Ana Sayfa Bölgesel Bakış Yerel kalkınma modelinde örnek kent; Esenyurt

Yerel kalkınma modelinde örnek kent; Esenyurt

0

Nüfus bakımından İstanbul ve Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt’ta Belediyenin yaptığı çalışmalar ve yerel kalkınmaya verdiği destekler herkese örnek olmaya devam ediyor. Belediyeleri sadece altyapı sorununu çözen veya park yapan idareler olarak görmediğini söyleyen Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, “Çocukların ve gençlerin geleceğe hazırlanmasına destek olan, bilimin ve teknolojinin sürekli geliştiği platformlar kuran, onların rekabetçi iş ve hayat koşullarında ayakta kalmalarını sağlayacak olanakları veya destekleri sunan bir yönetim anlayışını benimsiyorum” diyor.

Yerel kalkınma, yerel toplulukların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal alanda gelişim için kendi güçlerini birleştirmeleri, merkezi ve yerel kamu idarelerinin de bu harekete destek olmasıdır. Girişimciliğin ve yerel halkın kentlerin yönetimine katılımının sağlanmasında ve kentlerde kurulan özel sektör kuruluşlarına ihtiyaç duyabilecekleri kaynaklar ve hizmetler sağlama noktasında Belediyelere çok büyük iş düşüyor. Nüfus bakımından İstanbul ve Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt günümüzde en çok göç alan semtlerden bir tanesi. Hal böyle olunca değişken bir nüfusa sahip Esenyurt’ta yerel kalkınma son derece önemli bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bu bilgiler ışığında Esenyurt’u konuşmak üzere Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ve Esenyurt ekonomisine katkı sağlayarak yerel kalkınmaya örnek teşkil edecek firmalarla buluştuk.

Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt

Esenyurt Belediyesi’nin yerel kalkınmaya bakışı ve yaklaşımı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yerel kalkınmayı, bir beldenin tüm kaynaklarının (doğal kaynaklar, insan, sermaye, teknoloji verileri/imkanları) akılcı ve bilimsel yöntemlerle ve planlamada ortaya çıkan önceliklere göre, belde insanının refahını artıracak, sürdürülebilir ve çevreye/canlıya duyarlı bir şekilde harekete geçirilmesi şeklinde tanımlıyorum.

Bu çerçevede, kalkınma ancak, akla ve bilime dayalı yönetim anlayışıyla, toplumda eşitlik, paylaşım, dayanışma, gönüllülük, halka hizmet, ortak gelecek/sorumluluk/akıl bilincini oluşturmak, karar süreçlerini şeffaflaştırmak ve nitelikleştirmek, karar organlarında katılımcılığı artırmak, paydaşların görüşlerine, önerilerine ve eleştirilerine önem vermek, geri bildirim sistemlerini etkin hale getirmek gibi değerleri ve kavramları yerleştirmek ve geliştirmekle mümkün olduğunu düşünüyorum.

Bununla birlikte, kültürel çoğulculuğu ve zenginliği korumak ve geliştirmek, karar alma süreçlerinde hesap verilebilirliği ve yenilikçiliği uygulamak da yerel kalkınma çabalarını destekleyecektir.

Belediyeleri sadece, alt yapı sorununu çözen veya park yapan idareler olarak görmüyorum. Çocukların ve gençlerin geleceğe hazırlanmasına destek olan, bilimin ve teknolojinin sürekli geliştiği bir platformlar kuran, onların, rekabetçi iş ve hayat koşullarında ayakta kalmalarını sağlayacak olanakları veya destekleri sunan bir yönetim anlayışını benimsiyorum. Ayrıca, çocuklar ve gençlerin yanı sıra kadının da toplumsal hayatta rolü, etkisi ve değeri de oldukça önemlidir. Kadın emeğini destekleyecek uygulamaları hayata geçirmenin, yerel kalkınma sürecine önemli sinerji katacağını biliyorum.

Diğer taraftan, ekonomik aktörleri buluşturan, iletişim veya iş yapma platformlarının oluşturulmasına destek veren yerel yönetim yaklaşımlarının, yerel kalkınma için önemli ve olumlu sonuçları olacağı açıktır.

Tüm bu yaklaşım ve temel değerler, Esenyurt Belediyesinin başta stratejik planı olmak üzere çeşitli resmi belgelerinde de yer bulmuş ve birçok uygulamaları ile de hayata geçirilmeye başlanmıştır.

1 milyona yakın nüfusuyla sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin en kalabalık ilçesi olan Esenyurt, 300 bin göçmene de ev sahipliği yapıyor. İmar problemlerinin yanı sıra sosyo-ekonomik sorunları da malum… Esenyurt’un çözülmesi gereken öncelikli meselesi nedir?

