Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ve yabancı dijital konaklama platformlarına Türkiye’de şirket kurma, vergi mükellefi olma, teminat verme ve yerli acentelerin tabi olduğu yükümlülüklere uyma zorunluluğu getirmeksizin faaliyet serbestisi tanıyan kanun taslağı, turizm sektörünü ayağa kaldırdı. TÜRSAB yönetimi ve Türkiye’nin önde gelen seyahat acentelerinin temsilcileri düzenlenen toplantıda bir araya gelerek düzenlemeye sert tepki gösterdi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, hazırlanmakta olan yeni kanun taslağına ilişkin yaptığı değerlendirmede sert uyarılarda bulundu. Yapılmak istenen düzenlemenin yerli acentelerin rekabet gücünü tamamen ortadan kaldıracağını vurgulayan Bağlıkaya, vergi yükümlülüklerini Türkiye’de yerine getiren ve yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan yerli seyahat acentalarının üvey evlat muamelesi görmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.
Yabancı merkezli dijital platformların Türkiye pazarında vergisiz ve denetimsiz bir şekilde hakimiyet kurmasının milli ekonomiye ve turizme büyük darbe vuracağını ifade eden TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bizler teknolojik gelişmelere ya da dijitalleşmeye karşı değiliz; tek talebimiz adaletli bir hukuki zemindir. Türkiye’de faaliyet gösterip milyonlarca dolarlık ciro yapan yabancı platformlar da tıpkı yerli acentelerimiz gibi aynı kurallara, aynı denetimlere ve aynı vergi yükümlülüklerine tabi olmalıdır. Aksi halde bu durum haksız bir rekabet yaratır ve binlerce yerli acentenin kapısına kilit vurması anlamına gelir. Bizim mücadelemiz şahsi çıkarlarımız için değil, Türk turizminin geleceği ve milli sermayenin korunması içindir. Yerli acentelerimizi dijital bir kapitülasyonun altında ezdirmeyeceğiz, eşit şartlarda rekabet hakkımızı sonuna kadar savunacağız.”
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, yerli acentelerin dijitalleşmeye ve teknolojik gelişmelere hazır olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Biz rekabetten korkmuyoruz, eşit şartlarda rekabet istiyoruz. Sektör olarak dünyada ilk 5 içerisindeyiz. Ancak çıkarılmak istenen bu kanunun amacını anlamakta güçlük çekiyoruz. Yabancı platformlara vergisiz ve sorumluluk almadan hareket alanı tanınırken yerli acentelerin ve tüketicinin hakları ellerinden alınıyor. Biz kişisel menfaatlerimizi değil, ülkemizin ve milli turizmimizin çıkarlarını savunuyoruz.”
TÜRSAB Hukuk Başdanışmanı İlker Ünsever, kanun taslağının hukuki boyutuna ve tüketici mağduriyetlerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türkiye’de yerleşik şirketi, personeli ve sermayesi olmayan yabancı platformlar aynı ürünü sattıklarında Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında tutuluyor. Uçak bileti ve konaklama satışı paket tur kapsamından çıkarılarak tüketicinin iptal, para iadesi ve zorunlu sigorta gibi hakları elinden alınıyor. Bu düzenleme açıkça bir ‘dijital kapitülasyon’ niteliğindedir.”
Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, konunun sadece birkaç büyük operatörün meselesi olmadığını ifade etti:
“Burada asıl mağduriyeti orta ve küçük ölçekli seyahat acenteleri ile aileleri yaşayacak. Biz yerli operatörler yüzde 25 vergi öderken, yurt dışı merkezli şirketlerin yüzde 2,5 vergiyle ya da hiç vergi ödemeden pazara hakim olmasına göz yumulamaz. Bu bir milli davadır. Yabancı şirketler de bizimle aynı şartlarda, aynı vergiyi ödeyerek gelsinler, başımızın üstünde yerleri var.”
Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, vergi adaletsizliği ve tüketici koruma mevzuatına değinerek değerlendirmelerde bulundu:
“Yerli tur operatörleri yüzde 25 vergi öderken yurt dışı platformların neredeyse vergisiz şekilde aynı hizmeti sunması kabul edilemez. Üstelik paket tur kapsamından çıkarılan satışlarda tüketici tamamen korumasız kalacak. Vergi kaybının ve haksız rekabetin önüne geçilmesi için tüm aktörlerin aynı kurallara tabi olması şarttır.”
Setur Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay ise dijital platformların pazar üzerindeki dominasyon riskini şu sözlerle özetledi:
“Booking.com gibi küresel devler, pazarda hakimiyet kurduklarında fiyatları ve komisyonları tek taraflı belirleme gücüne ulaşıyor. Otelcileri de tüketiciyi de kendilerine mahkûm ediyorlar. Yerli acenteler haksız rekabet yüzünden çekilirse pazar tamamen yabancı tekellerin eline geçer ve fiyatlar tüketici aleyhine katlanır.”

Sektör temsilcileri, turizm hareketliliğinin yüzde 88’ini sağlayan yerli acentelerin yok sayılmaması gerektiğini, taslağın yasalaşması halinde binlerce acentenin kapanma riskiyle karşılaşacağını ve devletin büyük vergi kaybına uğrayacağını belirterek Meclis ve Bakanlık düzeyinde temaslarını sürdüreceklerini ilan ettiler.
#türsab #turizm #dijitalkapitülasyon #seyahatacentası
GÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026SPOR
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.