Ana Sayfa Söyleşi TAV Havalimanları yolcuların farklılaşan ihtiyaçlarının peşinde

TAV Havalimanları yolcuların farklılaşan ihtiyaçlarının peşinde

0

Atatürk Havalimanı’yla başladığı yolculukta finansal olarak küresel, operasyonel anlamda ise bölgesel bir firma olmayı hedefleyen TAV Havalimanları, bugün tüm dünyada tercih edilen bir marka haline geldi. Firmanın elde ettiği başarıda yenilikçilik anlayışının etkili olduğunu belirten TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, seyahatin birçok aşamasında yolculara hızla birlikte konfor sunduklarını dile getiriyor. Hizmet anlayışlarının bir uzantısı olarak havalimanlarında yepyeni bir dönem başlatarak inovatif ürün ve hizmetleri hayata geçirdiklerini ifade eden Şener, bu modelle elde edilen veriyi bilgiye dönüştürerek, yolcuların farklılaşan beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verdiklerini söylüyor.

Havalimanı işletmeciliğinde önemli başarılara imza atan TAV, nasıl bir misyonla yola çıktı?

2000 senesinde Atatürk Havalimanı’yla yola çıkarken finansal olarak küresel, operasyonel olarak bölgesel bir firma olmayı hedefledik. İlk aşamada tarihi, kültürel ve bölgesel yakınlığımızın olduğu bir coğrafyada büyümek istedik. Küreselleşme sermayenin, teknolojinin, bilginin dünyada serbestçe dolaşımını kolaylaştırıyor ama kültürleri transfer edemiyor. Kültürleri ancak birbirine entegre etmek mümkün. İlk 10 yılda bunu başararak Kafkaslar’da, Balkanlar’da ve Kuzey Afrika’daki havalimanı özelleştirmelerini aldık ve 10 havalimanından oluşan bir portföy yarattık. Aynı zamanda dünyanın her yerinden yatırımcılarımız oldu ve halka açıldık. 2012’de dünyanın önde gelen havalimanı işletmecilerinden ADP ile ortaklık gerçekleştirdik. 2014 yılında, stratejimizi yeniledik ve o güne kadar esas olarak TAV’ın işlettiği havalimanlarında hizmet veren servis şirketlerimizi serbest bıraktık. Sahip olduğumuz bilgi birikimi ve yetkinliklerimizle havalimanı işletmeciliğinde tüm dünyada tercih edilen bir marka olduk.

“KÜRESEL AYAK İZİMİZ 26 ÜLKEDE”

TAV bugün bulunduğu nokta itibarıyla havalimanı işletmeciliğinde nasıl bir yerde duruyor?

Bugün geldiğimiz noktada sekiz ülkede 15 havalimanı işletiyoruz. Ayrıca, servis şirketlerimizin ürün ve hizmetleri de bizim işletmediğimiz, 18 ülkedeki 77 havalimanında yer alıyor. Küresel ayak izimiz 26 ülkede 92 havalimanına ulaşmış durumda. Küreselleşmeyle birlikte rekabetin çok yoğunlaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada rekabetçi kalabilmek için işinize ve konunuza odaklanmanız gerekiyor. Ancak odaklanırsanız inovasyon yapabilir ve artı değer yaratabilirsiniz. Biz de havalimanı işletmeciliğine odaklanarak bunu başardık. Dünyanın önde gelen havalimanı işletmecisi firmalarını sayarsak Aeroports de Paris (ADP), TAV, Vinci, Schipol ve Fraport’tur. Biz Fraport ile Antalya’da ortağız. ADP bizim ortağımız, Vinci ADP’nin ortağı. ADP Schipol’ün ortağı. Böylece biz çok büyük bir havalimanı işletmesi platformun içine girdik. Bu bir Türk firması için küresel boyutta büyük bir başarıdır.

MUTLU ÇALIŞAN MUTLU YOLCU DEMEK

TAV’ın yeni markaları oldu, olmaya da devam ediyor. Örneğin havalimanlarında yepyeni bir dönem başlatarak “TAV Passport Kart”ı hayata geçirdiniz. Bu iş modelinizden söz eder misiniz?