40 yılı aşkın süredir Esenyurt’ta yaşıyorum. Çocukluğumda ve gençliğimde burada çok güzel günlerim geçti. Arkadaşlarımızla beraber kendi sahalarımızı yapar; futbol, voleybol ve birçok geleneksel oyunu beraber oynardık. Komşumuzun evine gidip su isteyebilir, karnımızı doyurabilir ve evlerimizin kapısını açık bırakabilirdik. Türkiye’nin değişik bölgelerinden göç eden aileler olmamıza rağmen birbirimizi dost ve arkadaş olarak kabul edip sorunlarımıza karşı birlikte mücadele ederdik. Maalesef sonrasında imar rantına dayalı yapılanma ile Esenyurt, çarpık bir kent alanına dönüştü. Bu anlayışı başa getiren neden ise çorak toprakların çatlaması gibi ayrışmış olmamızdır.

Esenyurt, İstanbul’un en kalabalık ilçesi oldu ama çocuklarımızı sokağa çıkarmaya korkar olduk. Çocuklarımızı ve bizleri eğitimden işsizliğe, ulaşımdan trafiğe, yeşil alandan otoparka, çarpık kentleşmeden alt yapıya ve yabancı uyruklulara kadar birçok sorunla karşı karşıya bıraktılar, fakat bu sorunlar bizim kaderimiz değil! Bizler şimdi temiz bir sayfa açtık. Yeni yapılanma ile şeffaf, her kesimi temsil eden, hakça paylaşan ve sorunları bitirmek isteyen yeni bir yönetim anlayışıyla hareket ederek tüm sıkıntıların üstesinden geleceğimize inanıyorum.

YENİ BİR İMAR PLANI

Yıllar yılı vahşi yapılaşmayla, betonlaşmayla gündemimizde olan Esenyurt’un imar sorunları nasıl çözülecek?

Geçmiş yıllarda çeşitli çevrelerin burada inşaat yoğunluğunu artırma çabalarına tavır koydum ve bugünde bu duruma asla müsaade etmiyorum. Bu kent artık yeterince vatandaşla doldu. Burada bir rehabilitasyona ihtiyaç var. Geçmiş yıllarda ben itiraz etmiştim birçok uygulamaya telafisi imkansız sonuçlar doğuracak diye. İki kez İBB’de oturma eylemi yapmıştım geçmiş yıllarda. Şimdi rehabilite etmek bize kaldı. Yeni bir imar planı yapıyoruz. Bir kere kaçak binaların ayakta kalıp kalmayacağının üniversite raporlarıyla belirlenmesi lazım. Eğer 1.5 emsal yere 15 emsal inşaat yaptıysanız Esenyurtlulara bu borcunuzu sosyal donatı alanı kazandırmakla ödeyeceksiniz. O kaçak katların değerinde bir arsa alınıp okul alanı, sosyal donatı alanı olarak kamuya bağışlanacak. Böylece toplamdaki emsali artırmamış oluyoruz. Bu, aslında yapılmaması gereken bir şey ama böyle bir yanlışla karşı karşıyaysak böyle bir çözüm bulunabilir. Zaten geçmiş yıllarda örnekleri var ama yine yanlış uygulanmış yine rantı artırmak için uygulanmış. Bu aynı zamanda kentsel kurtarım projesi. Ben görev sürem boyunca imar planının dışında hiçbir yapının yapılmasına izin vermedim vermeyeceğim. Kesinlikle adalet olacak.

Esenyurt nasıl bir istihdam politikası uyguluyor? Bu noktada Belediye olarak yönlendirici oluyor musunuz?

Esenyurt Belediyesi İstihdam Merkezi (ESBİM) bu konuda oldukça etkin işliyor. İşveren ve iş arayanları biraraya getiren birimimiz vatandaşların daha kolay iş bulmasını sağlıyor. Bizim siyaset yapma nedenimiz insanların yaşamlarını kolaylaştırmak, onların geleceğe güvenle bakmalarını sağlamak. Ülkemizde maalesef içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar çok iyi değil. Göreve geldiğimizden beri 35 bin insanın istihdam edilmesinde aracı olduk. Arkadaşlarımız kariyer planlama açısından çok nitelikli çalışmalar yapıyorlar. Sadece bugün burada istihdam etmekle işimiz bitmiyor. Belediyemizin nitelikli meslek edindirme kursları var. 7 bin metrekarelik bir yerimiz var, burada işinin ehli öğretmenlerle onların yaşama tutunması için bir çalışma yapıyoruz. İnsan hayatında bazen olumsuzluklar, eksiklikler olabilir ama ne olursa olsun umudumuzu kaybetmememiz gerekir. Hiçbir vatandaşımız, yaşama güçlü tutunmak için Esenyurt Belediyesi’nin onlarla beraber olduğunu unutmasın. Biz her zaman Esenyurtlularla, özellikle gençlerle beraber olacağız.

Girişimcilerin önünü açma noktasında neler yapıyorsunuz?

