Ana Sayfa Söyleşi Türkiye tarihinin dinlenme durağı; Pera Palas

Türkiye tarihinin dinlenme durağı; Pera Palas

0

Türkiye’deki ilk uluslararası otel olan Pera Palas’ın önemi tartışılmaz. Yabancı isimlerin ‘Land Mark’ olarak tanımladığı bu otel, sadece bir bina değil, insanı tarihiyle içine alan özel bir yapı. Orient Express ve İpek Yolu üzerine yapılan otel, gerek yaşanmışlığı gerekse mimarisiyle Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişi de simgeliyor. Tarihi yapısında ilkleri de barındıran otelde Türkiye’nin ilk akar sıcak suyu kullanılmış ve Avrupa’nın Eyfel Kulesi’nden sonra ikinci asansörü de burada faaliyete geçmiş. Toplamda altı kata sahip olan otelin başlarda ilk üç katı konaklamaya, kalan üç katıda depo alanına ayrılıyormuş. Dolayısıyla sıcak su ve asansör de sadece ilk üç katta kullanılabiliyormuş. Zaman geçtikçe, birtakım restore çalışmaları yapılarak depo alanı olarak kullanılan katlar da misafirlerin hizmetine açılmış.

Yazan: Sude Naz Kaymaz

Saymakla bitmeyecek özelliklere ve köklü bir geçmişe sahip Pera Palas’a biraz daha yakından bakabilmek adına bizzat ziyarette bulunduk ve bu özel yapıyı Otel Genel Müdürü Murat Eti’den dinleyerek kendimize notlar çıkardık…

Ticaretin ve gece hayatının yoğun olduğu Beyoğlu bölgesinin incisi Pera, birçok ünlü ismin de uğrak noktası olmuştur. Bu isimlerin arasında yer alan ve en kıymetli olan ise Türkiye tarihine de yön veren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’tür. Birçok sebepten dolayı tercih edilmesi muhtemel olan otel aynı zamanda döneminde elle tutulacak bir alternatifinin olmamasından dolayı da farkını ortaya koyarak tercih sebebi oluyordu. Ancak Mustafa Kemal’in bu oteli seçmesinin nedeni ise hepsinden çok farklı. Mustafa Kemal’in kalmış olduğu 101 numaralı odanın manzarası, otelin iki tarafına yani hem Haliç’e hem de Pera’ya bakmaktadır. Bu şekilde düşmanlarını rahatça takip edebilen Mustafa Kemal, böylesine stratejik öneme sahip odada gizli toplantılar da düzenliyormuş. Ancak günümüzde yapılan binalar nedeniyle bu eşsiz manzara şu an maalesef son üç kattan görülebiliyor. 1892 yılında açılan Pera Palas’ın oda sayısının kayıtlara göre 222 civarında olduğu söyleniyor. Ancak bu tarihi yapıyı korumak amacıyla yapılan revize çalışmalarıyla bu sayı 115’e düşürülmüş. 2006’da kapanan ve 4 yıllık bir restorasyon sürecine giren otelin ilk haline en yakın şekle sokulması amaçlanmıştır. Demet Sabancı Çetindoğan’ın elini taşın altın koymasıyla eski şaşalı günlerini aratmaz hale gelen otel, Beyoğlu’nun parlayan incisi gibi tarihe ışık tutuyor.

Son dönemde “Pera Palas’ta Bir Gece Yarıs”ı dizisiyle de hem gündeme gelen hem de merakları üzerine çeken Pera Palas’a gelen konukların sayısında önemli bir artış gözleniyor. Murat Eti’nin de tabiriyle; “Bu otel konuklara, ‘İçeri girdiğimizde adeta bir zaman makinesine girmiş gibi tarihe geri dönüyoruz’ dedirtiyor.” Dizide de aslında bu söylemin karşılığının özel bir kurguyla ele alındığını ve zaman döngüsünün kırıldığını görüyoruz. Bizler de oteli ziyaret edip o atmosferi soluduğumuzda bu hissi gayet açık bir şekilde hissettik.

Ziyaretimize son verirken Pera Palas’ın, önümüzdeki günlerde otelin tarihi yapısına zarar vermeden konuk sayısını stabil halde tutarak gelenlerin en güzel anılarla buradan ayrılmalarını hedeflediğini de öğrendik.

Türkiye’nin böyle değerlere ihtiyacı var, daha doğrusu var olan kıymetli değerlerin sahip çıkılmaya ihtiyacı var. Şanslıyız ki Pera Palas bizlerle ve daha uzun süreler de bizlerle olacak gibi…

Önceki haberTürkiye ekonomisinin lokomotifi; turizm
Sonraki haberYerel kalkınma modelinde örnek kent; Esenyurt

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.