sebze Kategori Müdürü Birol Uluşan

Coğrafi işaret denilince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma ülkelerin geleceği geliyor. Ülkelerin kendine has yöresel ürünlerinin dünyaya duyurulması, kırsalın ekonomisinin güçlendirilmesi ve ülkelerin ürünleri ile markalaşması geliyor. Ülke olarak yeni yeni alışmaya başladığımız bu kavramı geliştirme konusunda ise devlet kurumları kadar STK ve firmalara da önemli görevler düşüyor. İşte coğrafi işaretleri bu konuyu en iyi bilen ve çalışan firmalardan biriyle Metro Türkiye ile konuştuk. Coğrafi işaretler, yerli tohumlar, kooperatifleşme ve gıda güvenliği hakkında Metro Türkiye Sebze Meyve Kategori Müdürü Birol Uluşan bakın neler anlattı.

Metro Market olarak özellikle coğrafi işaretler konusunda önemli çalışmalarınız olduğunu biliyoruz. Coğrafi işaretler neden bu kadar önemli? Ülke olarak coğrafi işaretlerde hangi noktadayız?

Sözlerime, önce coğrafi işaretlerin ne olduğunu açıklayarak başlamak isterim. Coğrafi işaret, temel olarak benzerlerinden farklılaşmış ve bu farkı kaynaklandığı yöreye borçlu olan yöresel bir ürün adını ifade eder. Metro Türkiye olarak, Türk mutfağını ve değerlerini korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın temelinin tarımsal kalkınma ve yerelleşmeden geçtiğine inanıyor, 30 yılı aşkın bir süredir ülkemizin dört bir yanındaki yerel üreticilerle iş birliği yaparak, sürdürülebilir tarımsal üretim yöntemleri konusunda farkındalıklarını artırıyoruz. Tarımsal kalkınma yolunda yerel ve Coğrafi İşaretli ürünlerin sunduğu ekonomik potansiyelin önemi ile üreticilerimize, bu ürünlerin gerçek değerini ortaya çıkarmaları için yardımcı oluyor, yerel ürünlerimizin marka değeri kazanmasını sağlıyoruz.

Coğrafi İşaretli ürünler, dünyada yıllık 200 milyar doların üzerinde, AB’de ise 77,1 milyar euro değerinde katma değer oluşturuyor. Tüm Avrupa ülkelerinde toplam Coğrafi İşaret tescilli ürün sayısı 3.500 iken sadece ülkemizde 2.500 – 3.000 arası potansiyel Coğrafi İşaretli ürün bulunuyor. İklim çeşitliliğimiz sayesinde ürünlerimiz, yıllarca bir arada yaşamış değişik kültürlerin etkileşimi sayesinde iş yapış şekillerimizin zenginliğini burada görüyoruz. Şu anda ülkemizde 990 adet coğrafi işaret tescilli, 740 adet ise coğrafi işaret tesciline aday ürünümüz bulunması, bu konudaki zenginliğimizin en büyük kanıtı. Bütün bu potansiyele karşın, Avrupa Birliğinde sadece 7 üründe tescilimiz olması ise, üzerine düşmemiz gereken bir konu.

Metro Türkiye olarak günümüzde değeri daha yeni anlaşılmaya başlanan Türkiye’nin Coğrafi İşaretli ürün potansiyelini yıllar öncesinden fark edip bu muazzam potansiyeli gündeme taşıyan ilk markayız. 2012 yılından bu yana Coğrafi İşaretli ürünleri destekleyerek unutulmaya yüz tutmuş ürünleri tekrar gün ışığına çıkarıyoruz. O günlerde oluşturduğumuz Coğrafi İşaretler logomuz, pek çok paydaşımız tarafın- dan kabul gördü ve kullanılmaya devam ediliyor. Kapıdağ Mor Soğanı, Kavacık Siyah Üzümü, Taşköprü Sarımsağı gibi ürünlerin üretimlerini destekleyerek, ürünleri geliştirdik, kaybolmalarını önledik. 2012 yılında üretim seviyesi 10 bin tonun altına düşen Taşköprü Sarımsağı Türk mutfağı için olmazsa olmaz dedik ve özel bir proje gerçekleştirme kararı aldık. Bu noktada üreticiye Taşköprü Sarımsağı ürettikleri takdirde mallarının alınacağı sözünü vererek motivasyon sağladık. Daha sonra üreticilere nasıl daha fazla verim elde edecekleri, toprağa, böceğe nasıl daha az zarar verecekleri konusunda eğitimler verdik. Böylece ürünün ve üreticinin hem ticari gelişimini sağladık hem de üretim standartlarını geliştirdik. Coğrafi İşaretli Taşköprü Sarımsağı Projesi ile üretim günümüzde 30 bin tonu buldu. Taşköprü sarımsağını Metro Türkiye olarak mağazalarımızda soyulmuştan püreye yer vererek, ürüne katma değer eklemeye devam ediyoruz. Hatta, bölgede çok değer bulmayan tek diş Mürdük Sarımsağını siyah hale getirerek ekstra katma değer de sağladık, bugün siyah sarımsak gastronomik olarak oldukça değerli bir konumda bulunuyor.

