Ana Sayfa Sektörel Panorama Boya sektörü yükselişle geçti

Boya sektörü yükselişle geçti

0

Pandemi şartları bizlere yaşam alanlarımızın ne kadar kıymetli olduğunu gösterirken bu durum mikro ölçekte evlerimizde güzellik ve estetik algısına daha fazla önem vermemizi de beraberinde getirdi. Pandemi süreciyle birlikte hobiye dönüşen boyama kültürü sektöre de önemli ölçekte hareket katarak büyümesini sağladı. Öyle ki, 2020 yılını 1,11 milyar dolar ihracatla kapatan boya sektörü, iç pazardaki ilk çeyrek büyümesini yüzde 58’e çıkardı.

Bu yılın ilk çeyreğini yüzde 58’lik bir büyümeyle geçiren boya sektörünün yılsonu ortalama büyüme oranıysa yüzde 25 olarak ön görülüyor. Bu anlamda da boya sektörünün bugününü, geleceğini ve en önemlisi de pandemi etkisini konuştuğumuz sektörün önemli isimleri, yine sektör özelinde önemli detaylar iletti. Konuyla ilgili konuşan BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Akın Akçalı, 2020 yılının 1,11 milyar dolar ihracatla kapandığını ve iç pazardaki ilk çeyrek büyümesinin yüzde 58’e ulaştığını söyleyerek şunları aktardı, “Pandeminin küresel etkilerine rağmen boya sektörü büyüme yakalayan sektörler arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl yakaladığımız büyüme trendi bu yıl da devam ediyor. 2020 yılını toplam 1,11 milyar dolar ihracatla (dekoratif boyalar, sanayi, oto, toz gibi ürün gruplarıyla) geçiren sektörümüz iç pazarda ise 2021’in ilk çeyreğini yüzde 58’lik bir büyümeyle tamamladı. Yılın ikinci çeyreği de gerek iç pazarda, gerekse ihracat ayağında hedeflerimiz doğrultusunda geçti. Büyüme trendinin yıl boyunca devam edeceğini ve yılı ortalama yüzde 25’lik bir büyüme ile tamamlayacağımızı söyleyebilirim.” Pandemi sürecinin sektöre olan etkisini de anlatan ve hijyenik açıdan boyanın öneminin daha da fark edildiğini dile getiren Akçalı, boya sektörü açısından pandeminin en büyük etkisinin tüketici alışkanlıklarında görüldüğünü söyledi.

Geçmiş yıllarda da satışta olan antibakteriyel boyalara olan talebin pandemiyle birlikte ciddi anlamda artış gösterdiğini ifade eden Akçalı, “Bu noktada sektörün aktörleri bu alana yönelik ürünlerini çeşitlendirmeye başladı. Farklı fiyat segmentlerinde antibakteriyel boyalar raflarda yerini almaya başladı. Bir diğer tarafta da, insanların evlerinde daha fazla vakit geçirmesiyle birlikte hobi boyalarına olan ilgide fark edilir bir artış gözlemledik. Hobi boyası pazarı genişlerken tüketicilerin son dönemdeki tercihleri ise çocuk ve evcil hayvan sağlığına zarar vermeyecek nitelikteki hobi boyalarına yönelik oldu. Hijyen-maske-sosyal mesafe kurallarına uyum çerçevesinde tüm üreticiler ortam, kişi sayısı ve ekipman organizasyonu ile çalışanlarının ve ailelerinin sağlığını maksimum gözeten tedbirleri aldılar” dedi.

TESİS YATIRIMI İÇİN DEVLET DESTEĞİ BEKLENİYOR

Boya sektörünün Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları hakkında da açıklamalar yapan Akçalı, Türk boya sektörünün ürün kalitesinin dünyanın birçok noktada kabul gördüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti, “Türk boya sektörünün temsilcileri bugün, Afrika’dan, Avrupa’ya kadar uzanan ihracat ağında aktif şekilde faaliyet göstermektedir. Ürün kalitemiz uluslararası standartları yakalamış ve dünyanın tüm bölgelerinde kabul görmüş bir konumda. Bu noktada; üretiminden, pazarlamasına kadar uluslararası ticaret yeteneklerini son derece geliştirmiş bir sektör olarak daha fazla katma değer sağlayacak potansiyele sahibiz. Burada sektörümüzün önündeki en büyük engel; yeterli miktarda yerli hammadde üretimini yapacak tesislerin bulunmamasıdır. Hammadde noktasında ithalata dayalı bir sektör olduğumuz için oluşturduğumuz katma değer düşüyor. Bu anlamda boya sektörüyle birlikte onlarca sektörün hammadde ihtiyacına çözüm üretecek petrokimya tesislerinin devlet öncülüğünde planlanarak hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor.