TAV’ın entegre iş modeli sayesinde yolcularımızın seyahat deneyiminin her noktasında yer alıyoruz. Bu model ciddi bir veri ortaya çıkarıyor. Biz de bu veriyi bilgiye dönüştürerek, yolcularımızın farklılaşan beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz ürün ve hizmetler de dünyanın her yerinde tercih ediliyor.
TAV İşletme Hizmetleri şirketimiz ABD’den Şili’ye, İsviçre’den Madagaskar’a çok sayıda ülkede özel yolcu salonu işletiyor. “Passport Kart” gibi sadakat programları yürütüyor. TAV Technologies, 400’den fazla mühendisle havacılık yazılımları geliştiriyor. Güvenlik, hız ve konfor sağlayan uygulamalar üzerinde çalışıyor. Havaş, Türkiye’nin hemen her havalimanında ve Riga’da yer hizmetleri veriyor. BTA, İstanbul’dan Maskat’a çok sayıda ülkede faaliyet gösterirken aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen gıda üreticileri arasında yer alıyor. ATÜ Duty-Free Salalah’ta, Kartaca’da mağaza işletiyor. TAV Güvenlik de havacılık güvenliği konusunda edindiği deneyimle özel güvenlik hizmetlerini farklı alanlara taşıyor. Hep şunu söylüyoruz: Çalışanı mutlu olmayan şirketlerin başarılı olma şansı yoktur. Çalışanlarınız mutlu olursa, yolcularınız da mutlu olur. O zaman ortaklarınız için en yüksek değeri ve diğer paydaşlarınız için de en yüksek faydayı yaratabilirsiniz.

Diğer yandan çevreci yaklaşım da TAV için son derece önemli. Bu alandaki çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

TAV Havalimanları olarak her zaman operasyonlarımızın çevre üzerindeki etkilerini en aza indirmek için çalışıyoruz. İşlettiğimiz havalimanlarında enerji verimliliğini ve yenilenebilir kaynakların enerji tüketimimiz içindeki payını artırmak için kurulduğumuz 2000 yılından bu yana yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu yatırımlar içinde öne çıkan başlıklar arasında İzmir ve Ankara’da hayata geçirdiğimiz doğalgazdan elektrik, ısıtma ve soğutma enerjisi üreten trijenerasyon tesislerini; İzmir, Bodrum ve Medine’deki solar panel yatırımlarını ve yine İzmir, Medine havalimanları ve Havaş İstanbul binalarımızda aldığımız LEED sertifikasyonlarını sayabiliriz.

UZUN VADEDE SIFIR EMİSYON HEDEFİ

Türkiye’deki “İklim Değişikliği Liderleri” şirketleri arasında yer almanız bu çalışmalarınızı taçlandırdığınızın güzel göstergesi…

2010’dan bu yana sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı şeffaf bir şekilde paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Evet enerji yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki çalışmalarımızın sonucunda 2013’te Carbon Disclosure Platform (CDP) tarafından Türkiye’deki “İklim Değişikliği Liderleri” şirketler arasında yer aldık. Bu da bizi yaptığımız çalışmalara daha motive olmamızı sağlayan anlamlı bir başarı oldu. 2010 ve 2019 arasında yolcu başına enerji tüketimi ve emisyonlarımızı düzenli olarak azalttık. Yenilenebilir enerji yatırımları açısından örnek vermek gerekirse, Milas-Bodrum Havalimanı’nda otoparkın üzerini kaplayarak geçen yıl hizmete aldığımız güneş enerjisi santraliyle bir yılda 1.976 MWh enerji ürettik ve 3500 ağacın etkisine eşdeğer 900 ton karbondioksit emisyonunun önüne geçtik. İzmir’de de benzer şekilde güneşten 278MWh enerji ürettik. Havalimanlarımızın 2030’a kadar kabon nötr olmasını ve 2050’den önce de net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Şu an İzmir, Ankara ve Antalya havalimanlarımız Avrupa Havalimanları Konseyi’nin (ACI Europe) Havalimanı Karbon Akreditasyonu (ACA) programı kapsamında karbon-nötr statüsüne erişmiş durumda. Önümüzdeki dönemde diğer havalimanlarımızı da bu seviyeye taşıyacağız. Bunu yaparken de yenilenebilir kaynaklara yöneleceğiz.

Sahip olduğu vizyon çerçevesinde global bir marka olmayı başaran TAV’ın, Türkiye’deki markaların (ihracatçıların) dünyaya açılmasında ne gibi katkısı oldu?

TAV olarak Türkiye’nin en büyük hizmet ihracatçıları arasındayız. Dünyaya açılırken, her gittiğimiz coğrafyada iyi bir ülke temsilciliği yapmayı hedefledik, bunu da başardığımıza inanıyorum. Çoğu zaman havalimanı işlettiğimiz ülkelerin en büyük yabancı yatırımcıları arasında yer alıyoruz. Bizim başarımız Türk yatırımcılarına olan yaklaşımın pozitif yönde ilerlemesine katkı sunuyor ve farklı şirketlerimizin de bu pazarlara girmesini kolaylaştırıyor. Ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin gelişmesine fayda sağlamaya çalışıyoruz.

Önceki haberErciyes yeni oteline kavuştu
Sonraki haber“Engelsiz Bankacılık” alanındaki uygulamalarını geliştiriyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.