Memleket meselesi olarak gördüğümüz Coğrafi İşaretler, yörelere kendi ürünleriyle kalkınma şansını sunduğu için, kırsal kalkınmanın da eşsiz anahtarıdır. Katma değer yaratan bu ürünleri destekleyerek, yörelerimizi kalkındırmalı, göçü engellemeli, bu kadim iş yapış şekillerimizi ve ürünlerimizi gelecek nesillere aktarmalıyız. Biliyoruz ki, bu ürünler kaybolduğunda, yaşanmışlıklar, iş yapış şekilleri, hikayeleri ve bu ürünleri ortaya koyan kültürler de kayboluyor. Bu sebeple, coğrafi işaretlere sadece bir kuruma, kuruluşa, tüzel kişilere bağlı ürünler olarak değil, bizi biz yapan öz kıymetlerimiz olarak bakmalıyız.

Coğrafi işaretler, sadece tarımı değil, turizmi de güçlendirir. Yerel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri yetiştiği yerlerde görmek, deneyimlemek isteyenleri yöreye çeker. Bu bağlamda incelediğimizde görürüz ki, coğrafi işaretler sosyoekonomik yapılardan yerel gastronomik mirasımıza, kırsal turizmden kırsal kalkınmaya, pek çok kritik konuya dokunuyor. Örneğin otellerin yıldız alma kriterleri arasına bulundukları bölgenin coğrafi işaretli ve yerel ürünlerini otelde kullanmalarını eklemek konusundaki çalışmalarımız da sürüyor.

“ÇALIŞTIĞIMIZ KOOPERATİF SAYISINI YÜZDE 11 ARTIRDIK”

Kooperatifler ve yerel üretici ile çalışmalarınız/ projeleriniz var mı? Mevcut durumda yerli tohum ürünler tüketiciyi ne kadar memnun ediyor gözlemlerinizi aktarır mısınız? Marketlerinizde satılan meyve sebzenin yüzde kaçı yerli tohumdan oluşuyor?

Metro Türkiye olarak, yerelliğe verdiğimiz önem doğrultusunda kooperatiflere destek vererek üreticiye ve yerel ekonomiye katkı sunmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin farklı yörelerine ait ürünleri kooperatiflerden almayı sür- dürüyor, iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Yaptığımız iş birliklerine ek olarak küçük üreticileri ürünlerini kooperatifler üzerinden satmaya da teşvik ediyoruz. Metro Türkiye olarak, son bir yılda çalıştığımız kooperatif sayısını yüzde 11 artırarak 800’ün üzerinde üretici üretici örgütü, kooperatif ve diğer tedarikçilerle iş birliği yapıyor ve dolaylı olarak 105 bin üreticiye dokunuyoruz. Yaklaşık 5 bin tedarikçimizin ise yüzde 99’unu yerli tedarikçiler oluşturuyor. Sağladığımız ekonomik katkıya ek olarak yerel ürünlerin markalaşmasına verdiğimiz destek ve çiftçileri güçlendirmeye yönelik projelerimizle yerel kalkınmada da rol alıyoruz.

