Ana Sayfa Söyleşi Yükselen değer altın en güvenilir yatırım aracı

Yükselen değer altın en güvenilir yatırım aracı

562
0

Altın kavramı Türk halkı için çok önemli bir yere sahip. Birikim yapmaktan tutun bir özel gün hediyesine, düğün dernek takısından şıklık tamamlayan aksesuar kavramına kadar her noktada karşımıza çıkıyor. Son dönemde dalgalı seyir eden ekonomik süreçle yükselen bir değer haline de gelen altınla ilgili Kuyumcukent İşletme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Karbeyaz’la sohbet ettik.

Artık her an altının piyasadaki fiyatını kontrol eder, yatırım odaklı düşünerek planlamalar yapar hale geldik. Bu anlamda da İstanbul’da altın denince akla ilk gelen noktalardan birisi olan Kuyumcukent, Türkiye’den 172 ülkeye ihracat yapan, yedi tane fabrikaya sahip olan ve ülkenin altın ihracatının yüzde 40’ına sahip olan bir merkez haline geldi. Son günlerin en çok konuşulan değeri olan altın ile ilgili de Ahmet Karbeyaz’la konuştuk.

Kuyumcukent İşletme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Karbeyaz

Karbeyaz, artan altın fiyatlarının sebebi hakkında şunları söyledi, “Altın Osmanlı’dan bu yana kıymetli bir şey. Bütün padişahlarımız kendi adlarına altın bastırmıştır. O sebeple bizim tarihimiz altındır. Hatta Türk halkının bütün güvencesi altındır diyebiliriz. İnsanlarımız birikim yapmak için yastıklarının altına altın koyarlar, çocukları doğduğunda daha ilk yaşlardan itibaren kenara altın koyarlar ki ileride geleceğini rahat kurabilsin diye. Onun için altın Türkiye’de halkımızın en güvendiği yatırım aracıdır. Dünya ve Türkiye ekonomisinden kaynaklı olarak da zaman zaman düşer, zaman zaman yükselir ancak şu dönemde yükselen bir değer oldu. Yükselmesinin sebebi ise şu; ons fiyatlarının Avrupa’da yükselmesi ve içerideki dolar ve euro paritesinin yukarı yönlü hareketi. Bir de halkın altına hücum etmesi de var tabi. Bizler kuyumcu olarak şöyle düşünüyoruz; evde altının varken evin yansa, altın eriyip toprağa karışır, gider onu oradan geri çıkartırsın. Ancak para öyle değil. Elde herhangi bir ülkenin parasının tutulması risklidir bu anlamda. Ülkeler savaşa girmiş olsa, bir anda dibe vurabilir o para birimleri. Bu sebeple de altının en önemli yatırım aracı olduğunu düşünüyoruz.”

“ALTIN PİYASADA TUTULURSA ÜLKE EKONOMİSİNE FAYDA SAĞLAYACAKTIR”

 Yastık altında saklanan altının yatırımcıya hiçbir şey kazandırmayacağının altını çizen Karbeyaz, elde tutulan altınların bankalara yatırıldığında ekonomik düzelmeye de fayda sağlanabileceğini söyledi ve ekledi, “Şöyle bir şey var, vatandaş altınını saklayabilecek yer bulamıyor. Ya bir soba bacasının içerisine koyuyor ya da güvendiği bir kuyumcuya emanet olarak bekletiyorlar. Birçoğu da bunu değerlendiriyor. Karşılıklı anlaşmalar yapmaya çalışıyor kuyumcu esnafı. Buradaki sıkıntılardan bir tanesi şu; güvenilen birçok kuyumcu bu topladığı altınlarla kaçtı gitti. Böylece Avrupa’daki vatandaşlarımızın dahi buradaki yatırımları ziyan oldu. Vatandaş kime güvenecek? Mecburen devlet bankalarına ya da güçlü olan diğer bankalara güvenecekler. Bunu da şu yüzden söylüyorum, yastık altındaki altın size hiçbir şey kazandırmaz. O altınların mutlaka piyasaya çıkması ve iç piyasada dönmesi gerekiyor. Sen bankaya altınını yatırdığında, 10 gram altının varsa sene sonu bu 10,5 gram altın olur. Ancak yastık altında olmaz. Ayrıca bankalara güvenip altını piyasada tutabilmek ülke ekonomisine de fayda sağlayacaktır. Ülkede yapılan işlerde yurt dışından alınan krediler var mesela, piyasada para olursa bu bile azabilir. Benim vatandaşa söyleyebileceğim şey şu; halk ziynet olarak takmadığı altınını bir bankaya götürüp yatırsın. Çünkü bu ekonominin düzelmesine fayda sağlayacaktır.”