“SEKTÖRDE TALEP ARTIŞI YAŞANDI”

Polisan Holding CEO’su Mehmet Hacıkamiloğlu, “Pandemi Polisan için pozitif etki yaptı diyebiliriz. 2020 yılının Mart-Nisan aylarında herkes çok karamsardı. Tam bir panik havası esiyordu. Bazı arkadaşlarımız sektörün yüzde 50 yüzde 80 küçüleceği ön görülerinde bulunuyordu. O dönem üretimi durdurduk. Ancak hiç beklemediğimiz bir talep artışı yaşandı. İnsanlar eve kapanınca köşe bucak odasını boyadı. Yazlıklarına gidenler oradaki bahçesini ve mutfağını boyadı. Biz ağırlıklı olarak su bazlı boyalar üretiyoruz. Kokusuz olan bu boyaları uygulamak son derece çok kolay. Biliyorsunuz eskiden boya yapıldığında ev üç gün kokardı. Ama şimdi bu boyalar sayesinde söz konusu durum ortadan kalktı. Dolayısıyla insanlar evde oturduğu sürede dahi boya yapabiliyor. Bu sayede insanlar boya yapmanın rahatlığını ve verdiği keyfi keşfetti. Pandemi sürecinde insanlar bu işin aslında zor olmadığını, keyif verdiğini ve insan psikolojisine de iyi geldiğini fark etti. Bu uzun yıllardır beklenen bir trenddi, pandemiyle de yavaş yavaş hızlandığını gördük. Ayrıca pandemi sürecinde Polisan olarak sanat ve hobi boyaları çıkarttık. Özellikle evde kalan hanımlar, beyler ve çocuklar her şeyi boyamaya başladı. Bu da bizim için beklenmedik bir talep artışını beraberinde getirdi.” dedi

“HAMMADDEDE DIŞA BAĞIMLIYIZ”

Red Colour Yönetim Kurulu Başkanı Oya Düşmez şu açıklamalarda bulundu: “Pandemi süreci bizim için arz-talep dengesinde değişikliğe sebep oldu. Kutular küçüldü, biraz daha dekoratif boyalara önem verildi. Ayrıca boya sektörünün büyümesine kentsel dönüşümle birlikte köyden kente göçün de artısı oldu. İstemesek bile yaşanan depremler sonrası kentsel dönüşümün önemi kavrandı ve bu sayede binalar değişmeye başladı. Böylece boya sektörü de büyümüş oldu. Bunun yanı sıra, kimya sanayisi aslında Türkiye’de tam hızını alamamakla birlikte pandemiyle biraz da olsa bir kıpırdama da yaşadı. Bu anlamda kimya sanayinin yeni yeni büyüyüp geliştiğini söyleyebiliriz. Biz boya üretenler de kendimizi geliştirdikçe mutlu hissediyoruz. Çünkü kendimizi memleketimize borçlu ve minnettar sayıyoruz. Boya sektörü bu gelişmişlik içerisinde bir başlangıç olur belki. Sektör içerisinde hammadde konusunda yüzde 80’lere varan dışa bağımlılık var. İleride bu rakamın da daha düşük seviyelere gelmesini istiyor ve bunun için çalışıyoruz.”

“HAMMADDE TEDARİKİNDE CİDDİ SIKINTILAR YAŞADIK”  

ZBS Boya Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Yıldız şunları söyledi: “Biz daha çok zemin boyası üzerine ihtisaslaşmış bir markayız. Pandemi sürecinde insanların boyaya yönelmesini de şöyle yorumluyoruz; bu dönemde insanların kendilerinin uygulayabileceği şeyler kıymet kazandı aslında. Böylece insanlar da boyaya yöneldi ve bu da satışları artırdı. Bu durumun üretime ciddi anlamda etkileri oldu ancak pozitif değerler oluşurken negatif etkiler de yaşadık. Sektör olarak boya imalatında yüzde 80 dışa bağımlıyız. Birçok farklı hammaddeyi birçok farklı ülkeden topluyor ve bir kutunun içerisine koyup tüketiciyle buluşturuyoruz. Bu bağlamda bir de hammaddeyi dolarla topluyor ve yurt içi pazarına TL bazında sunuyoruz. O dönemde hammaddede, gümrükte, o maddeyi size sağlayan firmanın ocağında bir sıkıntı varsa doğal olarak size de sirayet ediyordu. Bu süreçte yaklaşık iki-iki buçuk ay kadar boya imalatı yapan herkes bu zorlukları yaşadı. Tabi şu an bunları aştık diyebiliriz. Ancak geçmiş dönemlerde hammadde tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşadık. Bağımlılık var. İleride bu rakamın da daha düşük seviyelere gelmesini istiyor ve bunun için çalışıyoruz.”

‘’DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK TEKNOLOJİ GELİŞTİRMEKLE MÜMKÜN”  

Cubo Boya Satış Ve Pazarlama Direktörü İsmail Helvacıoğlu şu ifadeleri kullandı: “2021, pandeminin etkisini sürdürdüğü bir yıl oldu. Sektörün dinamikleri, tüketicinin davranışları değişti. İnsanlar evlerinde vakit geçirmeye başlayınca, yaşam alanlarını yenilemeye ve değiştirmeye yöneldiler. Birçok insan bunu kendi deneyimleyerek hayata geçirdi. Hijyen kavramı hepimiz için önemli bir yer tutmaya başladı. Artık, anti-bakteriyel ve küf önleyici boyalar tercih edilir oldu. Bu da inşaat boyalarında talep artışı oluşturdu. Biz de yaptığımız yatırımlarla 2021’de 40’ın üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik. Bu süreçte bazı önemli sorunlarla da mücadele etmek zorunda kaldık. Bunların başında hammadde sıkıntısı geliyor. Özellikle boya üreticilerinin bazı teknolojileri tek başına geliştirmesi mümkün değil. Birçok ülkeden tedarikte bulunmak zorundayız. Bu durum bizi hammaddede yüzde 70’in üzerinde dışa bağımlı hale getiriyor. Tedarikçiler ürünün fiyatında yüzde 60-70 değişiklik yapabiliyor. Bu nedenle bazı teknolojileri ülkemizde geliştirmemiz gerekiyor.”

Önceki haber10 maddede pandemi sonrası çalışma hayatı
Sonraki haberTürkiye sağlık sektörüne genel bakış

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.