Aynı zamanda yerli tohum kullanılarak yetiştirilen ürünler için %100 alım garantisi veriyor, tarımın sürdürülebilirliğine verdiğimiz destek ile kaybolma tehlikesi altındaki tohumları, dolayısıyla biyolojik çeşitliliği ve toprağı koruyoruz. Tüm bu çalışmalarımız sonucunda bugün raflarımızdaki ürünlerin yerlilik oranı yüzde 98’e ulaştı. Diğer taraftan Finike portakalından Zile pekmezine, Ereğli siyah havucundan Aydın kestanesine kadar, sezonuna bağlı olarak yaklaşık 200 Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünü raflarımızda sunarak, bu ürünleri korumaya alıyor ve bu alandaki ürün çeşitliliğini artırmayı hedefliyoruz. Raflarımızda yer verdiğimiz Coğrafi işaretli ürünlerin sayısını da 2023’e kadar her yıl yüzde 20 yükseltmeyi hedeflerken buna paralel olarak ihracat miktarını da artırmayı amaçlıyoruz. Bu yıl Bursa siyah incirini de dünyadaki Metro ülkelerine ihraç ettiğimiz ürünler arasına eklemeyi hedefliyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz 10 ülkeye son üç yılda 12.500 ton Coğrafi İşaretli ve yerel ürün ihraç ederek yerel ürünlerin dünya mutfağında tanıtımında önemli bir rol oynuyoruz. Son olarak AB Coğrafi İşaretli Ürün logosuna da hak kazanan Aydın Kestanesi, Malatya Kayısısı ve Bayramiç Beyazı gibi ürünlerin yanı sıra Korkuteli Karyağdı Armuduna ve Diyarbakır Karpuzuna, Eğin Dutuna kadar Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünlerimize mağazalarımız- da yer veriyoruz.

Türkiye’de Coğrafi İşaret tescili olan ürünlerin AB’de tescil edilmesinden ihracatına kadar bütün süreçlerini hayata geçirmeye devam ediyoruz. Yurt içi ve yurt dışında Coğrafi İşaret alanında paydaş olabilecek tüm ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Örneğin dünyada sadece üç yerde üretilen ve Coğrafi İşaretle tescillenen Kapıdağ Mor Soğanı için üreticilere alım garantisi veriyoruz. Bu ürün için Bereketli Eller Kadın Kooperatifi ile çalışıyoruz. Bereketli Eller Kadın Kooperatifi’ndeki kadınlar Metro’ya özel file ambalaj örgüsünü de aldıkları file örme eğitimi sonrası kendileri hazırlıyor. Dolayısıyla kadının emeği ekonomik açıdan hem kendisine hem de ailesine ek gelir olarak dönüyor. Böylece başta kadınların güçlenmesi olmak üzere bölgenin kalkınmasına da katkı sağlıyoruz. Buna ek olarak, Mersin’de ünlenmiş ve Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen Kan Portakalı’nın Mersin’de coğrafi işaret tescili almasını destekliyoruz. Yok olmaya yüz tutmuş bu özel gastronomik ve yerel değerin kullanım alanlarını ve değerini anlatıyor, piyasayla buluşturuyoruz. Geçmişte sökülen kan portakalı ağaçlarımız, yeniden dikilmeye başlandı bile.

Yerel ve Coğrafi İşaretli ürünlerin şeflerin ellerinde kıymet bularak dünyaya açılmasını ve nesilden nesile aktarılmasını da destekliyorsunuz…

Evet, bu amaçla genç şeflerimize sağladığımız eğitimlerimize Coğrafi İşaretli ürün konusunu da ekleyerek bu konuda öncü çalışmalara imza attık. 11. Kalkınma Planı çalışmalarında Metro Türkiye tarafından paylaşılan Coğrafi İşaretli ürünlerin müfredata alınması önerisi hayata geçti. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Metro Türkiye birlikteliğiyle bir protokol hazırladık. Coğrafi İşaretli ürünleri meslek liselerinin müfredatına ekledik. Metro Türkiye bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk gastronomi platformu olan Gastronometro’da öğretmenlerimize bu dersleri vererek, mesleki ve teknik okullarda, yiyecek içecek hizmetleri ve gıda teknoloji alanlarında ders alan 65 bin öğrencinin müfredatına coğrafi işaretin dâhil edilmesini sağladık ve 10 yılda 650 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca aynı kalkınma planında Yerli Malı haftasının Coğrafi İşaret Tescilli Ürünler ve Yerli Malı Haftası olarak kutlanması ve belde girişlerindeki levhalarda yörenin coğrafi işaretli ürünlerine yer verilmesi konusu da yer alıyor. Bu ürünleri şeflerimize aktarmak, profesyonel mutfaklarda kullanılmasını sağlamak için HORECA’yı da (otel, restoran ve catering) destekliyor, bu alanda onları teşvik ediyoruz. Bugüne kadar 120 restoranın menüsünde Coğrafi İşaretli ürünlerin kullanılmasını sağladık. Bu sayede, Türk mutfağının değerleri Türk şeflerinin ellerinde hak ettiği yere ulaşıyor.