Artık düğünlere giderken alınan altınların yerini paraya bıraktığını söyleyen Karbeyaz, vatandaşın altın alabilmesi için altın boyutlarının küçüldüğünü söyledi. Gelen zamlar sonrası kendisinin de zorlandığını söyleyen Karbeyaz, “Ben eskiden bir yere katılım gösterdiğim vakit Ata Lira’nın altında bir şey takamazdım. Utanırdım çünkü. İnanın bana artık çeyrek dahi takmakta zorlanıyorum. Sebebi de şu, burada 3 bin iş yeri var 30 bin çalışan var. Hepsinin düğününe ya da özel bir gününe katıldığımda nasıl ‘Ata Lira’ takayım? Hatta çeyrek dahi takamıyorum. Bana burada ayda hiç gelmese 30-40 tane düğün davetiyesi geliyor. Beş tanesine katılım gösterecek olsak aylık 5 bin lira demek. Yani demem o ki biz de şu an çok zorlanıyoruz. Boyut olarak küçültüyoruz altınları insanlarımız yine de altın alabilsin diye ancak maalesef şu an bir çözümü yok bunun” diye konuştu.

“TÜRKİYE ALTIN ÜRETİMİNİN YÜZDE 40’I BURADA”

İnsanların Kuyumcukent’i daha önceden pek fazla bilmediklerini ancak şimdi şimdi öğrendiklerini söyleyen Karbeyaz, Türkiye altın üretiminin yüzde 40’ının bu noktadan çıktığını ve insanların altındaki indirim haberlerine temkinli yaklaşması gerektiğinin notunu düştü. Altındaki indirimin işçilikten isteneceğini belirten Karbeyaz, “Kuyumcukent’te şu anda imalat olarak 172 ülkeye ihracat yapılıyor. Burada yedi tane fabrika var, Türkiye’nin altın üretiminin yüzde 40’ı Kuyumcukent’ten çıkıyor. Ciddi anlamda bir imalat var burada. Binin üzerinde atölye ve imalatçı dükkânı var. Geri kalan noktalar ise perakendeci ya da sektöre yan hizmet sağlayanların noktaları. Eskiden insanlarımız burayı tam bilmiyordu. Ancak şimdi öğrendiler, perakende alışverişleri için dahi buraya uğruyorlar. Ayrıca işçilik noktasında burası piyasaya göre daha uygundur. Bazen duyuyoruz altında yarı yarıya indirim vs gibi reklamlar yapıyorlar, altında böyle indirim mümkün değil. 50 bin liralık altının 15 bin liraya düşmesi mümkün değildir.

 İndirim işçilikten istenebilir. Yoksa altının hammaddesinden indirim yapılamaz” dedi. İnsanların altına verdiği değerler üzerinden dolandırıcılıkla karşılaştıklarını aktaran ve vitrinlerdeki demo altınların kaldırılması gerektiğini söyleyen Karbeyaz, şunları aktardı, “Bu konuda şöyle söyleyeyim, vitrinlerdeki demo altınlarla insanlarımız dolandırıcılık kurbanı oluyor. Demo denilen ürünler de, sarıdan yapılmış, birebir altına benzeyen, yaldızla da süslenmiş altın görünümlü sahte altınlar oluyor. Bazı vatandaşlarımız bu ürünleri altın diye satın alabiliyor. Hatta başka biri, satın aldığı demoyu götürüyor farklı bir tanıdığına, nereden aldığını v.s söyleyerek, aldığı dükkanın kartını göstererek altın fiyatına satıyor. Böyle olunca da alan kişi mağdur oluyor ve dolandırılıyor. Buradan devlet yetkililerine seslenerek vitrinlerdeki demo altınların kaldırılması gerektiğini söylemek istiyorum. Ayrıca dışarıdan bakıldığında da düşman ediniyor işletmeler. Çünkü dışarıdan bakıldığında 50 kilo altını var sanıyorsun dükkânın. Bu adama piyasada oradaki altına güvenerek borç veren oluyor, kredi veriyorlar, altınlarını emanet ediyorlar. Vitrinlerdeki demo altınların bu sebeple kaldırılması gerekiyor. Dolandırıcılığa ve iyi niyetleri su istimal etmeye çok açık bir konu.”

Önceki haberKırmızı kürenin sırrını açıklıyoruz…
Sonraki haberPandemi, e-ticarete altın çağını yaşatıyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.