İlçedeki sanayicilerle iş birliği içinde geliştirdiğimiz meslek edindirme kurslarımız yoğun ilgi görüyor. İşsizliğe çözüm bulmak ve nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirdiğimiz projede; Aşçı Yardımcılığı, Kuaför- lük, Modelist Yardımcılığı, Düz Dikiş Makineci, Overlokçu, Ön Muhasebe, Gazaltı Kaynakçılığı, Sıhhi Tesisat-Armatür Montajcısı ve Onarımcısı, Boru Tesisatçısı ve Arıcılık gibi 32 farklı alanda meslek eğitimi veriliyor. Her meslek dalı için farklı eğitim sürelerinin belirlendiği meslek edindirme kurslarından alınan eğitimi başarıyla tamamlayan öğrencilere MEB onaylı sertifika verilerek, meslek sahibi olmalarına imkan sunulacak. Kursiyerler, eğitimler tamamlandığında, ESBİM aracılığıyla ilçedeki işletmelerin uygun kadrolarında istihdam edilecek.

HEM EĞİTİM HEM İSTİHDAM

Eğitim konusunda ilçe büyük başarı elde etti. Belediyenin bu noktada katkısı oluyor mu?

Esenyurt’un en önemli sorunu bence eğitimle ilgili eksiklikler. Bu sorun, direkt olarak belediyenin olmasa da benim için çok çok önemli. Ben şunu söylüyorum; gençlerin hayata daha güçlü tutunmalarını sağlamak, onlara umut oluşturacak işler yapmak için siyaset yapıyorum. Bunun için elimden ne gelirse yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. Seçim vaatlerim arasında yer alan kampüs lise projesini hayata geçireceğiz. Projede öğrenci yurdu, kütüphaneler, açık ve kapalı spor alanları, sos- yal tesisler, konferans salonları, laboratuvarlar, yüzme havuzları, kapalı ve açık otoparklar olacak. 32 derslikli olacak kampüste yaklaşık 5 bin civarında öğrenci okuyacak. Bu kampüste Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, İmam Hatip Lisesi ve Meslek Lisesi var. Dört ayrı branş oluyor ama beş tane okul olacak. Farklı alanlarda eğitim gören gençler aynı masada yemek yiyecek. Liseler, kampüs alanına taşındıktan sonra liselerden boşalan binalara ilk ve ortaokullar yerleştirilerek bu okulların sınıf mevcutları uygun hale getirilecek. Cumhuriyetin 100’üncü yılında hem Cumhuriyete hem de Esenyurt’a olan borcumuzu ödemek için 2023’te açmayı düşünüyoruz. Yine üniversiteye hazırlanan öğrencilerimiz için sınav kurslarımız ve yabancı dil kurslarımız var. Hem eğitim hem istihdam diyerek Meslek Edindirme Kurslarını açtık. Burada eğitim alanlar, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika alıyor. Daha sonra bu kişileri ESBİM aracılığıyla istihdam ediyoruz.

Çevre konusunda önemli çalışmalar var. Özellikle geri dönüşüm konusunda atılan adımları paylaşır mısınız?

Kent yönetimlerinin enerji arzında ve yönetiminde, ulaşımda, imar planlamasında ve atık yönetiminde sahip olduğu yetkilerle sera gazları salımı üzerinde büyük bir etki potansiyeli vardır. Bizler bu konuda sorumluluklarımızın ve yetkilerimizin farkındalığıyla bir misyon üstlendik. Sera gazları salınımını optimum düzeyde azaltmaya yönelik mitigasyon stratejilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda halkımıza yönelik, yeşil üretim kriterleri belirleyerek; Sürdürülebilir ve dönüştürülebilir bir doğa için farkındalık oluşturmaya yönelik eğitim ve etkinlikler düzenliyoruz.

Belediye olarak, Esenyurtumuzun geneli için ulaşımda çevreci yaklaşımları benimsiyoruz. Bu yaklaşımların, sağlıklı yaşama büyük katkısı olduğu aşikâr. Dolayısıyla hem halk ve çevre sağlığına destek olacak hem de ilçemizdeki trafik yoğunluğunu bir nebze de olsa rahatlatacağını düşündüğümüz bisiklet ve yürüyüş yolları ile ilgili alt yapı çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmaların hemen ardından, üst yapılarını da tamamlayıp Esenyurtluların hizmetine sunmayı planlanıyoruz.

Sıfır Atık yönetmeliği kapsamında ilçenin belirli noktalarına yerleştirilen plastik, cam, metal, kompozit, kağıt-karton, ahşap gibi malzemelerin bırakıldığı ambalaj atık kutuları, tekstil kumbarası, elektronik ve floresan atık kumbarası ve pet kafesler sayesinde tonlarca atığı geri dönüşüme gönderiyoruz. Ambalaj atıklarının yanı sıra marketlerdeki karton atıkları ve evlerde kullanılmayan eski mobilyaları, atık lastikleri ve atık yağları günlük olarak topluyoruz. Daha sonra bu atıkları tesislerde ayrıştırarak çevreye zarar vermeden geri dönüşüme kazandırıyoruz.

Önceki haberTürkiye tarihinin dinlenme durağı; Pera Palas
Sonraki haberNisan ayı enflasyon rakamları açıklandı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.