“MÜŞTERİMİZİ GÜVENİLİR GIDA İLE BULUŞTURUYORUZ”

Özellikle üzerinde çalıştığınız konular yerel üretimi ve daha küçük tedarikçileri akla getiriyor. Küçük üreticiden satın alma yaparken gıda güvenliğini nasıl kontrol ediyor ya da sağlıyorsunuz?

Metro Türkiye olarak kooperatiflerin gelişimine destek olmak, ürünlerini tanıtmak ve bu alanda bir farkındalık oluşturmak için sertifikalı eğitimlerden alım desteğine, sürdürülebilir üretimden, kadın kooperatifleri ile iş birliklerine değin birçok çalışma yürütüyoruz. Kadın kooperatiflerinden çatı kooperatiflere kadar daha da geliştirmek istediğimiz bir kooperatif ekosistemine sahibiz. Kooperatiflerin gıda güvenliği kalitesi, temizlik, hijyen, zararlılarla mücadele, ambalajlama, ürün seçimi, ürün miktarının belirlenmesi, etiketleme ve lojistik konularında uzmanlardan eğitim almalarını sağlıyor ve onları sertifikalı üretici yapıyoruz. Aynı zamanda kooperatiflere özel olarak uyguladığımız “Eğit-Denetle” modeliyle verdiğimiz gıda güvenliğine yönelik eğitimler sonrası denetleme yaparak gıda güvenliği ve hijyen konularında belirli standartları yakalamalarını sağlıyoruz. Şu an 530 kooperatif ile Coğrafi İşaretli ürünleri, ürün temini ve denetimi gibi konularda iletişim halindeyiz. Tüm bu eğitim ve denetlemeler sayesinde üreticilerimizin bulundukları bölgelerde sürdürülebilir tarım güçleniyor, yabancı tohumdan kaynaklanan yerel tohumun bozulma riski en aza iniyor. Son olarak geçtiğimiz aylarda Türkiye Kooperatifçilik Vakfı birlikte Antalya’daki kadın kooperatiflerine eğitim verdik. Yine bu kapsamda Urla Kooperatifi’ne bağlı kadın üreticilerin yetiştirdiği taze enginarlar da Metro Türkiye raflarında yerini almaya başladı.

Tüm bunlara ek olarak, gıda güvenliği çalışmalarımız ile de hem üreticiyi bilgilendiriyor hem de müşterimizi güvenilir gıda ile buluşturuyoruz. Taze kırmızı et, balık, bal ve meyve sebzede yüzde 100 izlenebilirlik sunduğumuz “Tabağında Ne Var?’’ hareketimiz ile 100 binden fazla üreticiye dokunuyor, onları destekliyoruz. Bu hareket sayesinde, müşteri ürünlerin üzerinde yer alan QR kodu okutarak ürünün tarladan raflarımıza yolculuğuna tanık oluyor. Müşterilerimizi 15 farklı kriterde bilgilendiriyor, pestisit ve metal analizlerine, tüm denetim sonuçlarına, varsa coğrafi işaret belgesine ve kooperatif ürünü olduğuna kadar ulaşmalarını sağlıyoruz. Bu sayede, güvenli ürün tüketimini de teşvik ediyoruz.

Önceki haberTürkiye denizlerinin bilinçli yatırımcısı; DP World
Sonraki haber“Çark Değişir, Maliyet Yükselir”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.